← Back to list

Röportaj : “Sağladığımız imkanlar sayesinde yetim artık ötekileştirilmiyor,  ailenin bir parçası…

Reşat Başer

İHH İnsani Yardım Vakfı · 2022-09-23 11:46 · 0 claps · 5.3 min read
#röportaj #i̇hh-i̇nsani-yardım-vakfı #yetim
Open on Medium ↗

Röportaj : “Sağladığımız imkanlar sayesinde yetim artık ötekileştirilmiyor,

ailenin bir parçası olmaya başlıyor.

Reşat Başer

İHH Yetim Çalışmalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı

Röportaj: Ömer Çam

İHH yetim çalışmalarının nasıl başladığından bahsedebilir misiniz?

1992 yılında gönüllü çabalarla başlayan İHH çalışmaları 1995 yılında kurumsal çatı altında devam etti. Savaşın, çatışmanın, afetin ve felaketin olduğu coğrafyalarda en ön planda olan çalışmalardan biri acil yardım. Bu yardımların haricinde ailesini, ebeveynini kaybeden; toplumda himaye edilmeye ihtiyacı olan çocukların desteklenmesi gerektiğini de gördük. Birçok bölgede çocukların ebeveynlerini kaybetmesi onları farklı yerlere sürüklediğini, istismar gruplarının eline düşürdüğüne şahit olduk. Bundan dolayı İHH’nın dezavantajlı gruplarla ilgili çalışması uzun yıllardır devam ediyor.

Bosna’da başlayan çalışmalar sonra nasıl devam etti?

2005 yılına geldiğimizde özellikle Gürcistan ve Çeçenistan bölgesindeki yetim çocuklar için yetim sponsorluk çalışmamızı başlattık. Yetimleri himaye etmeye, eğitim, sağlık, gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığımız bir sistem ortaya çıktı. Şu anda 50 ülkede 133 binden fazla yetime aylık düzenli yardım ulaştırıyoruz. Ayrıca, 13 ülkede 42 yetimhanede 2.500’den fazla yetim çocuğu himaye etmeye devam ediyoruz. Bakıldığı zaman yapılanlar büyük bir çalışma olarak görünüyor ancak UNICEF verilerine göre dünyada 143 milyondan fazla yetim ve öksüz çocuk var. Özellikle savaş, afet, felaket bölgelerinde yetim çocuklarla ilgili çalışmalarımızı büyütmeye devam ediyoruz.

Yetim çalışmaları sonrasında nasıl gelişim gösterdi?

2005 yılında başlamış olmamız dolayısıyla ilk yetimlerimiz büyüdü. Üniversite eğitimine devam edenler de var, üniversite eğitimini bitirdikten sonra meslek hayatına giren de. Şu anda başka yetimlere sponsor olan yetim çocuklarımız dahi var. Yani, aidiyet hissettikleri kuruma karşı veya topluma karşı kendi üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye çalışan nesiller yetişiyor. Yetimhanelerimizde yetişip üniversite mezunu olduktan sonra yetimhanelerimizde sorumluluk alan, öğretmenlik yapan, genel sekreterlik yapan, temizlik işleriyle görevlendirdiğimiz çocuklarımız da var. Çalışma artık kendi içerisinde dönmeye çalışan bir mekanizmaya dönüştü.

Aklınıza gelen bir başarı hikayesi var mı?

