Topraktan mı yaratıldık?
Topraktan yaratılmak bana göre yanlış anlaşılmış bir konulardan biridir.
Topraktan mı yaratıldık?
Topraktan yaratılmak bana göre yanlış anlaşılmış bir konulardan biridir.
Beynimiz, yeni bir şey öğreneceği zaman, onu daha önce öğrenmiş olduğu şeylere benzetmeye çalışır ve böylelikle karşılaştığı yeni bilgiyi daya kolay kavrayabilir. Bu yüzden, başlangıçta çok yavaş öğreniriz, öğrendiklerimiz arttıkça öğrenme hızımız da artar.
Bebek, yürümeyi ancak etrafında yürüyen insanları görerek ve aynı şekilde konuşmayı da konuşanları dinleyerek öğrenir. Bebek, her yeni deneyimi hafızasına kaydeder ve önceki deneyimlerle yenisi arasında örüntüler inşa etmeye çalışır. Aynı şekilde, bir öğretmen öğrencilerine yeni bir konu anlatırken, eğer mümkünse anlatacağı yeni konuyu önceden öğrettiği bilgilerin üzerine inşa eder.
Topraktan yaratılma fikrinin insanlara anlatıldığı dönemde; insanlar üretime dair pek fazla bir şey bilmiyorlardı. Çömlekçiler vardı ve yumuşak kil toprağa şekil verip pişirerek faydalı kaplar veya bir canlıya hatta insana benzeyen nesneler üretebiliyorlardı. Bu bakımdan, insanın var oluşunun bir çok aşama sonunda olduğunu anlatabilmek için bu benzetme kullanılmıştır.
‘Ol!’ demesi her şeyi yapmaya yeten, mutlak kadir bir yaratıcı, niye toprak alsın da elleriyle yoğursun.
Ayrıca; Kutsal metinlerdeki tanımlara göre, “O” hiçbir şeye benzemeyen değil midir?
Elleriyle yoğuran, yani insana benzeyen, bir şeyler yapabilmek için vakit ve emek harcayan bir yaratıcı, kutsal kitaplarda anlatılan yaratıcıya hiç ama hiç benzemez. Demek ki; burada bir mecaz vardır ve anlatılmak istenen asıl şey bu mecazın içinde gizlidir.
Aynı şekilde; Adem’e secde eden melekler ve secdenin kendisi de mecazdır. En basit anlamıyla secde için bir beden ve bir zemin gerekir, oysa ne bir zemin söz konusudur ne de meleklerin bir bedeni vardır.
Bu söz, yani insanın topraktan yaratılmış olması, bana göre; onun, bazen ne kadar yüce ve bazen de ne kadar aşağılık olabileceğini anlatmak için kullanmıştır. İnsan; bazen toprak gibi, alçak gönüllü, verimli ve bazen de kötü kokan, verimsiz bir bataklık gibidir.
Yaratılış anlamında ise topraktan elde ettiğimiz tüm besinlerin, insan vücudunu onarması ve devamlılığını sağlaması demektir. Yani, bir besini yediğimizde, o besin hücrelerimizde kullanılır, bizim tamamlayıcımız olur, besin insana dönüşür!
Öyle ki; anne-babanın aldıkları besinler, sperm olur, yumurta olur. Hamilelik döneminde, annenin yediği besinler hem kendi vücudunun ihtiyaçlarını hem de bebeğin ihtiyaçlarını karşılar.
Varlığımız için gerekli olan her şey, dolaylı veya dolaysız topraktan karşılanır!
Yani, insan vücudunda ölen her bir hücrenin yerine yenisi yaratılırken topraktan elde edilen bu besinler kullanılır ve bu anlamda insan her an bir yok oluş ve yeniden var oluş yaşar; ta ki ölene kadar. Ölüm de bir son değil, aslında yeni bir yaşamın başlangıcıdır, bir dönüşümdür.
Özetle, doğumdan ölüme tüm yaşamımızda; vücudumuzu oluşturan her şey topraktan elde ettiğimiz besinlerle karşılanır.
메타데이터
- post_id
- 7beb7af31958
- slug
- topraktan-mı-yaratıldık-7beb7af31958
- url
- https://medium.com/@xmkarabulut/topraktan-m%C4%B1-yarat%C4%B1ld%C4%B1k-7beb7af31958
- canonical_url
- https://medium.com/@xmkarabulut/topraktan-m%C4%B1-yarat%C4%B1ld%C4%B1k-7beb7af31958
- author_url
- https://medium.com/@xmkarabulut
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-22 12:55:45