Japonya’ya Atom Bombası Atılmış Olabilir Mi?
Bu soru size saçma gelmiş olabilir, tabiki Japonya’ya atom bombası atıldı, bu kadar saçma bir soruyu sormaya ne gerek var? Ehh hız çağında…
Japonya’ya Atom Bombası Atılmış Olabilir Mi?
Bu soru size saçma gelmiş olabilir, tabiki Japonya’ya atom bombası atıldı, bu kadar saçma bir soruyu sormaya ne gerek var? Ehh hız çağında böyle bir soruyla zamanınızı çalmayı ben de istemezdim, ama maalesef böylesine bir tarihsel trajediyi sırf tıklanma uğruna reddeden bir sürü insan var , aynen holocaust’u reddedikleri gibi…
Yukarıdaki makalenin yazarı’nın temel iddiası Japonyanın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine herhangi bir atom bombası atılmadığı, bunun Amerika tarafından kendilerini güçlü göstermek üzere uydurulmuş bir yalan olduğu. Tabii bir şekilde yazar kendi iddiasını destekleyen bir sürü uzman olduğunu söylüyor ama ne ben araştırmalarımda böyle uzmanlara rastladım ne de yazar bu uzmanlardan herhangi birinin ismini vermiş.
Yazarın iddiasına göre Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombalar aslında Tokyo bombardımanı sırasında kullanılan Napalm bombaları. Tabiki bir Napalm bombasının gücü bir şehri yerle bir etmeye yetmiyeceği için bunun koca bir bombardıman olması gerekiyor. Yani tek bir B-29 uçağı yerine koskoca bir filo gerekiyor (bk. Tokyo bombardımanına 300 uçak katılmıştı).
Yazarın en büyük iddiası Hiroşimadaki yıkılmayan betonarme yapılar.
Napalm bombası Japonya için tasarlanmıştı. Amacı patladığı bölgede olabildiğince yangın çıkarmak ve Japonların o zamanlar çok sevdiği ahşap yapıları yok etmekti. İşte yazarın iddiası tam da burda ilgi çekmeye başlıyor, eğer sadece yangın çıkartan Napalm bombardımanı kullanılmış olsaydı beton binalar zarar görmezdi değil mi? Eeee tam da olan bu, o zaman gerçekten Napalm bombaları kullanılmış olamaz mı?

Hiroşima barış anıtı ground zero noktasına oldukça yakın olmasına rağmen ayakta kalmış yapılardandır.
He really got you with this, didn’t he?
İddia her ne kadar ilk başta ilgi çekici gözükse de biraz eşeleyince etkileyiciliğini yitiriyor. Yale üniversitesinin yaptığı bir yıkım araştırması gerçeği gözler önüne seriyor.
In Hiroshima almost everything up to about one mile from X was completely destroyed, except for a small number (about 50) of heavily reinforced concrete buildings, most of which were specially designed to withstand earthquake shock, which were not collapsed by the blast; most of these buildings had their interiors completely gutted, and all windows, doors, sashes, and frames ripped out. In Nagasaki, nearly everything within 1/2 mile of the explosion was destroyed, including heavy structures. All Japanese homes were destroyed within 1 1/2 miles from X.
Unutmayın atom bombası atıldığında Japonya 4 yıldır ABD ile savaş halindeydi ve elbette bitmek bilmez bombardımanlar için az da olsa önlem almıştı. Çok az sayıdaki hükümet binasını hem bombardıman riskine hem de yüksek şiddetli depremlere karşı güçlendirilmişti. Ve bu güçlendirilmiş binalar Atom bombasının şok dalgasına direnebilmiş.
Ehhh bunlar Napalm bombalarına da direnebilirdi o zaman Japonya’ya atılan bombanın atom bombası olduğunu nasıl kanıtlayacağız?
In Nagasaki, 2,000 feet from X, reinforced concrete buildings with 10" walls and 6" floors were collapsed; reinforced concrete buildings with 4" walls and roofs were standing but were badly damaged. At 2,000 feet some 9" concrete walls were completely destroyed.
Yukarıda okuduğunuz gibi güçlendirilmiş Nagazaki’deki binaların da hepsi ayakta kalmamış bunların bazıları tamamen yerle bir olmuş, ve emin olun asıl amacı olabildiğince binayı ateşe vermek olan bir bomba bu tür depreme dayanıklı betonarme binaları yıkabilecek şok dalgası üretemezler. Her ne kadar çelik konstrüksiyon yapılar, çeliğin yüksek sıcaklıklarda mukavemetini kaybetmesinden dolayı yıkılsalar bile (bk. 11 eylül saldırısı) betonarme binalarda aynı özelliği çoğu zaman görmüyoruz.
İkna olmadınız mı o zaman bir tane daha geliyor!
In Nagasaki, reinforced concrete smoke stacks with 8" walls, specially designed to withstand earthquake shocks, were overturned up to 4,000 feet from X.
Yukarıda da okuduğunuz gibi merkez noktasına yaklaşık 1300 metre uzaklıktaki hükümet tarafından güçlendirilmiş duman bacaları devrilmiş. Unutmayın bu tür bacalar ısıya dayanıklıdır yani yangın tarafından açığa çıkan yüksek ısı sonucunda yıkılmaları imkansız. Yukarıda belirttiği gibi bu bacalar şiddetli depremlere dayanabilecek şekilde tasarlanmış yani Napalm bombalarının ürettiği şok dalgalarına tarafından yıkılması da imkansız. Bu tür yapıların yıkılmasındaki en mantıklı açıklama ya bir atom bombasının üretebileceği seviyede şok dalgası ya da büyük ölçekli bir deprem. Bombardımana artı olarak büyükçe bir deprem olmadığı sürece Atom bombası kullanıldığından başka bir sonuca ulaşamıyoruz.
Buradaki temel sorun atom bombasının ilk örneklerinin tahrik gücüyle bizim soğuk savaş zamanında görmeye alıştığımız, o devasa karşı tarafı korkutma amaçlı güzelim mercan resiflerinin canına okuyan geliştirilmiş versiyonlarınkiyle karıştırıyor oluşumuz. Aslında Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarını düştüğümüz dehşet yüzünden olduğundan daha durdurulamaz sanıyoruz.

