← Back to list

Benimle Bak, Benimle İzle, Benimle Oku — 1. Hafta

Okudum: İnsanlığımı Yitirirken — Osamu Dazai İzledim: Weapons — Zach Gregger Baktım: Harriet Backer — Big Brother Playing

Başak in Türkçe Yayın · 2026-01-23 08:07 · 261 claps · 5.9 min read paywalled
#kitap-i̇ncelemesi #film-incelemesi #sanat #haftalık-bülten #türkçe
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🎬 · Film & Television

Ocak Ayı Favorilerim 💌

Okudum: İnsanlığımı Yitirirken — Osamu Dazai

İzledim: Weapons — Zach Gregger Baktım: Harriet Backer — Big Brother Playing

Selam!

İyi seneler 🎄 Bu senenin anahtar kelimesinin “huzur” olmasını diliyorum, hepimiz için. Ocak ayında ne okudum, ne izledim, hangi sanat eserini uzun uzun inceledim sizinle de paylaşmak istiyorum.

Bu seride her ay; beni düşündüren bir kitabı, beğendiğim bir filmi ve uzun uzun incelediğim bir sanat eserini konuşacağız. Bu bültenin, hem kendime bir hafıza alanı hem de size ilham olmasını umuyorum.

Bu bülten beni çok heyecanlandırıyor çünkü öğrendiğim, keyif aldığım şeyleri başkalarıyla paylaşmaktan çok keyif alıyorum. Burada yazmak bana, hiç tanımadığım insanların hayatlarına dokunma fırsatı veriyor. Ve bu beni iyi hissettiriyor. Yani burada üretiyor olmaktan gerçekten keyif alıyorum.

O zaman hadi başlayalım 💌

📖 Benimle Oku

Bu ayın kitabı Osamu Dazai’den “İnsanlığımı Yitirirken” oldu.

“İnsan korkak olunca mutluluktan bile korkuyor. Pamuktan bile yaralanabiliyor insan. Mutluluk da insanı yaralayabiliyor.”

Japon edebiyatının en önemli isimlerinden biri olmuş Osamu Dazai (gerçek adıyla Şuci Tsuşima) ile tanışma kitabım oldu “İnsanlığımı Yitirirken”.

Kitabı incelemeden önce biraz yazarı da tanıyalım istiyorum. Çünkü kitapla paralel bir hayat hikayesi var.

Birçok eseri modern klasik kabul edilen Dazai, hem kitapları hem de hayatıyla Japonya’nın en meşhur yazarlarından biri olmuş. Osamu Dazai (1909–1948), zengin bir ailede doğmasına rağmen hayatı boyunca aidiyetsizlik, suçluluk ve yalnızlık yaşamış bir yazar. Yazılarında sıkça kendi hayatını kullanmış; başarısızlıklarını, utancını ve hayata tutunamama halini yansıtmıştır. Dazai’nin edebiyatı otobiyografik kurguya dayanır ve okur onun zihninin içini okumaktadır. 1948’de, henüz 39 yaşındayken intihar ederek hayatına son vermiştir. Acıyı edebiyata dönüştüren, hayatı boyunca “anlaşılmadım” diye yazan bir adam ancak öldükten sonra anlaşılır ve modern Japon edebiyatının en büyük isimlerinden biri olarak anılır.

Osamu Dazai

Osamu Dazai

İntiharından hemen önce tamamladığı ve Japonya’nın en çok okunan romanlarından biri olan bu kitap; topluma dahil olmayı beceremeyen, her şeyi eline yüzüne bulaştırdığını düşünen, çevresindeki herkesi hayal kırıklığına uğratmaya mahkum hisseden, varoluşsal sancılar çeken bir ötekinin acıklı hikayesini anlatıyor. Ana karakter Yozo, varlıklı bir aileden gelen, ne istediğini bilmeyen, ne istemediğini de bilmeyen, kendine hiç bir anlam yada hedef yükleyemeyen biri ve çocukluğundan itibaren hayatın ona uygun gördüğü rollerin içine yerleşememiş, kendini sevdirmek için icat ettiği soytarılıklara sığınmış hayatı boyunca. Kitap yazarın deneyimleri ve hayatıyla paralellik taşıyor.

Kitap, “Giriş, İlk Hatırat, İkinci Hatırat, Üçüncü Hatırat, Kapanış ve Son Söz” olmak üzere altı bölümden oluşuyor.

Giriş bölümü, Yozo’nun dış görünüşünü bize aktaran isimsiz bir anlatıcıyla başlıyor. Ana karakterimiz Yozo’nun üç farklı fotoğrafındaki görünüşünden bahsediyor bize.

