← Back to list

İçgörülerle Womentum Eğitimleri (4)

Gönüllülükten işe alıma, yapay zekadan büyük veriye, empatiden mülakata “Womentum” eğitimlerini inceliyoruz.

imece in imece · 2025-07-30 14:43 · 0 claps · 5.2 min read
#womentum #kadın #yayın #eğitim #imecelab
Open on Medium ↗

İçgörülerle Womentum Eğitimleri (4)

Gönüllülükten işe alıma, yapay zekadan büyük veriye, empatiden mülakata “Womentum” eğitimlerini inceliyoruz.

Enerjisa Üretim’in ana partnerliğinde, imeceLAB’in yürütücülüğünde, Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) akademik desteğiyle kadın öğrencilere yönelik düzenlediğimiz 2025 Womentum Programı’nı işlediğimiz içeriklere devam ediyoruz!

Bugün ayrıntılarını inceleyeceğimiz ilk eğitim, Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Itır Erhart’ın gerçekleştirdiği “Empati & Gönüllülük” eğitimi. İnsanlığın ve gezegenin sürdürülebilirliği için gönüllülere olan ihtiyacı vurgulayan Erhart, “Özellikle Endüstri Devrimi sonrası insan, o kadar kendini yaşamın merkezine koyuyor ki insanın iyi olma hali, daha konforlu şartlarda yaşayabilmesi, daha fazla gıdaya ulaşabilmesi, daha fazla giyinebilmesi için diğer canlıların iyi olma hali neredeyse hiç gözetilmiyor.” diyerek hayvan deneyleri, denizlerdeki plastik kirliliği gibi alanlardan kampanya örneklerini sıralayarak ekledi: “Bize ‘bütün bunlara rağmen insan kendisini konumladığırdığı bu yerde durmalı mı’ yoksa ‘diğer yaşamlarla ilişkisini yeniden gözden geçirmeli mi’ sorularını sorduranların önemli bir kısmı da gönüllü olarak bu konuları sahiplenen ve onların sözcülüğünü yapan insanlar.” Gönüllü çalışmalarının gerçekleştirilme nedenlerini, “gezegenin ve canlıların iyi olmasına katkı sunmak, dolayısıyla kendi iyi olma halimize ve anlam arayışımıza da katkı sunmak” ile açıklayan eğitmenimiz, “Bu başkasının işi demeden aslında her birimizin içinde bulunduğu dünyada, kendi etki alanında bir şeyler yapması, motive olması ve aksiyona geçmesi çok kritik” dedi. Gönüllülüğün bir sivil toplum kuruluşu aracılığıyla bilgi, enerji, yetenek ve zamanı paylaşımı olduğuna dikkat çeken Erhart, gönüllülük aktivitelerinin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’yla da kesiştiğini vurguladı. Eğitmenimiz, gönüllülük alanındaki aktarımlarını tamamladıktan sonra, anlatımını empati kavramına şu cümlelerle bağladı: “Empati kurabilmek için, herkesin aynı ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlar karşılanmadığında çok benzer ruh hali içinde olduğunu kabul etmemiz ve fark etmemiz gerekiyor. ‘İhtiyaçlar karşılanmadığında ne hissediyorum?’ Gönüllülük yaptığımızda, birlikte çalışacağımız gruba yaklaşırken bunun farkındalığıyla yaklaşmamız gerekiyor, yani ‘bizler-onlar’ diye değil, ‘bu şartlarda biz de aynı şekilde hissederdik’ şeklinde ele almalıyız. Benim amacım aslında bu ihtiyaçların karşılanması için aracılık etmek.”

Şimdi gerçekleştirdiğimiz çeşitli eğitimlerin içgörülerine ve kazanımlarına göz atacağız!

Sabancı Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kemal Kılıç tarafından gerçekleştirilen “Yapay zeka”, imece ekibi tarafından gerçekleştirilen “AI for Good”, Sabancı Üniversitesi’nden Dr. Hasan Sait Ölmez tarafından gerçekleştirilen “Veri Analitiği ve Big Data”, Enerjisa Üretim Kültür ve İnsan Ekibi tarafından gerçekleştirilen “İşe Alım Hikayesi” başlıklı eğitimler de öğrenciler tarafından yoğun bir ilgiyle takip edildi. Öğrencilerin, bu eğitimleri dinledikten sonra bildirdikleri yorumları okuyor, sunulan eğitim müfredatının öğrencilerdeki yansımalarına kulak veriyoruz:

