← Back to list

Seneca ile Mutlu Yaşamı Yeniden Düşünmek 2

Offline in Türkiye Yayını · 2026-06-07 17:16 · 194 claps · 4.3 min read paywalled
#türkiye-yayını #seneca #happiness #life #felsefe
Open on Medium ↗
Wiki topics: 💭 · Philosophy of Spirit

Seneca ile Mutlu Yaşamı Yeniden Düşünmek 2

Tek bir yazıda toplayamayacağım kadar uzun düşüncelere sahip olduğum bu kitap için ikinci bölüme geçme fırsatını bulduğum gibi bir önceki yazımda bahsettiğim haz konusuna değinmeye devam edeceğim, çünkü kitabın büyük bir kısmı bundan bahsediyor. Bir önceki yazımı okumayanlar için : Seneca ile Mutlu Yaşamı Yeniden Düşünmek 1

Hazzı gündelik, zayıf ve bayağı gören Senecanın karşısına bu kavramı zaman zaman daha önemli bir hale getirmek için çabalayan ben çıksaydım, muhtemelen ortalık kaostan geçilmezdi. Günümüzün sosyal ve ekonomik şartları karşısında haz kavramı üzerine hayatını kurmayı bir kenara, çoğunluğu ekonomik olarak orta ve alt seviyede olan bir toplumun kaygılanıp üzerine kurması gereken farklı kavramlar var, fakat mutlu ve uzun bir hayat yaşama arzusunu arada bir hatırladığımızda haz duymamız gereken şeylere yönelmemiz gerektiği düşüncesine asla karşı durmuyorum. Senecanın aksine, bu kavrama eğilirken erdemlerini bir kenara bırakmayarak hazzı da bunun yanına koyabilen insanlara saygı duymamız gerektiğini düşünüyorum. Çağ ve koşulları göz önünde bulundurduğumuzda, haz ve erdem bir arada olduğunda, ortaya mesleğini tutkuyla yapan, ikili ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütebilen, ne zaman ve ne şekilde mutlu olabileceğini bilen ve benim tabirimle soyluluğu bir görev olarak değil, hayatın bir parçası olarak yaşayan insan görüyorum.

….doğru zihin yönünü değiştirmez, kendisinde öfkeye yer yoktur ve herhangi bir şey onu en iyi yaşamdan alıkoymamıştır.

Zihinimizi doğru alana doğru yönlendirebildiğimizde olabilecekleri gördüğüm için sanırım bunun üzerine sürekli eğilmeye çalışıyorum. Sadece fiziksel olarak kendimizi bir şeylere zorlamak, zamanla tutkuyla yaşamaya çalışmak yerine bunu zaten akışta hissediyor olmamızı sağlıyor. İstediğin şeyleri alışkanlık haline getirmeye giden yol çok engebeli, ama o engebelerin ardında mutlu ve uzun bir hayat olabilir.

Seneca doğaya uygun yaşayan insanın mutlu olmasının kaçınılmaz olduğunun altını çiziyor. Detaylarda boğulabiliriz ama bence doğanın bir parçası olduğunu kabul ettiğimiz o sınırı aştığımızda, bedenimizin, zihnimizin neye ihtiyacı olduğunu bilmek kolaylaşıyor ve gerçek iyinin sokaklarda aranarak değil, zihin koridorlarımızda dolanarak bulunacağını daha iyi idrak edebiliyoruz. İnsan kendiyle, doğa ile uyumlu olduğu takdirde iyi olmaya mecbur kalıyor. Fakat Senacanın da vurguladığı gibi haz kavramı üzerinde ortak fikirde olduğumuz bir nokta var. Eğer erdeme sahip olmak isteme sebebin hazzı bulmak ise, onu bulduğunda hissedeceğin haz geçicidir. Çünkü haz erdemin ne nedenidir ne de ödülüdür. Esasında Seneca’nın haz ile kastettiği bedende acı, ruhta kaygı yokluğudur. Ve gerçekten çok enteresan bulduğum ise erdemin, hazlarımızı önceden tatmak gibi seçkin bir görevi olduğunu düşünüyor.

Tüm bunların sonunda bana Senecanın bir cümlesi tüm derdini özetliyor gibi geldi o daO halde uyumsuz şeyleri birleştirmekten ve hazzı erdemle bir araya getirmekten vazgeçsinler, zira bu kusur yüzünden en kötü insanlara dalkavukluk yapıyorlar.’

Evet, Erdem'in önden gittiği her yol güvenlidir, fakat Erdem'in yalnız başına yürüdüğü yollar bana tek düze ve sıradan geliyor. Farklı hazlardan ve duygulardan beslenmeyen erdem gerçek erdem değildir ve böyle bir erdem mutlu hayatın kaynağı olmaktan oldukça uzak olacaktır.

