← Back to list

Evren Benim Dosyamla İlgilenmiyormuş

İnci Çilsal in Türkiye Yayını · 2026-07-14 14:27 · 288 claps · 3.0 min read
#türkçe #günlük #psikoloji #kişisel-gelişim
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🎮 · Gaming

Evren Benim Dosyamla İlgilenmiyormuş

Bazı sabahlar uyandığımda ilk iş perdeyi açıyorum. Eskiden bunu güneş girsin diye yaptığımı sanıyordum olabilir neden olmasın inci. Meğer evi kontrol ediyormuşum. Dünya hala yerinde mi diye bakıyorum ,durdu mu duracak mı sokaklardaki kaldırımlar aynı mı? Biliyorum ama aynı değil işte bahsettiğim elbette kaldırımlar değil..Saksıdaki fesleğen yine bana küsmüş mü, karşı apartmanın balkonunda çamaşırlar sallanıyor mu, ben hala dün geceki kişi miyim? İnsan büyüdükçe büyük soruların yerini tuhaf ayrıntılar alıyor. Kimse sana bunu söylemiyor sen sessizlikte anlıyorsun bu sene doğum günümde hislerim başka 21 temmuzda doğmuşum işte hislerim garip teomanın şarkısı aklıma geliyor . Bir bardağı aldım önüme koydum her şeyi… Hayal satanları, arkadaşlıkları, aşkları ve umutları ben baktım öylece eksilenler mi oldu yoksa kazançlar mı diye. Doldurdum hepsini yana yana içtim.. Kabullenişmiş büyümek biraz da ve en önemlisi anlamışım olsun iç inci iç. Sonra bir bakmışım mutfağa gidiyorum. Kahve makinesi benden daha uyanık oluyor her zamanki gibi. Ben düğmesine basıyorum, o da hiç konuşmadan işini yapıyor. Bazı insanlar da böyle olsaydı keşke diye geçiriyorum içimden bende şaşırıyorum aslında bu düşünceme. Hayatın en sağlam karakteri bazen bir kahve makinesi olabiliyor. Ne vaat veriyor ne hayal satıyor. Sadece her sabah orada oluyor. Son zamanlarda bunun ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim. Eskiden her şeyin bir anlamı olmak zorundaydı. Birinin bana geç yazmasının, bir bakışın, yarım kalan bir cümlenin... Sanki evren bütün gün benim dosyamla ilgileniyormuş gibi yaşardım. Şimdi bunu düşününce gülüyorum. Koca evrenin benim "Acaba neden noktayla bitirdi?" analizime ayıracak vakti olduğunu sanmam gerçekten biraz kibirmiş. İyi ki dünya benim etrafımda dönmüyormuş. Zaten dönseydi muhtemelen başım dönerdi o da zor olurdu galiba. Kendimle aramın düzelmesi büyük bir olay olmadı. Bir sabah uyanıp aydınlanmadım. Gökyüzünden bir işaret inmedi. Sadece bir gün kendime eskisi kadar sert davranmadığımı fark ettim. Gül geç be güzelim biliyorsun işte hiç bilmemekten iyidir…Bir şeyi yanlış yaptığımda saatlerce kendimi yargılamak yerine omuz silkip "Olur böyle şeyler." diyebildim. İç o rakını kendin için bu yaşında . İlk başta garip gelmedi değil meğer kendime yıllarca hiç insan gibi davranmamışım ah güzelim..Ne hayal kırıklığı kalıyormuş geriye dinginlik fark ediş aslında kalıyormuş. Bazen düşünüyorum da, içimde sürekli toplantı yapan bir kurul varmış. Biri geçmişi anlatıyor, biri geleceği planlıyor, biri utanıyor, biri herkesi memnun etmeye çalışıyor. Hiçbiri bulaşıkları yıkamıyor ama herkes fikir veriyor. Sonunda toplantıyı iptal ettim. Gündem maddelerini azalttım. İçimde sessizlik için de yer açtım aç be inci ne