Kona Kahve, Kanada, Bere, Hawaii
UPS’in kahverengi arabasını daha görmeden köpeklerin havlaması başladı. Bu evde zile ihtiyacımız yok köpekler o işi görüyorlar. UPS’in…
Kona Kahve, Kanada, Bere, Hawaii
Photo by Doğu Tuncer on Unsplash
UPS’in kahverengi arabasını daha görmeden köpeklerin havlaması başladı. Bu evde zile ihtiyacımız yok köpekler o işi görüyorlar. UPS’in oğlan Fedex gibi değil paketleri kapıya getirmiyor, evin önüne bırakıyor.
Kutuyu açmadan içinde ne olduğunu biliyordum: Kanada’dan kahve.
Efendim, bu Kanada kahvesi uzun hikâye. Yanılmıyorsam ilk Hawaii ziyaretimizde keşfettik Hawai’nin Kona kahvesini.
Asit miktarı düşük olan bu kahvenin gerçekten değişik, normal kahvelerden daha pürüzsüz bir içimi var. Üstelik kahve soğuduğunda da acılaşmıyor. Rivayete göre antioksidan miktarı da diğer kahvelere göre yüksek. Uzun lafın kısası pek güzel bir kahve.
Photo by Ante Samarzija on Unsplash
Ne var ki her güzel şey gibi Kona kahvede normal kahveden çok daha pahalı. Hawaii tatilinde alıp özenle taşıdığımız paket bitince internet başına geçip uygun fiyatlı bir online kaynak bulmak kaçınılmaz oldu. Doğal olarak ilk baktığım Hawaii’deki kahve çiftliklerinin web siteleriydi. Ne var ki fiyat bu sitelerde üç aşağı beş yukarı ayni seviyedeydi. İkinci durak kahve satan toptancı web siteleri oldu. Birçoğunda Kona kahvesinin lafı bile geçmiyordu, ama sonunda Kona kahveyi 10 poundluk paketlerle satan bir yer buldum, fiyat harikaydı. Ve nerde miydi bu toptancı? Kanada.
Go figure! Kanada’dan kahve getirmeye böyle başladık.
Efendim şimdi diyeceksiniz alt tarafı kahve, ne önemi var ama bizim evde durum biraz değişik. Benim Texaslı eşim genelde her konuda son derece uysaldır ama iş kahveye gelince hayret edilecek kadar seçici olduğunu daha ilk çıkmaya başladığımız günlerde hayretler içinde öğrendim. Mesela kahve illaki çekirdek olarak alınacak ve yuvarlak değil elips kahve değirmeninde çekilecek. O kahve değirmenin şeklinin ne işe yaradığını hâlâ anlamış değilim ama her konuda son derece uyumlu olan bir partnerin bu gibi kaprislerine anlayış göstermeye kararlı olduğum için çok da sorgulamadım. Birlikte yaşamaya başladığımızda kahve küçükte olsa pürüzler yaratmaya başladı.
Photo by Yanapi Senaud on Unsplash
Her sabah benden önce kalkıp kahve yapan ve ilk kahvemi yatağa getirip beni uyandıran bir partnerim olması harikaydı. Ama gene her sabah mutfağa gidip tezgâh üstünde yayılmış kahveyi temizlemekte bunun bedeli olmaya başladı. Dırdır edip sabah kahvemden olmak yerine buna bir çözüm aramaya başladım ve keşfettiğim kahveyi kendi içinde öğüten kahve makineleri buna harika bir çözüm olacaktı. Tabii kahve çekişleri ve damlatma sistemleri bizim Texaslı’nın kontrolünden geçerse. Hiç unutmuyorum, Costco’da bulduğum ilk akıllı kahve makinesini alırken kasada sordum.
- “Eşim beğenmezse geri getirebilir miyim?”
Kasiyer anlamadan yüzüme baktı;
-
“Çalışmazsa, bozuksa tabii.”
-
“Yok bozuksa değil, eşim beğenmezse, benim eşim kahve konusunda biraz hassas her kahve makinasının kahvesini içmez de.”
Adam acır bir ifadeyle yüzüme baktı:
– “Getirebilirsiniz herhalde” dedi.
Photo by Grant Beirute on Unsplash
Ve tabii o kahve makinesi geri gitti. Ama azimle yılmayıp internette oval kahve çeken otomatik bir kahve makinesi bulup aldım ve sonunda tezgâh temizlemek faslı kapandı.
Kahve durumları bu vaziyetteyken Kona kahveyi ucuza alabileceğim bir Kanada şirketi bulmanın önemini anlayabilirsiniz.
Bizim Kanada’dan her iki ayda bir 10 poundluk paketlerle kahve almamız böyle başladı. Seneler önce San Francisco’da başlayan bu fasıl Hawaii’ye vardığımızda da değişmedi. Çünkü o fiyata Hawaii’de Kona kahve satan kimseleri bulamadım.
Bu sabah kutuyu açıp ayrı ayrı paketlenmiş birer poundluk kahveleri dolaba yerleştirirken kutunun dibinde şirketin yolladığı hediye gözüme çarptı. Nerdeyse 10 senedir her iki ayda bir kahve alıyoruz bu adamlardan, herhalde Hawaii’ye taşınmamızı, ev değiştirmelerimizi falan adres değişikliklerinden takip ediyorlar ne de olsa akraba gibi olduk. Her defa kutuya küçük hediyeler koyarlar. Paket ağzını kapatmaya yarayan klipler, şirket logolu takvim vs..

Bu defaki hediye üzerinde şirket logosuyla beyaz bir yün bereydi.
Hawaii’de beşinci yılımızdayız, yanlışlıkla kılık kıyafetin içine karışmış atkılar, çoraplar atılalı çok oldu. Hani belki bir zaman lazım olur diye sakladığım uzun kollu kıyafetler bile son taşınmada evden uzaklaştırıldı.
Sabah sabah bu yün bereye bakarken güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. Hawaii’ye yün bere yollamak kimin aklına gelmişti acaba? Kafamdan geçen bunu nerde kullanırım ihtimallerini hızla elimine ettim. Hawaii adasında volkana tırmanırsak, Alaska’ya tatile gidersek, ana karaya kayak yapmaya gidersek… Açılmamış berenin paketini kapıp dolapta bağışlanacaklar kutusuna attım. Bu yaştan sonra kayak yapmaya karar verirsek onun beresini o zaman düşürdüm.
메타데이터
- post_id
- 7d3cc73b4b8d
- slug
- kona-kahve-kanada-bere-hawaii-7d3cc73b4b8d
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/kona-kahve-kanada-bere-hawaii-7d3cc73b4b8d
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/kona-kahve-kanada-bere-hawaii-7d3cc73b4b8d
- author_url
- https://medium.com/@mia_kok
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-09 15:37:30