← Back to list

Voltaire’den bir anekdot üzerine düşünceler:

Voltaire “Traite sur La Tolerance” (1763) adlı yapıtında ifade özgürlüğünün yasalarla garanti altına alınmasıyla ilgili Çinli Derebeyi…

Murat Ürek · 2021-02-15 21:35 · 1 claps · 2.0 min read
#i̇fade-özgürlüğü #despotism #voltaire #vassal
Open on Medium ↗

Voltaire’den bir anekdot üzerine düşünceler:

Voltaire “Traite sur La Tolerance” (1763) adlı yapıtında ifade özgürlüğünün yasalarla garanti altına alınmasıyla ilgili Çinli Derebeyi üzerinden bir mesele anlatır. Buna göre:

Çinli derebeyi bir gün sokakta üç Hristiyan’ın yüksek sesle tartışmasından rahatsız olmuş. Biri Danimarkalı bir misyoner, biri Hollandalı papaz diğeri ise bir Cizvit’miş. Çinli derebeyi 3'ünü neden kavga ettiklerini açıklamaya çağırmış. Her biri kendi savını anlatırken diğerleri omuz silkiyormuş. Üçü de savını anlattıktan sonra Çinli derebeyi: “Eğer birbirinizden hoşgörü bekliyorsanız önce birbirinize örnek olun.” demiş. Bu öğüdü pek dinlememiş üçü ve oradan ayrılırken Cizvit bir Dominikan misyonerine rastlamış. İkisi orada hemen bir hakikat kavgasına tutuşmuşlar ve yumruk yumruğa kavga başlamışlar. Bunu duyan Çinli yetkili hemen ikisi için hapse atılması emri vermiş. Bir memur ne kadar kalmaları gerektiğini sorduğunda “Aralarında anlaşıncaya kadar” demiş. Ancak memur itiraz etmiş: “Ama efendim o zaman ömür boyu hapisten çıkamazlar” demiş. Çinli derebeyi bu sefer “Öyleyse birbirlerini bağışlayana kadar.” demiş. Memur bu sefer de çaresizlikle itiraz edip: “Asla bağışlamazlar birbirlerini, onları bilirim.” demiş. Bunun üzerine Çinli derebeyi “Öyle mi! O zaman sanki bağışlamış görününceye kadar kalsınlar.” diye emretmiş.

  • Bu hikayeyi Basın Özgürlüğü üzerine bir kitaptan aldım. Kaynakçada belirteceğim. Bunun dışında belirtmem gereken bir şey var bana göre elbette bir derebeyi veya otokratın hareketinden veya emrinden insan haklarına yönelik bir çıkarım yapılması çok yakışıksızdır. Bu anekdot 1763 yılında yazılmış. Bugün benim için hikayedeki temel sorunlardan ve işaret ettiklerinin başında ifade özgürlüğünün yanı sıra Derebeyi niye var, o niye kanunu keyfine göre belirliyor soruları başta gelmekte. Bu anekdotu yazmamdaki amaçta zaten biraz da hak ve özgürlüklerin değişim ve gelişim merdivenindeki değişimi de çok az ve kısıtlı bir örnekle bile olsa gözler önüne sermek. Bugün temel paradigmada bir oynama olduğunu görüyoruz. Öncesinden kaide olan durumlar; şimdi bir istisna olarak dahi kabul edilemez görülüyor. Bu hikayeyi okuduğum kitapta Voltaire’nin ifade özgürlüğünün yasal yollarla güvence altına alınmasına yönelik bunu yazdığı belirtiliyor. İfade etmekte özgürsün ancak sonuçlarına katlanmak daha doğrusu belirsiz sonuçlarına katlanmaya da mecbursun. Siz ifade özgürlüğü veya hoşgörü için bile olsa bir derebeyinin bunu misyon edinmesi durumunda ne düşünürdünüz?
  • Burada çelişkiyi biraz daha ele almakta fayda var. Derebeyi; öncesiz sonrasız, belirsiz ve keyfi bir gücü var. Sizi tüm yasalardan bağımsız-bağlı kalmayarak yargılayabiliyor. Öyle ki kavga etmişsiniz sizi hapse attırmış ama bu da yetmiyor keyfi bir şekilde ne kadar kalacağınızı da belirliyor. Şimdi asıl sorun bence burada. Zira derebeyinin bu kadar fazla güce sahip olması, sizin üzerinizde tasarruf yetkisine sahip olması görmemiz gereken noktadır. Bu noktadan sonra bu kişinin getirdiği demokrasi, verdiği ifade özgürlüğü dersinin ve diğer tüm gelişmelerin önemi olduğunu düşünmüyorum.
  • Bence eylemleri öznelerinden ayıramayız. Burada derebeyinin erdemli bir davranışı (erdem nedir, var mıdır o da tartışılır bir konu tabi.) bile ve hatta metafizik değil baya somut gerçeklere göre doğru bir hareketini bile yerinde bulmak olanaksızdır.
  • Burada en son olarak belirtmek istiyorum; Voltaire bu anekdotu bir derebeyinin onun şahsında despotluğun; yasal yollarla güvence altına alınması durumuna da bir gönderme var. O sıralar Avrupada ve Amerikada ifade özgürlüğü çok popüler bir gündemi oluşturuyordu ve hatta monarşiler bile bunu koruduğunu ilan ediyordu. Bu sebeple de bir ihtimal böyle bir çelişkiye değinmiş olabilir.

Kaynakça:

-John Keane- Medya ve Demokrasi (Türkçede Ayrıntı Yayınları Haluk Şahin tarafından çevrilmiştir.)


메타데이터
post_id
6d4fa0bd0963
slug
voltaireden-bir-anekdot-üzerine-düşünceler-6d4fa0bd0963
url
https://medium.com/@muraturek/voltaireden-bir-anekdot-%C3%BCzerine-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceler-6d4fa0bd0963
canonical_url
https://medium.com/@muraturek/voltaireden-bir-anekdot-%C3%BCzerine-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceler-6d4fa0bd0963
author_url
https://medium.com/@muraturek
status
ok
fetched_at
2026-07-28 12:51:08