← Back to list

Bir Masa Daha: Şehir Hayatının Sessiz İstilası

Görsel yapay zeka ile oluşturulmuştur.

Syrenka / Mürvet Günday in Türkiye Yayını · 2025-06-20 21:52 · 302 claps · 4.0 min read paywalled
#beşiktaş #istanbul #işgal #kent #kamu
Open on Medium ↗

Bir Masa Daha: Şehir Hayatının Sessiz İstilası

Görsel AI tarafından oluşturulmuştur

Görsel AI tarafından oluşturulmuştur

İşgaliye Lobisi ve Kamusal Alanın Sessiz İstilası

Modern şehir hayatında kamusal alanların kullanımı, sadece altyapı veya şehircilik meselesi değil; sosyal adalet, ekonomik denge ve politik cesaretin de sınandığı bir alandır. Beşiktaş gibi bir semtte yaşayan biri olarak, bu meseleyi yalnızca bir gözlem değil, doğrudan bir deneyim olarak yaşıyorum.

Kamu kurumlarının özellikle de yerel yönetimlerin en büyük kamburudur seyyar lobisi. Kendi çıkarları doğrultusunda fikirlerini kabul ettiremediler mi senden kötüsü olmaz! Yasa, mevzuat ve sair, zaten lugatlarında böyle bir sözcüğün var olduğuna hiç tanık da olmadım.

Bazı yerlerde seyyar satıcılar olabilir; buna kimse karşı gelemez, alan uygundur, vizyon uygundur… Keza; babası bir nevi seyyar satıcı olan bir şahıs olarak ben de şahsen karşı değilim…

Bundan 25 yıl önce ilk Avrupa seyahatimde gözlemlediğim bazı seyyar uygulamaları ile sokak sanatçılarının performansları, halen daha Türkiye’de görmediğim, göremediğim muhteşemlikte konseptlerdi.

Vatandaş olarak gerek kamuya kaynak aktarılması gerekse şehre yük olmayan konseptlerle turizme ve ekonomiye destek olmayı elbette isteriz.

Ancak dozunda ve kanun çerçevesinde…

Daha da detaylandırayım; yani esnafsa ve de hem kendi hem ülke ekonomisine katkı sunacaksa; bunu vatandaşın kamusal alanına tecavüz etmeden becerecek…

Halkın Hakkı: Kaldırımlar Kimin?

Ben Beşiktaş sakiniyim.

Daha önce de bahsetmiştim, İstanbul’un kalbi burası… Hatta turizm, eğlence, spor, eğitim ve benzeri pek çok alanda ülke gündemine yön veren, her semtinin ayrı ayrı marka olduğu, boğaz kıyısındaki eşsiz konumuyla hem ziyaret edeni hem de ikamet edeni kendisine hayran bırakan bir semt…

Dar sokakları, dik yokuşları, sık dizilmiş izbe binaları, alt yapı-üst yapı sorunları ve sahil kesiminin o yoğun tabela çirkinliğine rağmen herkesin yolunun kesiştiği özel bir destinasyon aynı zamanda.

Beşiktaş’ın simgesi haline gelen çarşı içi sokaklarında bugün iki kişinin yan yana yürüyebilmesi neredeyse imkânsız.

Özellikle Barlar Sokağı olarak bilinen bölgede, kamusal alanı hiçe sayan masa işgaliyesi, dar kaldırımlar ve bitmeyen yoğunluk yüzünden yalnızca kent estetiği değil, bireysel hareket özgürlüğü de ağır biçimde ihlal edilmekte.

Bebek arabasıyla gezmek isteyen bir anne için bu sokaklar tam anlamıyla birer mayın tarlası.

Maç günlerinde ise; bu insan sirkülasyonu adeta velinimet sayılarak, bu yoğunluğu daha da büyük bir fırsata çeviren bazı esnafların fütursuzluğu sonucu sokaklar iyice yaşanmaz halde…

Bu tablo; estetikten uzak, gürültülü, izinsiz ve çoğu zaman hijyen dışı şekilde kurgulanmış kamusal işgallerle kent sakinlerinin adeta her gün yeniden maruz kaldığı bir tacize dönüşüyor.

… Ve ne yazık ki hiç sonu gelmeyecek bir kabus gibi.

Pek çok cadde ve sokak, bir yandan seyyar satıcılar, diğer yandan ruhsatsız kamyonet manavlar, diğer taraftan da restoranların masa ve sandalyeleri ile araçlarını kaldırımlara park eden insanlar tarafından işgal edilmekte. Bu durum hem yaya trafiğini ciddi biçimde aksatmakta hem de kayıt dışı ve denetimsiz ticaret nedeniyle halk sağlığı, vergi adaleti ve adil rekabet ilkelerini zedelemektedir.

Üstelik, bu tür faaliyetler zamanla belli siyasi çevrelerin himayesine girerek kamu düzenine karşı bir baskı grubu haline gelmiş, hatta lobicilik örneği olarak örgütlenmiştir.

Ufacık bir kanunu müdahale karşısında ‘’vergi vermeyen, kira vermeyen, herhangi bir yasal ticari işletmeden tamamen uzak, sağlığa aykırı seyyar tezgâhçılar ve/veya işgalciler’’ sokağa dökülüp haklıymışçasına eylem yapıp, kamunun, kamuoyunun karşısında mağduru oynama konusunda da oldukça maharetliler.