kaybederiz değil mi. Artık her şeyi düzeltmeye çalışmıyorum. Bazı şeyler düzelmiyor zaten. Bazıları sadece yerini değiştiriyor. Eskiden canımı acıtan bir anı, şimdi yüzümde hafif bir tebessüm bırakabiliyor. Acı tamamen gitmiyor belki ama karakter değiştiriyor. Bir zamanlar başrol oynarken şimdi kısa bir misafir gibi uğrayıp çıkıyor. Kendime karşı daha komiğim artık. Anahtarımı yine evde unutuyorum bazen. Çayı koyup altını yakmayı unutuyorum mesela. Markete ekmek almaya gidip iki saksı ve üç mumla dönüyorum. Eskiden bunlara sinirlenirdim. Şimdi kendi kendime "Seninle gerçekten sıkılmak mümkün değil." deyip gülüyorum. İnsan kendisiyle biraz iyi geçinmesi gerekiyormuş. Galiba en büyük değişiklik şu oldu: Her hissime inanmayı bıraktım. Bir duygu geliyor diye onun doğru olduğunu sanmıyorum artık. Kaygı kapıyı çalıyor mesela. Açıp içeri buyur etmiyorum hemen. Kapı dürbününden bakıyorum. "Bak canım bugün inan hiç vaktim yok sonra uğrarsın" diyorum. Biraz bekliyor, sonra gidiyor. Meğer her misafiri ağırlamak zorunda değilmiş insan. Mutluluğun da sandığım kadar gösterişli olmadığını öğrendim. Kimse fonda müzik açmıyor. Gökyüzünden konfeti yağmıyor. Mutluluk bazen kahveni tam sıcakken bitirebilmek. Temiz çarşafların içine girmek sarılmak o yastıklara ya da akşamüstü camı açıp rüzgarın perdeyi hafifçe hareket ettirdiğini izlemek. Kimseye kendini anlatmak zorunda hissetmediğin bir gün geçirmek. Gece balkonda ayı izlerken yıldızlara bakarken yalnız olmadığımı bilmek. Benim sırdaşım Tanrı. Eskiden hayatın bir gün başlayacağını sanıyordum. Bir şey olacak, her şey yerine oturacak ve ben sonunda "Tamam, şimdi oldu." diyecektim. Meğer hayat çoktan başlamış. Ben sadece sürekli hazırlık yapıyormuşum. Şimdi hazırlığı bıraktım. Kusurlarımla, unutkanlığımla, gereksiz heyecanlarımla, saçma korkularımla birlikte yaşıyorum yaşadığım her tecrübeye her sene dönüşen ben ilk kez bu kadar net, güzel, çekici ve kendinden emin. Ve ilk kez bu kadar yabancı hissetmiyorum kendime. Belki insanın kendisiyle barışması büyük bir zafer değil. Daha çok uzun zamandır konuşmadığın biriyle aynı masaya oturup sessizce çay içmek gibi. Kimse özür dilemiyor. Kimse hesap sormuyor. Sadece aynı tarafta oturuyorsunuz. Ben de sonunda kendi tarafıma geçtim galiba. Geç kaldım mı bilmiyorum. Erken Tanışsaydık şimdi biliyorum ki ben hiç geç kalmamışım birileri bana geç kalmış yazık..derinler zordu çünkü…Ama bazı yolların güzelliği, tam vaktinde değil, yürümeye cesaret ettiğinde başlamasında gizli ve bende yaşıyorum hayatımın yeni yaşında aya bakarak kadeh kaldırıyorum bakmaktan asla vazgeçmeyeceğim demiştim ay’a. Vazgeçmeyeceğim gecelerimin sırdaşı… 32 yaşım hoşgel bana.


메타데이터
post_id
5fd0b95dca9d
slug
evren-benim-dosyamla-i̇lgilenmiyormuş-5fd0b95dca9d
url
https://mediumturkiye.com/evren-benim-dosyamla-i%CC%87lgilenmiyormu%C5%9F-5fd0b95dca9d
canonical_url
https://mediumturkiye.com/evren-benim-dosyamla-i%CC%87lgilenmiyormu%C5%9F-5fd0b95dca9d
author_url
https://medium.com/@incicilsa
status
ok
fetched_at
2026-08-20 15:22:26