Adem, Sudan’da yetim sponsorluk çalışmamıza dahil ettiğimiz ilk yetimlerden biriydi. Sudan’ı yıllar sonra ziyaret ettiğimizde, Adem üniversite eğitimini tamamlamıştı ve İHH’nın Sudan’daki yetim çalışmalarını takip eden sorumlu kişiydi. İnsanların aidiyet hissettikleri, yetiştirildikleri yere karşı vefa duygusu güçlüyse o, yapılan çalışmanın gücünü gösterir. Sudan’da sponsor olduğumuz 5 binden fazla yetimin bir yetime emanet edilmesi çalışmaların ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Çok şükür birçok ülkede artık benzer sorumluluklar alan çocuklarımız var. Endonezya’daki yetimhanemizde yetişen bir yetim Sierra Leone’deki yetimhanede stajını yapıyor; Pakistan’daki yetimhanede yetişen ve tıp fakültesinde 4. sınıf okuyan öğrencimiz Suriye’deki yetimhanelerimizde doktor olarak çalışıyor. Yetim çalışmalarımız toplumun her kesimine ulaşan çok boyutlu bir yapıya dönüştü.

Yetimler sizin için neden bu kadar değerli?

Yetim bir emanettir. Yetimleri psiko-sosyal destek anlamında ihtiyacını karşıladığımız, bayram sabahlarında elbiseleriyle beraber mutlu bir bayram sabahına uyanması için yardım

ettiğimiz ve daha birçok etkinliklerle beraber toplumun içerisindeki aidiyet duygusunu kazandırdığımız emanetler olarak görüyoruz. Yetimler yaşadıkları zorluklarla beraber topluma entegre etmemiz de gerekiyor. Yetim çalışmalarındaki bakışımız genel olarak; ihmal edilmiş, toplumdan biraz ötekileştirilmiş, mahallenin içerisinde, ailenin içerisinde unutulmuş çocuklarımızı yeniden ailenin, toplumun, dünyanın gündemine getirmeye çalışmak. Bu yüzden bize göre kutlu bir emanet onlar. Rabbimizin birçok ayetinde, Efendimiz (s.a.v.)’in birçok hadisinde, yetimin bir emanet olduğu, hakkının hukukunun gözetilmesi gerektiği, ihtiyacını hissettiği yerde yanında olunduğu zaman mükafatının büyüklüğü ile alakalı müjdeler var. Bu kadar büyük müjdeler daha önce hiçbir konuyla alakalı, hiçbir durumla alakalı verilmemiştir. Odak noktamız tam olarak burası.

Yetim Dayanışma Günleri nedir?

İHH’nın yetim çalışmaları her geçen gün farklı bir alana, farklı bir güzelliğe evriliyor. Yetim sponsorluk çalışmasına başladıktan sonra ailelerle ilgili, çocuklarla ilgili, yetimhanelerle ilgili çalışma yaptıkça önümüze tabi yeni alanlar, yeni mecralar ve yeni ufuklar açılıyor. Bunlardan bir tanesi de Yetim Dayanışma Günleri (YDG). YDG ile dezavantajlı çocuklarımızın bulundukları coğrafyada doyasıya, hayatlarında ilk defa ama artık devamı olabilecek aktiviteleri eğlenceli bir şekilde yapıyoruz. Bu eğlenceyi istihdam, kalkınma, kültür ve sağlık, eğitim gibi çok çeşitli alanlardaki projelerle güçlendiriyoruz. YDG 2011 yılında başladı. 2022’de de bütün planlamamızı yaptık, belirlenen ülkelerde çalışma yapmaya hazırız.

YDG’de nasıl faaliyetler yapılıyor?

YDG’de öncelikle yetimin ve ailesinin kendi ayaklarının üzerinde durabileceği, çocuğunun ihtiyaçlarını giderebileceği alanlar oluşturuyoruz. Ne yapıyoruz? Sağmal inek, sağmal keçi-koyun, kümes hayvancılığı, küçük bakkal-market, çalışmaların yapıldığı ülkeye göre balıkçı teknesi, dokuma atölyesi veya dikiş makinası gibi daha sosyal hayatın içine daha kolay bir bütün olabileceği projeler hazırlıyoruz. Bu günleri Yetim Dayanışma Günleri olarak tanımlamamızın en temel sebebi; projeleri üstlenen bağışçılarımızı, gönüllülerimizi, basından ve medyadan, farklı iş gruplarından, sivil toplum örgütlerinden muhattaplarımızı proje uyguladığımız ülke ve bölgelerde misafir ediyoruz. Aslında paydaşlığı çoğaltıyoruz. Farkındalığı arttırmaya çalışıyoruz. Yapılan çalışmaya dokunmalarına, şahit olmalarına vesile oluyoruz. Toplumsal kalkınma adımlarından bir tanesini çalışmalarla beraber atıyoruz. Buradaki en temel maksadımız sürdürülebilir bir çalışma yapmak. Takip etmediğiniz, düzenli