İlk hatırat, Yozo’nun çocukluk döneminden, doğup büyüdüğü yerden ve ailesinden bahsediyor. Bölüm kitabın özeti niteliğinde şu cümleyle başlar:

“Utanç dolu bir hayat yaşadım. İnsan yaşamı denen mefhum hakkında hiçbir fikrim yok.”

İkinci hatırat, Yozo’nun ortaokul için, ilk defa ailesinden uzakta, akrabalarının evinde kalmasıyla başlıyor. Yabancı bir yerde yaşamanın memleketinde yaşamaktan çok daha kolay olacağını, gerçek doğasını tamamen gizleyebileceğini düşünüyor, Yozo. Ancak düşündüğü gibi olmuyor, sınıfındaki en cılız çocuk onun içini görüyor…

“Ben doğduğumdan beri kendimi bir parya gibi hissettim ve toplumun da böyle damgalanmaya layık gördüğü biriyle tanıştığımda her zaman derin bir şefkat duygusu hissederim. Şefkatim o kadar derindi ki bazen kendimi ona sessiz bir hayranlık duyarken yakalardım.”

Üçüncü hatıratta, entelektüellikten uzak dergilere çalışan üçüncü sınıf ve tanınmayan bir karikatürist olmuş, okuldan atılmış, memleketiyle olan bağı tamamen kesilmiş, tanıdığı birinin evinin beş metrekarelik bir odasında kalan Yozo’nun hayatını okuyoruz. Ve tam anlamıyla çöküş başlıyor…

“Yapabileceğim bir şey yok. Hiçbir şey yardımcı olamaz. Utançlarımın üzerine daha fazla utanç ekleyebilirim sadece. Bisiklete binme ve orman şelaleleri hayalleri bana göre değil. Bana düşen her zamankinden daha şiddetli ıstırap çekmek için bir pis, aşağılık suçu diğerinin üzerine koymak. Ölmek istiyorum. Ölmek zorundayım. Hayatın kendisi tüm suçların kaynağı.”

Açıkcası kitap beni etkiledi ve üzerine düşündürdü. Yozo’nun gözünden olayları, yaşadıklarını düşündüm ve etkisinden bir süre çıkamadım. Duygular ve işleyiş çok ağırdı. Kitap bittiğinde bir yük bırakıyor içinizde. O yüzden depresif bir dönemdeyseniz bu dönemde okumayı tercih etmemenizi öneririm. İçerik olarak fazla umutsuz.

📌Bu kitap, bir insanın dünyaya yabancılaşmasının sessiz ve ürpertici günlüğü gibiydi.

🎬 Benimle İzle

Pek çok nefis film arasından bu ayın favori filmi “Weapons” oldu.

Hani bazı filmler bittiğinde uzun süre boşluğa bakarsın… Film biter ama zihninde sahneler tekrar tekrar canlanır… Weapons tam olarak böyle bir filmdi. Film boyunca kendimi diken üstünde hissettim. Film korkudan çok rahatsızlık, gerilim hissi veriyor. Çok başarılı bir kurgusu vardı ve film boyunca ne olacak diye hep merak ettim.

Hikaye sıradan bir Amerikan kasabasında, aynı sınıftan çocukların bir gece ansızın ortadan kaybolmasıyla başlıyor. Alex isimli tek bir çocuk hariç. Sınıfın öğretmeni Justine çocukların ortadan kaybolmasından kısa süre sonra suçalamaların hedefi haline geliyor. Velilerin psikolojik şiddetiyle mücadele etmeye çalışırken, kaybolan çocukların gizemini çözmenin tek yolunun Alex ile konuşmak olduğunu düşüyor. Ama Alex ile konuşmasına izin verilmiyor. Alex’in evine gizlice gitmesiyle olaylar daha da merak uyandırıcı hale geliyor…

Film boyunca bu gizem sürüyor ve sürekli merak ediyorsunuz. ‘’Bunu nasıl fark etmedim az önce?’’ diye kendinizi suçlarken buluyorsunuz. Kaybolan çocukların sınıf öğretmeni, çocuğunu arayan bir veli, bir polis memuru ve kaybolmayan çocuğun bakış açısından ayrı ayrı izliyoruz hikayeyi.

Gündüz sahnelerinde bile tekinsiz hissettiren, korkarken bir anda kahkaha attığınız (evet bazı sahneler çok komik) ama sonra yeniden korkmanız gerektiğini hatırlatan bu film benim için kesinlikle izlenmesi gereken, önereceğim bir film oldu.