Evrenin yapısından ötürü katlanılması gereken ne varsa, yüce bir ruh ile karşılanmalı.

Tanrı inancı ile derinden bağlı olan bu söylemin devamında tanrıya itaat etmenin bizim için özgürlük olduğunu söylüyor Seneca. Evrenin bize verdiği güzelliklere kucak açmak ne kadar mutluluk ve iyi yanlısı bir davranış ise doğanın bir parçası olan bize olumsuz davranışlar sergileyen evrene karşı durmakta bi o kadar doğanın bir parçası olarak gelişmemiz ve mutluluğumuzun bir sonucu gibi görünüyor benim tarafımdan bakınca. Evrenin yapısı ile insan doğasını bir tutmak bir noktada insanın evrenin içinden kopan bir parça gibi görmek değil de ne ayrıca? Belli koşullar sağlandığında evrenin ve doğanın yapısına ayak uydurabilen insan eğer evrenin verdiklerine bir noktada ‘katlanmak’ zorunda kalıyorsa, bu aslında bir noktada evrenin yapısından bağımsız olduğu ve olabileceği anlamına da gelmiyor mu? Eğer tahmin edildiği kadar uyum içerisinde olsaydık, zaten katlanmak zorunda kalmazdık; doğal bir akışta verileni alıp alamadıklarımızı düşünmezdik, düz bir yolda yürümeye devam ederdik.

Gördüğümüz gibi, benim de bu konuda çok sorum ve çelişkim var. Hem insanın doğanın bir parçası olduğunu ve olabileceğini düşünüyorum. Hem doğa-evren-insan ilişkisi içindeki çelişkileri sorguluyorum. Fakat buradan çıkardığım en net sonuç, sanırım, şu: yaşadım ve rotamı tamamladım diyebilmek için daima uyum içerisinde ilerlememiz gereken kavramlar ve koşullar var. Toplum, erdem, haz, evren, doğa üzerinde gidip geldiğimiz düşünce silsilelerinin arasında en kıymetlisi, mutlu yaşadım diyebilmek için uyum ve sorgulamayı her zaman göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Acılarımı bastırmaktansa, sevinçlerimi dizginlemeyi tercih ediyorum.

Daha korkunç çok az cümle gördüm diyebileceğim derecede toplum tarafından kabul görmüş bir düşünce. Neden mutluluğumuzu paylaşamıyoruz ama acılarımızı paylaşamıyoruz diye düşünmenin tam sırası. Paylaştıkça çoğaldığı yalanına inandırılan mutluluğun esasında paylaştıkça azalması gerçeği erdem ve haz yoksunu insanın bayağı düşüncelerinin sonucu, gittiğin yola taşlar döşeyip çukurlar kazmasından kaynaklı. Neden acılarını paylaştığında yanında olan, sana sonsuz destek veren ama o acılardan sıyrılarak mutluluğa eriştiğinde yanında olmaktan vazgeçen insanların bunu yaptığını düşündün mü? Çünkü aynı hayatları yaşamıyoruz, aynı yollardan geçmiyoruz, aynı duyguları tatmıyoruz, aynı erdemlere sahip değiliz, bu sebeple değerlendirme biçimlerimiz birbirimizden parmak izimiz kadar farklı. Bu durumu sorgulayabilme yetisine sahip olabilmekse, bence en soylu davranış ve düşünce biçimi. Ve maalesef bu yetiye sahip insan sayısı tahmin ettiğimizden de az.

Sahip olduklarının kıymetini bilmek, ileride daha iyilerine sahip olacağına inanmak, sahip olmanın yarısıdır. Bunu paylaşabileceğin insanlara sahip olmak ise neredeyse tamamıdır. Bu bilgelik ve huzur insanın hayatında ulaşabileceği en mutlu an ve kavramlardan biridir. Doğa-insan-evren uyumunun ilk adımı insanın insanı anlaması, sevmesi yolundan geçiyor. Mutlu yaşadım diyebilmek için erdem ve iyiyi benimsemek, Seneca için de benim için de esas olan sanırım.

Sorgulama ve hazzın yoksun olmadığı günler, hayatlar diliyorum :’))


메타데이터
post_id
73ca53edf8f6
slug
seneca-ile-mutlu-yaşamı-yeniden-düşünmek-2-73ca53edf8f6
url
https://mediumturkiye.com/seneca-ile-mutlu-ya%C5%9Fam%C4%B1-yeniden-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnmek-2-73ca53edf8f6
canonical_url
https://mediumturkiye.com/seneca-ile-mutlu-ya%C5%9Fam%C4%B1-yeniden-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnmek-2-73ca53edf8f6
author_url
https://medium.com/@offlayn
status
ok
fetched_at
2026-06-15 20:49:13