← Back to list

Sığındığım Küçük Dünyamda Büyük Bir Kaybım Var

Emel Rüveyda Karagöz in Türkçe Yayın · 2024-11-01 15:11 · 190 claps · 1.6 min read paywalled
#emrukar #yaş #bakış-açısı #düşünce #türkçe
Open on Medium ↗

Sığındığım Küçük Dünyamda Büyük Bir Kaybım Var

[embed]

Merak ediyorum; ölüm gerçeğiyle her gün değil de, yalnızca çevremden biri öldüğünde yüzleşmek nasıl olurdu? Büyük düzensizliklerin ve adaletsizliklerin altında eziliyor gibi hissetmekten ziyade, kendi küçük düzeninde güvende hissetmek nasıl olurdu?

Hayatımda yine küçük güvensizlikler olurdu; tıpkı yin ve yang gibi. İyiliklerdeki küçük kötülükler, kötülüklerdeki küçük iyilikler... Küçük kaygılarım, küçük hayal kırıklıklarım, küçük yaslarım olurdu bende. Ama bunlar bana özgü olurlardı, içimdeki güven de tam da bu aidiyette yatardı. Bu yüzden, kaldırabileceğimden fazlası olmazdı bende. Kendi küçüklüğümden büyük olmazdı hiçbiri.

Dünyanın dört bir tarafına seyirci kalabiliyor olmak, deneyimlerin biricikliğini, kişiye özgülüğünü bulandırıyor. Oysa ben, varlığımın yalnızca kendi deneyimlerimle dolmasını istiyorum. Seyirci kaldığım, bana ait olmayan deneyimlerin duygularından soyutlanmak; kendi suyum durulsun, berraklaşsın istiyorum. Yansımamda kendimi görebileceğim bir durgunlukta, kendi oluşturduğum ritimleri deneyimlemek istiyorum.

Bu biricik dünya deneyimine, kaç ölüm sığdırır hale geldik? Kaç yas, kaç güvensizlik, kaç hayal kırıklığı? Hangileri benim deneyimlerimin eseri de, ben bu dünyaya dargın yaşıyorum? Bir yerden kırarken, bir yerden kucaklayan dünya, seyirci kaldıklarıma karşı dargınlığıma ne yapsın? Ben duyduklarım, gördüklerim, okuduklarım, izlediklerimle ayağımı bastığım zemine olan güvenimi kendim kaybederken, adaletsizlikten şikayet ediyorum.

Oysa benim güneşim doğmaya devam ediyor her gün. Oysa benim havam ferah, zeminim sağlam, toprağım havadar.

Benim dünyam küçük, ve biricik. Orada yalnızca bana özgü bir adalet sistemim var. İyi ve kötü tüm potansiyellerim arasında iyiyi tercih edebilmemde saklı bir dengem var. Doğru ve iyi olmaya çabalamamda, yanlışlarımın ardından yaşadığım hayal kırıklıklarında saklı bir denge.

“Ölüm gerçeğiyle, her gün değil de, yalnızca çevremden biri öldüğünde yüzleşmek nasıl olurdu?” sorumun cevabını aldım. Belki de bunu sormamalıydım. Benim insanlarımdan birini kaybettim. Zormuş. Durgunlaşsın, berraklaşsın diye çabaladığın suyun kuruması demekmiş yas. Kuraklıkmış. Fakat o kurak zeminde dahi deniz kabukları ortaya çıkıp parlıyormuş yine de; bu, sevgidenmiş. Kıymetliymiş. Dünya bir yerden kalp kırarken bir yerden kucaklıyormuş. Kişiye özgü bir deneyimmiş bu aslında, ta ki sana ait o kuraklığa, davetsiz misafirler gelip o parlak taşların üzerine toz düşürene kadar. İşte o an, sadece ağlamak gerekiyormuş. Uyuyup uyanarak tekrar tekrar ağlamak. Kendi yaşlarınla deniz kabuklarını parlatmak. Suyunda barınamayacakları def etmek. Ağlamak; dakikalarca, saatlerce, günlerce. Artık bittiğini sandığın her an, göz yaşlarınla tekrardan karşılaşmak. Kimseye açıklama yapmak zorunda olmaksızın, ağlamak. Hüznünü yaşamak. Hayata darılmak. Kırık kalbinle, hüznünle, parlak deniz taşlarınla, kuraklığın üzerindeki sellerle kalakalmak. Bu da böyle bir deneyim.


메타데이터
post_id
66bac890ece3
slug
ölüm-ve-yas-hakkında-sorduğum-sorulara-ve-aldığım-cevaplara-dair-66bac890ece3
url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%B6l%C3%BCm-ve-yas-hakk%C4%B1nda-sordu%C4%9Fum-sorulara-ve-ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m-cevaplara-dair-66bac890ece3
canonical_url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%B6l%C3%BCm-ve-yas-hakk%C4%B1nda-sordu%C4%9Fum-sorulara-ve-ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m-cevaplara-dair-66bac890ece3
author_url
https://medium.com/@emrukar
status
ok
fetched_at
2026-06-27 07:40:21