🎨 Benimle Bak

Harriet Backer’ın “Big Brother Playing” adlı tablosu

Harriet Backer’ın Big Brother Playing adlı eserine baktığımda ilk hissettiğim şey huzur oldu. Bir akşamın içine hapsolmuş mutlu bir an. Dışarısı karanlık, içeride ise piyanonun üzerindeki lambanın içeriyi aydınlatan ışığı. Bu ışık, iki kardeşi birbirine ve ana bağlamış sanki.

1890 yılında Risør’da yapılmış olan bu tablo, Backer’in iç mekan resimlerinde önemli bir dönüm noktası olmuş. Tuval üzerine yağlı boya olarak çalışılan eser (50,5 x 61,5 cm) şu anda Göteborgs Konstmuseum (Göteborg Sanat Müzesi) koleksiyonunda yer alıyor. (Bir gün canlı görmeyi diliyorum :))

Piyanonun başındaki çocuk, Backer’in kız kardeşi Inge’nin oğlu, ileride besteci olacak Johan Backer Lunde’muş. Piyanonun klavyesine yetişebilmek için kalın bir kitap yığınının üzerine oturmuş şekilde tasvir edilmiş. Johan’ın küçük kız kardeşi, abisinin çalışını hayranlıkla ve sakince dinlerken görülüyor. Piyanonun üzerindeki keman, nota kağıtları… Bunların hepsi ailenin müzikle kurduğu bağı gösteriyor.

Harriet Backer, kariyerinin büyük bölümünde gün ışığını iç mekana taşımasıyla tanınırken, burada ilk kez yapay ışığı ana kaynak olarak kullanmış. Pencerenin dışındaki karanlıkla, içerideki lamba ışığı arasında bilinçli bir tezat kurmuş. İzleyici, dış dünyadan koparılıp, odak iç mekana hapsedilmiş.

Harriet Backer

Harriet Backer

Harriet Backer, hem İskandinav ülkelerinde hem de Avrupa’da kadın sanatçıların öncüsü olmuş bir ressam. Kadınların sanatı bir kariyer yolu olarak seçme fırsatına sahip olmasının önünü açmış. Böyle bir sanatçıyı keşfettiğim için çok mutluyum.

Harriet Backer, 1890'ların başında Oslo’da kendi sanat okulunu açmış ve bu okulda kadın ve erkek öğrencilere yan yana eğitim vermiştir. Bu uygulama o dönem için “duyulmamış” ve “istisnai” bir durumdur. Bu, sanat eğitimindeki cinsiyet ayrımcılığına yapılmış büyük bir darbedir.

Backer’ın okulu, Güzel Sanatlar Akademisi kurulmadan önce Norveç’teki en önemli sanat eğitimi merkezlerinden biri olmuş. Nikolai Astrup, Halfdan Egedius, Helga Ring Reusch ve Cora Sandel gibi önemli sanatçılar onun öğrencisi olmuş.

Bir öğretmen olarak Backer, öğrencilerinin kendi kişisel tarzlarını geliştirmelerini teşvik etmiş, onları tek bir kalıba sokmaktan kaçınmış.

Dönemin toplumsal cinsiyet normları, kadınların ev işleriyle, “yararsız” veya sadece dekoratif el işleriyle uğraşmasını öngörürken, Backer; hem kendi pratiği hem de eğitimciliği ile bu algıyı yıkmıştır.

Backer resimlerini çok yavaş ve titizlikle tamamladığı için, sadece resim satışlarıyla geçinmesi haliyle zor oluyormuş. Öğretmenlik yapmak ve bir okul işletmek, onun için sanatını sürdürebilmesi adına ekonomik bir strateji olmuş aynı zamanda. Bu durum, sanatın kadınlar için bir “boş zaman aktivitesi” değil, ciddi bir geçim kaynağı ve meslek olduğunu kanıtlamıştır.

Backer, sadece bir öğretmen değil, aynı zamanda bir yöneticidir. Norveç Ulusal Galerisi’nin yönetim kurulunda ve satın alma komitesinde yirmi yıl boyunca görev yapmış, bu kurullarda yer alan tek kadın olmuştur.

Ben bir sonraki ayı iple çekiyorum :)) O zamana kadar…

Siz neler okudunuz, neler izlediniz ve nelere baktınız?


메타데이터
post_id
6c155bf2fc13
slug
benimle-bak-benimle-i̇zle-benimle-oku-1-hafta-6c155bf2fc13
url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/benimle-bak-benimle-i%CC%87zle-benimle-oku-1-hafta-6c155bf2fc13
canonical_url
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/benimle-bak-benimle-i%CC%87zle-benimle-oku-1-hafta-6c155bf2fc13
author_url
https://medium.com/@basakk
status
ok
fetched_at
2026-08-10 16:29:17