İstanbul Kedileri ve Balinalar
Evrimde daha gelişmiş ya da ileri tür diye bir kavram olmamasına rağmen, insanın evrimsel basamakta daha gelişmiş bir canlı olduğu…
İstanbul Kedileri ve Balinalar
Evrimde daha gelişmiş ya da ileri tür diye bir kavram olmamasına rağmen, insanın evrimsel basamakta daha gelişmiş bir canlı olduğu dillendirilir. Bu önermenin bilimsel olarak değerlendirilmesi konusunu bir kenara bırakırsak, sadece zekâ ve kavrayış ile ilgili karmaşıklık açısından bir gözlem yapsak dahi ister istemez böyle bir sonuca ulaşabiliriz. Ancak duygu dünyasını ve yaşama dair tatminkârlığı göz önüne aldığımızda insanın bu noktalarda oldukça sıradan ve hatta yolun başında olduğunu söyleyebiliriz. Çoğu zaman edebiyatın ve sanatın da bu huzursuzluğun birer gösterimi olduğunu düşünürüm.
Diğer memelileri, özellikle bizimle iletişimi güçlü olanları gözlemlediğim her an varoluşa karşı takındıkları kabullenmiş tavır beni kendilerine hayran bırakıyor. İstanbul’da kedilerin insanlarla kurdukları ilişki ve tarihleri en yakından görebildiğim örneklerden birisi. Sadece birkaç gün içinde sokaklarda fotoğrafladığım İstanbul Kedilerinin bir albümünü pixelfed hesabımda paylaştım.
[embed]kemalbsoylu shared a post istanbul #cats #catsofmastodon #istanbulcats #nofilterpixelfed.social
Balinaların şarkılarıysa bu düşüncemi destekleyen bir diğer hayranlık uyandırıcı hadise. Balinalar çok uzak mesafelere ulaşan ve insan iletişimi ile benzerlikler taşıyan şarkı olarak adlandırdığımız sesler çıkarıyorlar. Balina şarkıları en temelde balinaların diğer balinalarla iletişimini sağlıyor ve yön bulmalarına yardımcı oluyor. Okyanusa geri dönen memelilerden olan balinaların bu davranışı harika bir adaptasyon örneği olsa da balina şarkılarının karmaşıklığını da düşününce gizemli tarafları ve anlayamadığımız yönleri olduğu kesin. Balina şarkılarıyla ilgili çok güzel animasyonları olan bir TED-Ed videosu mevcut.
[embed]
İnsan dünya üzerinde yaşadığı kısacık zaman içerisindeki fiziki koşullara karşı sağladığı uyumla birlikte, dünyaya hepimizin kabul edebileceği bir etki bırakmış durumda. İçinde yaşadığımız endüstri çağının sonuçları bizimle birlikte tüm gezegeni ve canlıları da etkileyecek şüphesiz. Çoğu zaman öyle düşünsek de bu insanın ilk defa yaptığı bir şey değil. Yapılan araştırmalarda, insanın avcı toplayıcı döneminde dahi birçok büyük memelinin soyunun tükenmesinden sorumlu olduğu düşünülüyor.
İnsanın yeterince zaman geçtiğinde, dünyada sebep olduğu yıkıcı etkilerin sorumluluğunu alabileceğini ve kendinden başka şeyleri de önemseyen bir tür olabileceğini düşünüyorum. Zor zamanlarda ortaya çıkan insanlar arası dayanışma ve insanın gösterdiği merhamet ile birlikte, insanlığın yönünün kadınlar tarafından belirleneceği bir gelecekte dünyayı ve diğer türleri gözeten bir insanlığa inanıyorum. Kısacık yaşamlarımızda gördüğümüz sıkıntılara odaklanarak karamsar olmak yerine, kedileri ve balinaları düşünerek dünya üzerinde yeterince zaman geçiren insanın yeni bir toplumsallık kurabileceğini düşünebiliriz. Yaşam ve varoluş sürekli bir değişim içerisinde. Bu değişim içerisinde yaşarken kararlarımı bu yeni toplumsallığın inancı ile temellendiriyorum. Yaşamlarımız kısa olsa ve bahsettiğim büyük değişimi göremeyecek olsak bile, bir yandan da bazı şeyleri değiştirebileceğimiz veya değişimi başlatabileceğimiz kadar da uzun bir yaşamımız var.
메타데이터
- post_id
- 71bb6c9f89ca
- slug
- i̇stanbul-kedileri-ve-balinalar-71bb6c9f89ca
- url
- https://medium.com/@kemalbsoylu/i%CC%87stanbul-kedileri-ve-balinalar-71bb6c9f89ca
- canonical_url
- https://medium.com/@kemalbsoylu/i%CC%87stanbul-kedileri-ve-balinalar-71bb6c9f89ca
- author_url
- https://medium.com/@kemalbsoylu
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-07 12:17:01