← Back to list

Dün, Bugün ve Yarın

Dün, bugün ve yarın nedir, Durup düşününce geçip giden günler mi, yoksa zihnimizin uydurduğu ve bizim de mecburiyetten kabullendiği bir…

Yusuf Bingöl · 2026-05-28 22:21 · 0 claps · 1.8 min read
#yusufbingol #pdr #zaman
Open on Medium ↗

Dün, Bugün ve Yarın

Dün, bugün ve yarın nedir, Durup düşününce geçip giden günler mi, yoksa zihnimizin uydurduğu ve bizim de mecburiyetten kabullendiği bir senaryo mu. İnsanlık tarihi boyunca birçok bilim dalından insan zaman kavramının peşine düşmüş, bazıları tek kelimeyle geçiştirirken bazıları ise kitaplara sığdıramamıştır. Zaman, aslında çok daha karmaşık ve çok boyutludur. Zamanı basit görmek yerine ruh sağlığımıza uzanan bir yolculuk olarak düşünebiliriz.

Zamanı anlamlandırma çabası Antik Çağ’a dayanır. Platon’a göre zaman, sonsuzluğun hareketli bir kopyası veya gölgesidir ve idealar dünyası ile sürekli değişen fenomenler dünyası arasında bir aracı görevi görür. Aristoteles ise bu yaklaşıma karşı çıkarak zamanı maddeden ve hareketten ayrı düşünmez. Aristoteles için zaman, öncelik ve sonralık bağlamında olarak tanımlanır. Bu anlayış şimdi ve burada kavramının temelini oluşturmaktadır ona göre “şimdi” zamanın kendisi değildir, geçmiş ile geleceği birbirinden ayıran, zamanın sınırını çizen bir noktadır.

Felsefi tartışmalar bir kenara bırakalım şimdilik, esas olarak Biyolojik zamanımız vardır. İnsanın da doğadaki davranışlarından etkilenen, bedensel işleyişini düzenleyen bir sistem vardır. Dış dünyanın zamanından bağımsız olsak bile bu çok zor içsel tıkırtı işlemeye devam eder. 1962 yılında mağara araştırmacısı Siffre, saat, takvim ve güneş ışığı olmadan yeraltında iki ay geçirmiş ve ilginç bir sonuca ulaşmıştır. Siffre kendi zaman algısına göre yeraltından 20 Ağustos’ta çıkarıldığını sanırken, aslında tarih 14 Eylül’dü. Bu deney, insanın mükemmele yakın işleyen bir biyolojik saate sahip olduğunu lakin belli sapmalar olmasının olağan olabileceğini göstermiştir.

Duvar saatleri veya sahip olduğumuz biyolojik saatimiz, zamanı nasıl hissettiğimizi tam olarak açıklayamaz. Bu kavram psikolojik zaman olarak adlandırılmıştır. Bergson’a göre ölçülebilen ve parçalara ayrılabilen zamanın ötesinde, insan zihninde sürekli akıp giden ve anıların biriktiği dinamik bir süre yaşantı vardır. Psikolojik zamanımız, duygusal durumlarımıza göre şekil alır. Keyif aldığımız anlarda dopamin salgılanır bu, zamanın akıp gitmesine neden olurken, korku ve heyecan anlarında salgılanan adrenalin beynimizdeki sinir ağlarını uyararak zamanın yavaşladığını hissettirir. Çevremizdeki bir uyarana yoğun ilgi gösterdiğimiz veya dikkati odakladığımız anlar da zamanın nasıl geçtiğini bize unutturur.

Zamanı idrak etme şeklimiz sadece geçici hislerle kalmaz, genel psikolojik iyi oluşumuzu ve mutluluğumuzu da doğrudan belirler. Geçmişini sevgiyle hatırlayan, andaki deneyimlerin tadını çıkaran ve geleceğe umutla hedefler koyan bireylerin psikolojik iyi oluş düzeyleri oldukça yüksektir. Buna karşın, geçmişteki olumsuzluklara takılıp kalan veya şimdiki zamanda bir çaresizlik hisseden kişiler düşük yaşam doyumu yaşarlar. Hayatın getirdiklerine karşı psikolojik bir esneklik gösterebilmek en uygun geçişleri yapmamızı sağlar. Psikolojik katılıktan kurtulup esneklik kazandıkça, daha anlamlı bir yaşam sürebiliriz.

Zaman, bilincimizdeki anılara kadar uzanan bir bütündür. Saniyelerin ilerleyişini durdurmak imkânsız elbette; ancak kendi psikolojik esnekliğimizi geliştirerek zamana olan bakış açımızı iyileştirmek bizim elimizdedir.


메타데이터
post_id
730ea0471dc1
slug
dün-bugün-ve-yarın-730ea0471dc1
url
https://medium.com/@yusufbingol/d%C3%BCn-bug%C3%BCn-ve-yar%C4%B1n-730ea0471dc1
canonical_url
https://medium.com/@yusufbingol/d%C3%BCn-bug%C3%BCn-ve-yar%C4%B1n-730ea0471dc1
author_url
https://medium.com/@yusufbingol
status
ok
fetched_at
2026-06-12 22:02:08