1+1 EVE TAŞINDIM
KEŞKE DAHA ÖNCE YAPSAYDIM
1+1 EVE TAŞINDIM
KEŞKE DAHA ÖNCE YAPSAYDIM

Yeni evimin salonu
Temmuz 2024. Taşındım. Tek başıma İstanbul’da kiracıyım.
Giriş kat. Yaaa harika bir deneyim. Kapıdan giriyorum hemen benim ev. evimi mis gibi yapıyorum. Yemeğimi pişiriyorum, muhabbet kuşumla ilgileniyorum. İstanbul’da tek başına evim var ve bu harika bir deneyim. Kendi tabaklarım, kendi masam, kendi koltuğum, vs. Amerikan mutfak, mini bir balkon, kitaplar için uzun raflar. Kiracıyım ama hayat nasıl güzel. Ama her güzel şeyin bir sonu elbette ki var.
Eylül 2025. Bir yıl geçti ve tek başına yaşadığım dairemde içsel huzurumun kalmadığını anlayınca, -huzurumun olmamasının bir çok sebebi var ama neyse- yaşanan son olaydan sonra ben çıkıyorum dedim ve bir yola girdim. Mümkün olduğunca çabuk eve çıkmak için her gün ev aradım, emlakçı emlakçı, sokak sokak dolaştım.
Aradığım evi bulmak hiç de olay olmadı.
Türlü türlü evler gördüm. Ev bakmada çok tecrübeler edindim. Güneşli ev, boğuk ev, fareli ev, vs. Hepsini gördüm. Bunun dışında ev sahipleri hakkında da bazı izlenimler edindim. Ev sahiplerinin farklı beklentileri olabiliyordu ve bu ev tutmayı zorlaştırıyordu. Mesela biri, en ufak bir şikayette ev sahibi tüm kiracıları kapı dışına koyuyor, biri erkek arkadaşın olamaz diyor, birisi sadece doktora ev veririm diyor, vs. derken liste uzayabiliyordu.
Sonra ben artık dedim ki neyse bunları şimdilik bir kenara bırakayım da önce kriterlerimi düşüneyim. Çalıştığım yere yakın olsun, güvende hissedeyim, marketlere felan yakın olsun, en azından otobüs durağına yakın olsun, vs.
Aklımda üç bölge vardı. Bu üç bölgedeki evlere baktım ancak bu şekilde zaman kaybettiğimi ve enerjimi boşa harcadığımı anladım. Ben gerçekten de çalıştığım yere çok yakın bir ev olsun istiyordum, yürüyerek yarım saatimi boşa harcayıp eve gittiğimde halsiz kalmak istemiyordum. Mahallede güvende hissetmek istiyordum gece gündüz. Yani eve geç saatte de gelebilmeli, ya da yürüyüşe çıkabilmeliydim. Fiyatta çok beklentim yoktu çünkü tüm her şeyi bir anda bulmak zordu.
Kaderin cilvesi…En son sadece kendi yaşadığım semtte ev bakarken çok çok yoruldum ve tanıdığım bir emlakçıyı ziyarete gittim. Öyleydi böyleydi derken adamın gözünün içi parladı, “hocam tam sana göre bir ev var” dedi. Bir düşündüm, sonra… “Eyvah” dedim. “Sakın.”
Aynen öyle. Oturduğum apartmanın tam karşısındakiymiş. Karşı apartman. İkinci kat. “Öyleydi böyledi, hocam tutmazsan pişman olursun” diye diye çok diretti. “Ben olsam tutardım” dedi. Eve gittim uzun uzun düşündüm.