Siyasi erkler, seçim kaygısı ile bir şekilde onlara taviz verdiğinden olsa gerek bu fütursuzlukları…

İşgaliye Geleneği

Katı ve amiyane bir tavırla; doğduğum günden beri her türlüsünü asla makul göremediğim, ancak özellikle de sigara yasağının uygulamaya başlanması neticesinde; bozuk kentsel yapı ile büyük şehirlerde kontrolsüzce gelişen nüfus yoğunluğunun getirdiği otopark sıkıntısı da dahil edilince, zaten yok denecek kadar az olan, vergisini ödediğim kamu kullanımına ait kaldırım, cadde ve sokakların, neredeyse tamamının, hiç tanımadığınız birilerince ‘’emek ve ekmek kapısı’’ tarifi adı altında ranta dönüştürülerek tecavüze uğramasıdır bence işgaliyenin manası.

Her yeni gün ‘’bir masa daha’’ genişlemeye başlayan mekanlar mı dersiniz, kaldırımlara büfe konduranlar mı dersiniz, çınarın altına iki tabure atıp üzerine ‘’çınar altı’’ yazıp ‘’ben yıllardır işgaliyemi ödüyorum’’ diyenler mi dersiniz…

Aynı şey kendi kapılarında olsa esnaf arkadaşı ile yaka paça kavga edebilecek tipler bir de çoğunluğu!

Kamunun Görevi

Aslında çözüm oldukça basit; uygun olanlardan belli oranda işgaliye vergisi alınarak izin verilebilir. Ancak, kaldırımların asıl sahibi vatandaşı taciz etmeden, yani; kamu malına tecavüz etmeyecek şekilde bir düzenleme ile…

Bu şehir genelinde öyle yerler var ki; her birisi alınan iznin dışında da sınırsızca genişleyeme devam etmeyi tabiri caiz ise; bir esnaf geleneği haline getirmiş.

Kapalı alanda uygulanan sigara içme yasağı dolayısıyla ortaya çıkan işgaliye geleneği ile rayiç bedelini ikiye üçe katlayan mekânlar yüzünden aslında mülk sahibi, yüksek kira geliri dolayısıyla bu uygulamadan çok mutlu… Ancak madem bu izansızlığın önüne geçemiyoruz; o zaman en azından işletme sahiplerini ya ödediği para kadar işgaliye sınırına çekmek ya da rayiç bedeline göre işgaliye bedeli ödemeye ikna etmek kamunun esas görevi.

Hiç de kolay değil!

Biliyorum.

Belediyeler, bu ekonomik değerden belediyeye yani halka bir ‘’gelir’’ kazandırmak istedikçe, Türkiye’nin en lüks ve yaşam kalitesi en yüksek semtlerini esir almış esnaf, bu ranttan, haksız kazançtan elde ettiği geliri, kendi menfaati dışına yani; kamuya aktarmayı reddeder.

Alışık olduğumuz zabıta, polis, esnaf kavgaları, böylelikle her akşam televizyonları süsler.

Hâlbuki kullandıkları alan zaten kamunun alanı… Esnaflık kisvesi adı altında zaten halka ait kaldırımlara ya da caddelere vergisiz, izinsiz, ruhsatsız resmen el koymuş!

Kentin Hikâyesine Katkı Sunmak

Bunca kaçak kullanım dolayısı ile elde edilen geliri bir nebze de olsa kayıt altına aldırmak, kamuya kaynak aktarmak, ısrarcı ve caydırıcı bir vizyonla gayet de mümkün olabilir.

Belirli saat ve alanlarla sınırlandırılmış, tanımı ve konsepti oturtulmuş projelerle sokak ticareti bölgeleri oluşturulabilinir.

Evraklarını beyan edebilen esnaf için belirli ölçülerde mobil ruhsatlandırma, beyan edemeyenler için etkili mobil cezalandırma, hatta faaliyetten men ve benzeri başka caydırıcı cezalar, sorunların çözümlenmesine hızlı ve etkili bir yöntem sunabilir.

Kaldı ki bu sorun yalnızca idari bir sorun değil; aynı zamanda kent kültürü, sosyal adalet ve yönetişim ilkeleriyle doğrudan bağlantılıdır. Nihayetinde bu alanlarda atılacak her adım, yalnızca teknik değil, siyasi ve toplumsal anlamda da tartışmaya açıktır.

Buradaki zorluk, kent yöneticilerinin sadece fiziki alanı değil, aynı zamanda ekonomik ve politik dengeyi de gözetmesini gerektirir.

Kentin kamu yararına göre düzenlenmesi, bireysel kazançlardan daha yüksek bir değer taşır. Bu ilke doğrultusunda atılacak adımlar, kısa vadede tepki doğursa da uzun vadede kent kültürünü koruyan bir zemin yaratır.

Bu vizyon gelecek nesillere iz bırakmak isteyen ilkeli politikacılar için değerlidir.

Nihayetinde; ‘’Şehrin hikayesine katkıda bulunmak’’ önemlidir.

Çünkü bence hikayesi olmayan her şey yok olmaya çok meyillidir.


메타데이터
post_id
703e5536446b
slug
bir-masa-daha-şehir-hayatının-sessiz-i̇stilası-703e5536446b
url
https://mediumturkiye.com/bir-masa-daha-%C5%9Fehir-hayat%C4%B1n%C4%B1n-sessiz-i%CC%87stilas%C4%B1-703e5536446b
canonical_url
https://mediumturkiye.com/bir-masa-daha-%C5%9Fehir-hayat%C4%B1n%C4%B1n-sessiz-i%CC%87stilas%C4%B1-703e5536446b
author_url
https://medium.com/@murvetgunday
status
ok
fetched_at
2026-07-19 08:50:07