Yirmi Bir Gün Sonra: Bir Takım Haklar
İlk geldiğim zamanlar beni başhekimin odasına götüren görevlilerden, ismi Vazha olan, beton zeminde dolaşırken telaşla yanıma yaklaştı.
Yirmi Bir Gün Sonra: Bir Takım Haklar
İlk geldiğim zamanlar beni başhekimin odasına götüren görevlilerden, ismi Vazha olan, beton zeminde dolaşırken telaşla yanıma yaklaştı.
“ — Bay Turhan.”
“Başhekim George Efendi sizi odasına götürmemi söyledi.”
“ — Gidelim bakalım Vazha Başkan.”
Bahçeden sonra koğuşlar bölgesinden geçiyoruz Vazha’yla, iki bina arasını birleştiren yarı peyzajlı bir ara bahçeden sonra başhekimlik ve idari işlerin yürütüldüğü, boyası diğer binalardan biraz daha iyi olan binaya ulaşıyoruz. Burada görevlilerin çokluğu düşünüldüğünde benim gibi olanlar kıyafetleri ile bu binada azınlık oluyor. Buna paralel mavi kıyafetli görevlilerin soğuk bakışlarına maruz kalıyor olmalılar. Bina Rus dönemi yapılarından kalmış olmalı, duvarları yılların yorgunluğunu taşıyor, odaların ve koridorların pencere alanları ise çok geniş ve uzun, aynı tavanları gibi. Eski yapıların insanı basmayan bu ferahlığını seviyorum. Çalan telefon sesleri, görevli konuşmaları ve odalardan birinden gelen televizyon uğultuları eşliğinde bir kat daha çıkıyoruz. Bu binada klimalar var fakat bulunduğumuz bölge ve yapının özelliğinden olacak burası da soğuk. Merdivenleri çıkarken esen rüzgârın vücudumda dolaşım yaptığını hissedebiliyorum.
“ — Nasılsınız Bay Turhan? Tedaviniz nasıl gidiyor?”
“ — Nasıl olduğum şimdilik belli değil. Tedavi diyorsunuz hala!”
“ — Burası bir hastane çünkü!”
“ — Burası bir hastaneyse niye şartları diğer bildiğimiz hastanelere benzemiyor? Ve siz beni bir suçlu gibi tanımlarken hapishane değil de burada kalıyorsunuz durumunu bir keyfiyet ve rahatlık gibi sunmaya çalışıyorsunuz. Sanki Pablo Escobar’ım da gücümü kullanıp kötü bir hapishanede kalmaktansa şartlarını ve iç düzenini kendim hazırladığım, bunu yetkililere dayattığım hani dünyaca meşhur Kolombiya’daki La Catedral’de kalıyorum.”

“ — Yüksek Güvenlikli Adli vurgusunu tekrar yapayım. Suç işlemiş veya işleyebilecek psikiyatri hastalarının, normal psikiyatri kliniklerinde tedavi edilmeleri sürecinde diğer hastaların tedirginlik yaşamamasını sağlıyor bu sistem. Siz veya bir yakınınız normal bir durumda suç işleyen biriyle aynı yerde tedavi görmek ister miydiniz?”
“ — İyi ama ben bir suçlu değilim ki Doktor George! Rehabilite diyorsunuz fakat suçlu olduğumu dayatmanız bana kötü hissettiriyor.”
“ — Bay Turhan, buraya kavga sebepli getirildiğinizi ve bir hapishanede tutulmaktansa ülkeniz yetkililerinin de ısrarı ve ricasıyla burada olduğunuzu hatırlatmak isterim tekrar. Bunu tartışmayalım artık. Zaten buradaki herkes suça yatkın olmadığını, bağımlı olmadığını, hasta olmadığını söyler.”
“ — 3 metre yükseklikte ve 2 çitle çevrili, anlayabildiğim kadarıyla elektromanyetik güvenlik sistemi mevcut, elektronik kapılar ve alarm sistemlerinin bulunduğu yere hastane demeye devam edecekseniz ben de bunu sizinle tartışmayacağım.”
“ — Tamam. Geçelim. 21 günü doldurdunuz, bazı haklarınız var artık daha önce ifade ettiğim gibi. Bu 21 gün hakkında ne düşündüğünüzü de dinlemek isterim.”
“ — Sigarasızlık başıma vuruyor Doktor George. 21 gün diyorsunuz fakat sanki hep buradaymışım, buraya aitmişim gibi hissettiğim zamanlar oluyor. Her şeyi beraber yapmak ve bu tek tiplilik ise beni mahvediyor.”
“ — Artık müdür demiyorsunuz.”
“ — Beni terbiye ettiğinizi düşündürmesin bu size, içimde hala müdürsünüz. İlk geldiğim zamana göre empati yapıyor ve sizleri de anlamaya çalışıyorum sadece. Farklı sebeple yatışta bulunan koğuşların sayım ve toplu hareket gerektiren eylemler sırasında bir araya getirilmesi başında beni biraz ürkütüyordu lakin buna da alıştım. Tek tip kıyafet ve tıraş belki biraz da bunun için. Herkes bir ve eşit gibi. Kötü tabii, lakin iyi tarafları da var. Birkaç kişi ile sohbet dışında genelde kendime çekiliyorum. Bu çocukluğumdan beri yaptığım bir şeydir.”
“ — Kendisiyle kalması iyidir insanın. Fakat burada bunu çok önermiyoruz. İlaçların ve toplu halde hareket edilmesinin ve birtakım aktivitelerin nedeni sizleri yeni şeylerle meşgul etmek ve kendinizle kalmamanızı sağlamak. Bu içine düştüğünüz bir kuyu etkisi yapabilir burada. Etrafı izleyin, atölyelere katılım gösterin, sohbet edin. Bir uğraş içinde olun. Sevdiklerinizi arayın.”
“ — Ankesörlü telefonda onlarca kişiyi bekleyerek ve sadece 3 dakika görüşme hakkıyla mı?”
“ — Bakın bu da bir aktivite. Sıraya girmek, beklemek, konuşmak… Zamanı kullanmanın bir parçası bunlar. Her gün başka bir sevdiğinizi arayınız siz de.”
“ — Anlıyorum. Evet bir aktivite, belki dışarının, sivil hayatın ve özgürlüğünde kıymetini bilmek için aktiviteler bunlar.”
“ — Neye, nasıl baktığınızla ilgili bu. Olabilir. Bu defa sizi daha ılımlı gördüm. Edebiyat ve sanatla ilgili olduğunuzu biliyorum hakkınızda edinilen bilgilerden, bu sıra çok yoğunum fakat sizin için de uygun olursa bazı vakitler sohbet edelim. Belki satranç da oynarız biliyorsanız, nöbet zamanları vakti değerlendirmiş olurum. Size de, aktivite olur.”
“ — Deneme gayretinde olalım George Bey.”
“ — O vakit görüşmek üzere Bay Turhan.”
“ — Eyvallah.”

메타데이터
- post_id
- 7560ddd4ee3b
- slug
- yirmi-bir-gün-sonra-bir-takım-haklar-7560ddd4ee3b
- url
- https://medium.com/@tmturhan/yirmi-bir-g%C3%BCn-sonra-bir-tak%C4%B1m-haklar-7560ddd4ee3b
- canonical_url
- https://medium.com/@tmturhan/yirmi-bir-g%C3%BCn-sonra-bir-tak%C4%B1m-haklar-7560ddd4ee3b
- author_url
- https://medium.com/@tmturhan
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-24 18:57:25