olarak organize etmediğiniz takdirde maalesef yaptığınız çalışmaların büyük etki ve etkileşimlerini kaçırabiliyorsunuz.

YDG projelerinden sizi etkileyen bir tanesini bizimle paylaşır mısınız?

2022’nin Nisan ayında Sudan’da yetimhanelerimizden destek olduğumuz ve Yetim Dayanışma Günleri’nde katkı verdiğimiz ailelerimizi ziyaret ettik. Bunlardan bir tanesi de Fatıma annemizdi. Fatıma annemizin yaşadığı köyüne gittik. Annemize 2017’de Yetim Dayanışma Günleri’yle üç sağmal keçi hediye etmişiz. Ağılını yapmışız ve bir yıllık yemini de hediye etmişiz. Annemiz bizi mutlulukla karşıladı. Ben de hediye ettiğimiz keçilerden sonra hayatında neler değiştiğini sorunca annemiz mutlu bir şekilde anlatmaya başladı. “Bu verdiğiniz üç sağmal keçiden on tane keçi yetiştirdim, onları kesilmek üzere sattım, gelir elde ettim. Bugün itibariyle de ağılımda 12 tane keçim var. Bunlardan 6 tanesi sağmal keçi ve sütlerinden elde ettiğim gelirle üç yetimimi üniversitede okutuyorum.” dedi. Bazen bu mümkün mü diyorsunuz ama, yaşayıp şahit olduğunuz zaman, bir de birebir olayı yaşayan insanın ağzından dinlediğinizde bunun etkileşimi çok farklı oluyor. Biz o gün aileye sadece maddi olarak büyük ölçekte yardım yapmış olsaydık muhtemelen o yardım günlük ihtiyaçların içerisinde kısa sürede bitebilirdi. Halk arasında yaygın olan tabirle, balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek; İHH’nın Yetim Dayanışma Günleri ile ailelere katmaya çalıştığı şey bu. Ailelere kendi ayaklarının üzerinde durabileceği, istihdam alanları oluşturulabileceği projelere imza atmak. Bunlar aslında büyük dokunuşlar çünkü etkilerini elhamdülillah gittiğimiz her bölgede, gittiğimiz her coğrafyada görüyoruz.

Türkiye’de de YDG projeleri yapılıyor mu?

Çalışmalarımızı Türkiye’de de yaygınlaştırmaya başladık. Elazığ’da iki annemize ikişer tane günde 25–30 kilo süt veren inek aldık. Annelerin mutluluğunu kelimelere sığdırmak mümkün değil. Samsun’da arkadaşlarımız, üç yetim annemizin evini komple yenilediler, sıfırdan ev yaptılar. Şu anda halihazırda Eskişehir’de 15 yetim annemizin dikiş kursu devam ediyor. 600 saatlik bir eğitimden sonra annelerimiz inşallah çok iyi derecede dikiş yapabilecekler. Hatta daha üst düzeyde iş yapabilecekleri bir eğitim alıyorlar. Biz de başarılı olan annelerimize terzihane tarzı bir yer yapacağız. Burada en önemli nokta şu: Yetimlere maddi veya manevi destek olan insanların ahirette dua edenleri olacak.