Yazdım. Artıları eksileri yazdım. Eski evimin olumsuz özellikleri:
Balkonda oturup çay içemeyeceğiniz kadar küçük ve ev karanlık. Mutfakta davlumbaz yok, koku evin içinde hapsoluyor. Giriş kat, evin tüm sesi benim binanın içinde. Huzursuzum ki bu en büyük sebep. Güvenliği çok iyi değil. Bir kere ayakkabılarım çalındı. Ev basık duruyor. Mutfakla banyo dip dibe. Camları çok küçük. Derken liste uzadıkça uzadı. Ve yeni evin kirasının bir artı bir olmasından dolayı çok cazip gelmesi ve herkesin tut orayı diye beni cesaretlendirmesiyle eve içim ısındı, alıcı gözle bakmak için emlakçıyla tekrar bu yeni eve baktık.
Yeni evde olumsuz gördüğüm şeyler vardı tabii. Yatağım büyük olduğu için odaya sığmaz diye düşündüm ve çok tereddütte kaldım. Ya yatağım sığmazsa? Amaaaaan dedim, kirası üç bin beş yüz lira daha az. Tutuyorum! Ve hemen taşındım, şu anda eşyaların yüzde yetmişlik bir kısmı yerleşti, peki ben nasıl hissediyorum?
Kırgın bir şekilde evden çıktığım için sanırım, bu yüzden ev beğenmede çok zorlanmışım sanki tüm evler çok kötü, benim eski evim dünyalar iyisi.
Asıl yeni evim mis gibiymiş. 2.kat. Salon tamamen güneş alıyor. Yatak odam da. Yatak odasına giyinme dolabım bile sığdı. Salonu harika bir şekilde dekore ettim. Banyoda hiç bir sıkıntı yok. Balkonum yemek yenecek kadar büyük. Mutfak pencerem dışa açılıyor ve davlumbaz var. Koku dışarı çıkıyor. Ev sessiz, şu an için çok huzurluyum ve hiç uyumadığım kadar iyi uyuyorum üç gündür. Dekorasyonum henüz bitmedi, devam ediyorum. Ancak, gerçekten mutluyum. Semtimi değiştirmedim. Ortam değiştirdim, havam değişti. Bir artı birdeyim ve her şeyim sığdı. Ortam samimi, minimal ve huzurlu.
Kafamda taşındığım eve inanılmaz önyargı üretmiştim, küçük, bir artı bir, yatağım sığmaz, dolap sığmaz, vs. Ha tek problem mutfakta ikili ocak var onu değiştireceğim o kadar.
Anladım ki bazen gerçek huzur konfor alanının dışındadır bence ve ben bu deneyimimden bunu öğrendim. Acı bir ders diyeyim size. Bazen kesin kararlara varıyoruz, ama ay evim çok iyi diyoruz, daha diğerlerinin nasıl evler olduğunu bilmeden, görmeden. İnsan beyni işte negatife odaklanıyor, kolaya kaçıyor. “Yenisi kesin kötü, çıkma otur evinde, masraf çıkarma başına” diyor. Halbuki bilse neler neler kaçıracak o evde bir dakika daha durmaz belki de. Yani şunu söyleyebilirim, bir evin güneş alması bile sadece insanın ruhunu değiştiriyor. Ya da ortamınızda bir mutlu insan daha olması orayı yaşanılır bir yer haline getiriyor. Uykunuzun bölünmemesi hayat kalitenizi olumlu etkiliyor kiranın çok daha ucuz olmasından bahsetmiyorum bile, ve evet bu apartman da dört katlı.
Kısacası, taşınmak benim için sonu iyi olan bir deneyim oldu. Umarım böyle devam eder. Bazen mekandan taşınmak, güzelliklere kapı açmaktır, kendine daha çok değer vermenin izini sürmektir. Eskileri bırakmaktır ve yeni başlangıçları kucaklamaktır.
Taşınma hikayelerinizin hep güzel olması dileğiyle.
메타데이터
- post_id
- 6b2995fbd91e
- slug
- 1-1-eve-taşindim-6b2995fbd91e
- url
- https://mediumturkiye.com/1-1-eve-ta%C5%9Findim-6b2995fbd91e
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/1-1-eve-ta%C5%9Findim-6b2995fbd91e
- author_url
- https://medium.com/@gkcenn
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-07 15:26:23