Yanlış anlaşılma olmasın bu patlamalar dehşet verici bir tahrik gücüne sahip, burada bahsetmek istediğim şey durdurulamaz değiller. Bize çok güçsüz görünen bazı ağaçlar ( her ne kadar köze dönseler de) ayakta kalabiliyorlar.
Yazarın bir başka iddiası ve muhtemelen çürütmesi en kolay olanı da yollar

Yukarıda göründüğü üzere şehrin sokakları açık görünüyor, bu görüntü tek bir noktadan gelen şok dalgasından* *çok büyük bir bombardımanın sonucu olduğu yere çökmüş moloz yığınları gibi duruyor, değil mi?
Aslında değil basit bir akıl yürütmeyle sorun çözülüyor. Atom bombaları atıldıktan kısa bir süre sonra Japonya teslim oluyor ve ABD öncülüğünde kurulan ortak bir ekip atom bombasının sonuçlarını incelemek için 2 şehirde de araştırma başlatıyorlar. Bu ekiplerin araştırma yapabilmeleri için şehre ulaşmaları gerekiyordu. Bu vesileyle hükümet güçlerinin şehir yollarını molozlardan temizlemeleri çok da şaşırılacak bir şey değil. Unutmayın bu fotoğraflar patlamadan 6 ay sonra çekilmiş durumda. Zaten yukarda görüldüğü gibi bütün yollar da açık değil.
Bir diğer iddia ise patlamadan bir süre sonra etrafta gezinen insanlar

