Yanılmak
Benim bir bahçem oldu bir gün. Aslında hep varmış da ben o an varlığından haberdar oldum. Zaten hep bir bahçem olsun isterdim çünkü sağıma…
Yanılmak
Benim bir bahçem oldu bir gün. Aslında hep varmış da ben o an varlığından haberdar oldum. Zaten hep bir bahçem olsun isterdim çünkü sağıma bakıyorum birinin bahçesi, soluma bakıyorum başkasının bahçesi… Haliyle ben de heves ettim tabii. Neyse, o gazla elime geçen ilk tohumu ektim. Çünkü bahçe sahibi olma fikrine öyle kapılmıştım ki nasıl bir bahçe sahibi olmak istediğimi hiç düşünmedim. Anlıyor musunuz? Önemli olan bir bahçem olmasıydı.
Tohumu ektim, suladım, toprağı kazdım. Elimden geleni fazlasıyla yaptım. Nihayetinde bir çiçeğim oldu. Hiç de güzel değildi ama olsun, benimdi. Böyle düşünerek bakmaya devam ettim.
Bir gün çiçeğimi severken dikenlerini fark ettim. O an o kadar utandım ki… O kadar emeğin sonunda elimde beni kanatan bir şey vardı. Baktıkça beni mutlu etmesi gereken bahçem beni kızdırıyordu. En çok kime kızdım bilmiyorum; bazen çiçekten aldım hırsımı, bazen kendimden. Geri dönüp yeni bir bahçe yapmak için geç kalmış hissediyordum ama bu çirkin çiçeğe bakarak daha ne kadar dayanabileceğimi de bilmiyordum.
Ben bu savaşı verirken çiçeğin dikenleri büyüdü, kocaman oldu ve çiçekten iğrenç kokular gelmeye başladı. Öyle ki bu kokular sinekleri çekiyordu. Artık bahçemin çirkinliğini gizleyemez oldum. Zaten ne kokusuna ne görüntüsüne dayanamıyordum. Ben de koparıp attım. Ama çok canım acıdı. Geçen zamana kızdım; başkalarının fidanları ağaç olurken benim elimde kuru toprak kalmıştı. Buna kızdım. Farklı çiçekler ekebilir miydim, büyütebilir miydim bilmiyorum. Kendime güvenemedim çünkü tanıdığım tek bitki oydu. Başka bir çiçeğe sahip olamayacağım korkusundan mı bilmiyorum ama o tohumları sıkı sıkı tuttum avucumda.
Tırnaklarım etime geçti, acısı içimi deldi. Leş kokusu midemi bulandırdı ama yine de bırakamadım, tuttum.
Bunu yazıyorum çünkü içimde bir şeyler kımıldadı. Artık bir bahçeye sahip olma fikrinden çok, nasıl bir bahçe istediğimi düşünmeye karar verdim. Ya da istediğim gibi bir bahçem olmayacaksa; mis kokuları aklımı başımdan almayacaksa, renkleri gözümü gönlümü açmayacaksa bahçe istemediğimi fark ettim sanırım.
Bu tohumlara ihtiyacım yok yani. Bazen rüyamda o çirkin çiçeği görüyorum; beni çağırıyor, yaklaşıyorum, sonra burnuma kokusu çarpıyor ve uyanıyorum.
Avucumdaki tohumlar , artık bana ait değilsiniz. Sizin yeriniz bataklık. Sizi bırakıyorum. Teşekkür ederim ama asla minnettar değilim.
Artık ellerim boş ama kalbim özgür ve toprağım bir gün yeşerecekse eğer bu kez istediğim bahçeyle olacak.
메타데이터
- post_id
- 77ff9631378b
- slug
- yanılmak-77ff9631378b
- url
- https://medium.com/@Blokdiilblog/yan%C4%B1lmak-77ff9631378b
- canonical_url
- https://medium.com/@Blokdiilblog/yan%C4%B1lmak-77ff9631378b
- author_url
- https://medium.com/@Blokdiilblog
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-13 17:07:52