  • Yapay zeka eğitiminde beni en çok etkileyen şey, teknolojiyle olan ilişkimi yeniden düşünmemi sağlamasıydı. Özellikle yapay zekanın hayatımızın her alanına ne kadar entegre olduğunu somut örneklerle görmek, bende büyük bir farkındalık yarattı. Daha önce sadece “kullanıcı” olarak gördüğüm uygulamaların aslında ne kadar gelişmiş sistemler üzerine kurulu olduğunu fark ettim.
  • Yapay zeka alanında kadınların karşılaştığı zorluklar ve sahip oldukları potansiyel üzerine yapılan vurgu, benim için en akılda kalıcı kısımlardan biriydi. Başarılı kadın yapay zeka uzmanlarının deneyimleri, bu alanda daha fazla kadının yer almasının önemi ve bunun için yapılması gerekenler üzerine yapılan tartışmalar çok ilham vericiydi. Bu eğitim, yapay zeka dünyasında aktif bir rol alma ve diğer kadınlara da bu yolda destek olma motivasyonumu güçlendirdi. Kadınların farklı bakış açılarının yapay zeka çözümlerine getireceği zenginliğin altının çizilmesi, bu alanda daha çeşitli ve kapsayıcı bir geleceğin mümkün olduğuna dair umudumu artırdı.
  • Bu eğitim sayesinde yapay zekanın karar destek süreçlerinde nasıl rol oynadığını daha iyi kavradım. Yapay zekayı yalnızca bir araç olarak değil, aynı zamanda bir takım arkadaşı gibi görmeye başladım.
  • Yapay zekanın etik boyutu gerçekten aklımda kaldı. Hangi sınırlar içinde kullanılması gerektiği, önyargılı verilerin nasıl sorunlar yaratabileceği, gizlilik ve şeffaflık gibi kavramlar eğitim boyunca sıkça vurgulandı. Eğitim, teknolojinin sadece ne yaptığıyla değil, nasıl ve neden yaptığıyla da ilgilenmemiz gerektiğini açıkça ortaya koydu.
  • “AI for Good” yaklaşımı kapsamında yapay zekanın sosyal fayda üretme potansiyelini görmek çok değerliydi. Yalnızca teknolojik gelişim değil, etik ve toplumsal yönlerinin de bu kadar detaylı konuşulması zihnimde yeni kapılar açtı. Yapay zekanın “insanlık için” kullanılması fikri, bende yaşadığımız teknolojik gelişmelere karşı derin bir farkındalık yarattı.
  • Teknolojinin sosyal fayda için kullanılması çok değerli ve eğitim boyunca bu alandaki örneklerin verilmesi ilham vericiydi. Sağlık hizmetlerinden iklim değişikliğiyle mücadeleye, eğitimde fırsat eşitliğinden afet yönetimine kadar birçok alanda yapay zekanın olumlu etkileri vurgulandı. Eğitim sayesinde yapay zekanın bilmediğim birçok faaliyetini öğrendim ve bu, bende daha çok araştırma isteği doğurdu. Dersi dinledikten sonra da hemen bu araştırmayı yaptım.
  • Eğitim sonrası, mühendislik mesleğinin yalnızca teknik yeterlilik değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle şekillenmesi gerektiğine dair motivasyonum arttı. Özellikle, “teknoloji sadece geliştiriciye değil, tüm topluma hizmet etmeli” anlayışı beni çok etkiledi. Yapay zekanın doğru ellerde ne kadar faydalı olabileceğini görmek, teknolojiye duyduğum ilgiyi daha anlamlı bir motivasyona dönüştürdü. Eğitimden sonra “ben ne katkı sağlayabilirim?” sorusunu kendime sormaya başladım ve kendi alanımda “iyilik odaklı projeler” üretme fikri artık çok daha somut ve ulaşılabilir görünüyor.
  • Büyük veriyle çalışmanın sadece teknik bir beceri değil, aynı zamanda stratejik bir bakış açısı gerektirdiğini görmek, kariyer hedeflerimi de daha net şekillendirmemi sağladı. Aldığımız bu yeni eğitim, hem problem çözme becerimi geliştirdi, hem de veri okuryazarlığı konusunda beni daha yetkin bir hale getirdi.
  • “Bugünkü eğitim, veri dünyasına dair karmaşık görünen konuları sadeleştirerek anlatması açısından benim için oldukça pozitifti. Veri analitiği ve büyük veri kavramları teorik olarak karmaşık olabiliyor ancak eğitmen, konuları örnekler ve görsellerle destekleyerek anlaşılır kıldı. Özellikle verinin neden “yeni petrol” olarak tanımlandığını anlamamı sağlayan açıklamalar çok etkileyiciydi. Eğitimde aktif katılım teşvik edildiği için, merak ettiğim soruları rahatlıkla sorabildim. Ayrıca veriyle doğru karar almanın iş dünyasındaki etkisi ve veri okuryazarlığının bireysel kariyerlerdeki önemi vurgulanınca, bu alana olan ilgim daha da arttı. Eğitim, teknik bilgi kadar stratejik düşünmeyi de teşvik etti.
  • Bugünkü eğitim, verinin artık sadece bilişim sektörünün değil; mühendislikten sağlığa, enerjiden üretime kadar her alanın temel yapı taşı olduğunu çok net şekilde ortaya koydu. Elektrik elektronik mühendisliği öğrencisi olarak teknik veri üretimiyle ilgileniyorum, ancak bu verinin anlamlandırılması ve karar süreçlerine etkisini daha önce bu kadar sistemli düşünmemiştim. Eğitim veri okuryazarlığı, analitik düşünme ve görselleştirme gibi becerilerin mühendislik pratiğini ne kadar ileri taşıyabileceğini fark etmemi sağladı. Bundan sonra projelerimde yalnızca sistemleri değil, o sistemlerin ürettiği verileri de değerlendirmeye daha fazla özen göstereceğim.
  • İşe alım hikayesi eğitimi ile, bu sürecin sadece teknik bir değerlendirme olmadığını, aynı zamanda adayın deneyimi ve işe alım uzmanının etkileşimiyle şekillenen bir “hikaye” olduğunu anladım. Bir mülakat dinlemek, her bir aşamasıyla ilgili olumlu ve olumsuz yönleri bir profesyonelden duymak harika bir deneyimdi.
  • Mülakatlarda nasıl konuşmam, nelerden bahsetmem nasıl iletişim kurmam gerektiğini anlamama yardımcı oldu. Şu ana dek hep gözümü korkutan mülakat ve işe alım sürecinin aslında o kadar da korkutucu olmadıklarını fark ettim ve bu geleceğe dönük olarak bana motivasyon kattı. CV’min eksik yönlerini de tamamlamış bulundum; sadece bir belge değil, aslında “beni anlatan bir tasarım” olduğunu fark ettim. Kendimi mülakatlara artık hazır hissediyorum.
  • Mezuniyetim yaklaştığı için işe alım süreçleri hakkında çok önemli bilgiler elde ettim, bu süreçlerin nasıl olduğu ve neyi nasıl yapmam gerektiği gibi sorulara cevap buldum. Bu eğitim, başvurulara yaklaşımımı daha bilinçli ve kendime güvenerek yapmam gerektiğini öğretti.
  • İşe alımın sadece bir “aday seçme” süreci değil, aynı zamanda kurumsal kültürün dışa yansıdığı çok önemli bir temas noktası olduğunu anladım. Bu bakış açısı, hem iş hayatına dair farkındalığımı artırdı hem de insan kaynakları alanına olan ilgimi güçlendirdi.