Yukarıda bir videodan kesitte (elbette yazarımız bir youtube videosu üzerinden konuşuyor) patlamadan kısa bir süre sonra yüksek radyasyon seviyesine sahip şehirde yürüyen insanları görüyoruz. Bu insanların neden ölmüyorlar.
Bu safsata radyasyon ile ilgili şehir efsaneleri üzerine kurulmuş durumda, resimdeki insanların yürüdüğü zamanki radyasyon onların anında öldürücek seviyede değil. Radyasyon sanıldığının aksine insanları aniden mutantlara çevirmekten çok uzun vadede kansere yol açar.
For all other cancers, incidence increase did not appear until around ten years after the attacks. The increase was first noted in 1956 and soon after tumor registries were started in both Hiroshima and Nagasaki to collect data on the excess cancer risks caused by the radiation exposure.
Columbia üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre atom bombası atılan 2 şehirde de kanser artışı 10 yıla kadar gözükmemiş, 1956 civarında 2 şehirde paralel olarak yükselme trendi tespit edilmiş.
One of the most immediate concerns after the attacks regarding the future of both Hiroshima and Nagasaki was what health effects the radiation would have on the children of survivors conceived after the bombings. So far, no radiation-related excess of disease has been seen in the children of survivors, though more time is needed to be able to know for certain.
Araştırmanın ilginç olan bir diğer kısmında ise şu ana kadar hayatta kalanların çocuklarında radyasyona bağlı aşırı bir hastalık gözlenmediği, yazıda bunun üstüne kesin bir şey söylemek için henüz erken olduğunu da ekliyor, Yazı 2012 tarihli. İlk kanser artışının patlamadan 10 yıl sonra ortaya çıktığını düşünürsek, yeni jenerasyon için neden biraz daha süreye ihtiyacımız olduğunu anlıyoruz.
Tarih işleyişi
İnsanların çoğu tarihi dev bir satranç tahtası olarak düşünme hatasına düşüyorlar. Çağımızın rasyonalitesine alışmış beyinlerimiz her şeyde olduğu gibi tarihte de bir düzen arıyor. İnsanların tarihin büyük güçlerin tıkır tıkır işleyen ve hiç bir hata olmaksızın işleyen planlarına, komplolarına inanmalarının nedeni de bu mükemmeliyetçi düzen arayan beyinleri.
Gerçek bundan çok daha sıkıcı, tarih bir masa etrafında oturmuş zeki insanların sinsice plan kurup bunları uyguladıkları bir şey değil, tarih aptalların tarihidir(esg hocamızın tabiriyle). Bunu bir çok savaş taktiğinde ya da ekonomi politikalarında görebiliyoruz, mesela Almanlar büyük müttefik çıkarmasının Normandiya’ya yapılacağı istihbaratını Çiçero tarafından almıştı, ama herhangi bir savunma çabası içine girmediler, mesela Büyük Buhran zamanında, orta alt seviye insanlara hayatları boyunca kazandıkları miktarın 10 katını kredi olarak vermek mantıklı değildir ama atalarımız hiç düşünmeden fabrika işçilerine yüksek bütçeli krediler verdiler.

Ünlü Normandiya Çıkarması

Büyük Buhran zamanından bir kare
Bu ve daha bir çok örnekte tarih yazan insanların her şeyi gören birer yarı tanrı olmaktan çok sizin bizim gibi aptal ve sakar olduklarını gösterir.
Tarihte nereye bakarsak bakalım bu tür aptallıkları, sakarlıkları görürüz. Çünkü insan rasyonel olmaktan çok duygusal bir varlıktır, kararlarını alırken pragmatist değildir çoğu zaman hisleriyle hareket eder. Bu tür bir varlık topluluğunun yaşadıklarında mantık aranmaz.
Tarih kaotiktir, toplumları kandırmak sandığınızdan daha zordur. İnsanlar belirli konularda kandırılmışlardır, ama bu kandırma büyük güçler tarafından insanlara dayatılan bir yalandan çok bir toplumun doğruluğuna gönülden inandığı subjektif gerçeği diğer bir topluma da inandırması şeklinde olmuştur. 2. dünya savaşı ilk bittiğinde Avrupa halkının büyük çoğunluğu Almanları Rusların yendiğini düşünüyordu yaklaşık 10 yıl sonra Almanları yenenin açık ara Amerikalılar olduğuna karar vermişlrdi…
Velhasıl kelam Japonya’nın 2 şehrine yüzlerce uçakla bombardıman düzenleyip tek uçaktan Atom bombası attık yalanını bütün dünyaya inandırmak, Japonya’ya gerçekten Atom bombası atmaktan kat be kat daha zordur, ve çoğu zaman basit açıklama doğru açıklamadır…
Unutmayın bu tür yazıların okumaya değip değmeyeceğini sadece yazarın diğer yazılarının başlıklarına bakarak anlayabilirsiniz.
sağlıcakla kalın…
메타데이터
- post_id
- 795386d2de4f
- slug
- japonyaya-atom-bombası-atılmış-olabilir-mi-795386d2de4f
- url
- https://medium.com/@erenalkis49/japonyaya-atom-bombas%C4%B1-at%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F-olabilir-mi-795386d2de4f
- canonical_url
- https://medium.com/@erenalkis49/japonyaya-atom-bombas%C4%B1-at%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F-olabilir-mi-795386d2de4f
- author_url
- https://medium.com/@erenalkis49
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-08-18 14:49:49