Bir Kelebek Düşün
Bir Kelebek Düşün


Bir kelebek düşün; kanatları toz bir ipekten, bir kelebek düşün; kanatlarına dokunsan ölecek, bir kelebek düşün; baksan dahi ellerinden kayıp gidecek diğer dünyanın maviliklerine… Acı içinde kıvrandın onca zaman bakmamak için, sonuç ne? Başkaları baktı da ölmedi mi senin avuçlarında? Sırf sen bakmamak için ölürken o başkalarına bakarken öldü. Senin omuzlarında ağladı başkası için.
Sen ne yaptın?
Dinledin, gözyaşlarını damlattığı yerde parmaklarını gezdirdin. Başkası için gözyaşlarını akıtırken sırf o, o kazakta ağladığı için günlerce üzerinden çıkarmadın ya da yıkamadın.
Sen çok güzel sevdin, inan çok güzel sevdin. Gözyaşını bile saklayacak kadar çok sevdin. Saçından dökülen tellerini saklayacak kadar çok sevdin, içtiği sigara izmaritlerini saklayacak kadar çok sevdin.
Ne oldu?
O seni senin sevdiğin kadar sevemedi. O seni hiç sevmedi. Başkalarını sevmekle meşgulken sana sıra gelmedi. Sadece kalbini aldı ve gitti. Sadece göğsünde koca bir boşlukla bırakıp gitti. Saç tellerini yolanların yanına, gözyaşlarını akıtanların yanına gitti. Derdini de sana verdi. Ölümü de tutuşturdu eline ve gitti.
Başkalarını onun gözyaşlarına sebep olurken o senin gözyaşlarına sebep oldu ve gitti. Gitti işte, kelebek değil mi? Bir gün ömrünü yaşamak isterken kargayı 270 senelik acıya mahkum etti.
Ne yapsın şu gönül, ölmekten mi vazgeçsin, sevmekten mi? Peki bir sorayım size; sevmekten vazgeçen gerçekten sevdi mi? Vazgeçmişse sevmemiştir bilin istedim. Vazgeçtim, ama artık gözyaşlarını silmekten, yara bandı olmaktan vazgeçtim. Sırf başkalarına versin diye kalbimi ona vermekten vazgeçtim. Gözyaşlarını saklamaktan, saç tellerini korumaktan vazgeçtim. Her birini aldım karşıma, topladığım saç telleri ve omzumda ağladığı kazaklarımı. Aldım karşıma, bir de kibrit. Kızlar saçını kestiğinde iş bitmiştir, erkekler de ağladığında bazı şeylerden vazgeçmiştir, yorulmuştur ve artık bazı şeyler artık düzelmeyecektir.
Unutmayın, erkekler de ağladığında vazgeçer. Bazen sevmekten, bazen de yaşamaktan…
Erkekler ağlamaz demek çok saçma! Erkekler de ağlar! Kaybettiğinde ağlar! Canı yandığında ağlar! Sevdiğinde ağlar! Bir şeyler bittiğinde de ağlar! Erkekler öyle kuru kuruya da ağlamaz! O kadar sevmiştir ki; bazen anne diyerek ağlar. Çünkü bir tek annesine anlatmıştır onca hissini. Annesi duymuştur bir tek ismini onun ağzından. Kısacası, erkekler de sever, erkekler de vazgeçer, erkekler de ağlar…
Kibriti aldım avuçlarıma, her birini tek tek yaktım ve söndürdüm, sonunda bir tane kaldı elimde. Diğer yanımda duran jiletlere ilişti gözlerim, son kibritide yaktım, alevi gözlerimi doldururken beklemedim ve usulca attım kazakların içine kor ateşi. Üzerine kutudan çıkardığım saç tellerini, gözyaşlarım süzülmeye başladı, saç telleride kaydı avuçlarımdan aşağıya, ateş oldu hepsi.
Gözümün önünde bir renk cümbüşü vardı artık, kırmızıya karıştırdım renklere. Süzülen damlalara daldı gözüm, bekle geliyorum…
메타데이터
- post_id
- 64fb6bca032c
- slug
- bir-kelebek-düşün-64fb6bca032c
- url
- https://medium.com/@muhammetyasir/bir-kelebek-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn-64fb6bca032c
- canonical_url
- https://medium.com/@muhammetyasir/bir-kelebek-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn-64fb6bca032c
- author_url
- https://medium.com/@muhammetyasir
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-30 06:26:36