Kariyerlerine güçlü bir adımla başlamak isteyen kadın öğrenciler, işe alım süreçleriyle ilgili bilgi ve becerileri sadece bu eğitimde değil, program içerisindeki bir başka alanda da edindiler: Programın bitiminde gerçekleştirilen Ofis Buluşması kapsamında yapılan fiziksel mülakatlar! Womentum Eğitim Programı kapsamında 4 Temmuz 2025 Cuma günü Enerjisa Üretim’in İstanbul’daki merkez ofisinde ağırlanan öğrenciler, ilham veren sohbetler ve etkileşimli atölye çalışmalarının yanı sıra mülakat simülasyonlarıyla da baş başaydılar. Merkez Ofis ve Senkron Gezisi’nin ardından bu deneyimi yaşayan öğrenciler, Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür ekibiyle bir kez daha bir araya geldi.

Womentum Programı, bu yıl 4. kez öğrencilerle buluşurken, sadece sürdürülebilirlik ve kişisel gelişim alanında değil, enerji alanında da katılımcılarının yetkinliklerini artırmaya dönük eğitimler sundu. Hem bu eğitimleri, hem de yukarıda bahsettiğimiz Ofis Buluşması’nın sohbet ve atölyelerini bir sonraki yazımızda işleyeceğiz.

Fotoğraf, 2024-Womentum Eğitim Programı kapsamında düzenlenen Yüz Yüze Mülakat etkinliğinden alınmıştır.

Fotoğraf, 2024-Womentum Eğitim Programı kapsamında düzenlenen Yüz Yüze Mülakat etkinliğinden alınmıştır.


메타데이터
post_id
7ee568b8e5ea
slug
i̇çgörülerle-womentum-eğitimleri-4-7ee568b8e5ea
url
https://medium.com/imeceplatformu/i%CC%87%C3%A7g%C3%B6r%C3%BClerle-womentum-e%C4%9Fitimleri-4-7ee568b8e5ea
canonical_url
https://medium.com/imeceplatformu/i%CC%87%C3%A7g%C3%B6r%C3%BClerle-womentum-e%C4%9Fitimleri-4-7ee568b8e5ea
author_url
https://medium.com/@imece
status
ok
fetched_at
2026-07-18 15:36:22