İHH’nın yetim çalışmalarının geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yetim çalışmalarını hep dinamik tutmaya çalışıyoruz. Hem beraber çalıştığımız arkadaşlarla hem de bu işin gönüllüleriyle beraber heyecan içerisindeyiz. Bu çalışmayı durağan bir çalışma olarak değil her an gelişen, her an büyüyen bir çalışma olarak görüyoruz. İlkokul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin önüne bir anda eylemsel bir aktivite çıkarıyoruz. Kumbaraya attığın harçlığın bir kısmıyla yeryüzünün farklı bir coğrafyasında, dezavantajlı bir çocuğun hayatına dokunabiliyorsun. Çocukların işin bir parçası yapıldığı, yardımlaşma ve paylaşma duygularını sonuna kadar derinlemesine hissedebildikleri bir alan açtık. Biz aslında yetim çalışmasıyla beraber toplumsal bir iyileşmenin de zeminini bulmaya çalışıyoruz. Bir çalışma yaptığımız zaman o çalışmanın etkileşimini de ölçmeye çalışıyoruz. Yetimin toplumun bir parçası olduğunu, annelerimizin o toplumda bir paydaş olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Ama en önemli nokta şu; yetim çalışması yapmak isteyen bütün kurumlara kapımız sonuna kadar açık. Gelin diyoruz. İHH’nın 30 yıllık yetim çalışması tecrübesi var, bunu sizlerle paylaşalım. Siz de yetim çalışmalarının, yetim faaliyetlerinin bir parçası olun, biz de ‘Vesile olan hayrı yapan gibidir.’ şeklinde istifade edelim. Sizler de ümmetin sorumluluğunda olan, emaneti olan çocuklarla ilgili çalışmanın bir parçası olun.

Son olarak yetim çalışmalarındaki gelişmelerden bahseder misiniz?

Artık gönüllülerimiz düğün ikramını yetimhanede yapıyor. Hem ikram ettiklerinin dualarına muhattap olmak, hem de bulundukları ortamı bereketlendirmek için düğününü İstanbul’da, ikramını Bangsamoro’da bir yetimhanede yapan gönüllülerimiz var. Çocuğunun sünnetini yapıyor, ikramını Somali’deki bir eğitim kompleksinde yapıyor. Bağışçımız diyor ki: “Benim gönlümden geçti, sadakam veya farklı bir niyetim var,” yemek ikramını Sierra Leone’deki yetimhanemizde yapıyor, Pakistan’daki yetimhanemizde yapıyor. Baktığınızda böyle çok ciddi bir etkileşim alanı oluşturduk. Ramazan’da bağışçılar iftar ve sahur sofralarını ihtiyaç sahibi bölgelerdeki yetimhanelerle paylaşıyorlar. Hazırlık yaptığımız çalışmalarımız var; “infak hediye et”, “iyilik hediye et”, “bir tanıdığına özel günü dolayısıyla yetim sponsorluğu hediye et” gibi alanlar açmaya çalışıyoruz. Bu işi bereketlendirecek, insanları mutlu edebilecek, yetimhanelerde yetişen çocukların sürecin içerisinde daha çok yer aldığı alanlar açmaya çalışıyoruz.


메타데이터
post_id
5c038e00fb4e
slug
röportaj-sağladığımız-imkanlar-sayesinde-yetim-artık-ötekileştirilmiyor-ailenin-bir-parçası-5c038e00fb4e
url
https://medium.com/@ihh/r%C3%B6portaj-sa%C4%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z-imkanlar-sayesinde-yetim-art%C4%B1k-%C3%B6tekile%C5%9Ftirilmiyor-ailenin-bir-par%C3%A7as%C4%B1-5c038e00fb4e
canonical_url
https://medium.com/@ihh/r%C3%B6portaj-sa%C4%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z-imkanlar-sayesinde-yetim-art%C4%B1k-%C3%B6tekile%C5%9Ftirilmiyor-ailenin-bir-par%C3%A7as%C4%B1-5c038e00fb4e
author_url
https://medium.com/@ihh
status
ok
fetched_at
2026-07-26 15:41:44