Bir Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır
Ama Hafıza Ne Kadar Sürer?
Bir Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır
Ama Hafıza Ne Kadar Sürer?
Bir Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır — Photo by svklimkin on Unsplash
Ücretli bir Medium üyelik planı olmayan okuyucular makalenin tamamına **bu bağlantıdan** erişebilir…
Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır…
Ne kadar da sade bir cümle değil mi? Ama işte tam bu yüzden insanın aklına takılıyor.
Her şey çok basit göründüğünde içinde gizli bir karmaşıklık vardır mutlaka.
Tıpkı hayat gibi. Tıpkı insanlar gibi. Tıpkı o kahveyi yapan Üsküdarlı kahveci gibi.
Biliyorum, bu hikâyeyi anlatmam gerekmiyor belki de. Zaten kimse kahvecilerin hikâyelerini duymak istemez artık.
Şehir değişti.
Kahveler şekersiz içiliyor şimdi; çünkü insanlar şekeri zararlı buluyor, ama kibri hâlâ çok “tatlı” bir alışkanlık olarak görüyorlar.
Oysa eskiden insanlar kahve içerken konuşurlardı. Birbirlerine bakarlardı. Göz teması kurmak, şeker kullanmaktan daha tatlıydı.
Üsküdar’ın sokaklarında dolaşan bir kahve kokusu vardı eskiden.
Şimdiki gibi ambalajlı değil, açık…
İçinde dert vardı, sevinç vardı, zaman vardı.
Ve rivayet olunur ki bir kahveci vardı; kahveyi içecek olarak değil, bir dil olarak gören bir adam.
İnsanlarla konuşuyordu o adam. Gerçek anlamda konuşuyordu. Dinlemeyi biliyordu çünkü.
Şimdi insanlar sıraya giriyor; isimlerini bardaklara yazdırıyorlar ama kimse kimsenin sesini duymuyor…
Üsküdar’dan Sisam’a Uzanan Sade Bir Cümle
Bir gün bu kahvecinin mekanına bir yeniçeri girmiş.
Her dönemin bir tür baskı aracı olur; kimsenin farklı olmasına tahammül edemeyen bir zihniyet.
İşte bu Yeniçeri de o zihniyeti temsil ediyor hikayede…
Yeniçeri demiş ki, “Herkese benden kahve ama Rum kaptana yok!”
Neden?
Çünkü farklıydı. Yabancıydı. Ötekiydi.
Bir fincan kahveyle bile dokunulmasını istemiyordu ona.
Esasen insanlar hâlâ böyle değil mi?
Kahvesini bile ayırıyor birbirinden. Oturduğu masayı, baktığı pencereyi. Yanındaki sandalyeyi bile pay etmek istemiyor kimse artık.
Ama o kahveci…
O kahveci, sistemin adamı olmadı; bir fincan kahve de Rum kaptan için hazırladı.
Bunu fark eden Yeniçeri bağırdı: “Rum kaptana kahve vermeyeceksin dememiş miydim sana!”
Kahveci sadece gülümsedi.
O gülümseme ki, insanlığın son barınağıdır bazen.
Ve şöyle dedi: “Bu kahve senin değil, benim ikramım.”
Dünyayı Güzellik Kurtaracak, Bir İnsanı Sevmekle Başlayacak Her Şey
İşte o anda kırıldı dünya.
Küçük bir fincanda çatladı tüm kalıplar.
O kahve, bir sınır çizgisini geçti; dostluk sınırını…
Sonra aradan epeyce bir zaman geçti.
Hep geçer zaten.
Kimseye sormaz.
Ve hayat bu ya, kahveci Sisam Adası’nda esir düştü.
Ne tesadüf değil mi? Aslında değil.
Hayat hep yarım kalan cümleleri tamamlama peşindedir. Çünkü hiçbir şey gerçekten unutulmaz. Hafıza, sadece beynin içinde değil, bir fincanın dibinde de olabilir.
Kahveciyi biri satın aldı.
Eski zaman pazarı işte; insanlar fiyat etiketiyle ölçülüyordu.
Şimdiki gibi aslında.
Sadece biçimler değişti. Artık maaş bordrolarındayız, vitrinlerdeyiz.
Ama o yaşlı adam…
O Rum kaptan…
Satın aldığı köleye “Hatırladın mı?” dedi. “Kırk yıl önce Üsküdar’da bana kahve ikram etmiştin.”
İddia: Basit Bir Mesajın Gücü
Bir fincan kahve. Bir hayat. Bir hafıza.
Şimdi oturup soruyorum kendime, belki de sen de sormalısın: Hangi kahveyi gerçekten ikram ettik biz?
Kim için hiçbir karşılık beklemeden bir şey yaptık?
Hatırlanmak için değil. İnsan kalmak için.
Kırk yıl çok uzun.
Ama bir kahve kadar kısa olabilir bazen.
Ve biz hâlâ bardaklarımızın arkasına saklanıyoruz.
Bir fincan kahvenin içine sığdırılamayan dostlukları unutarak.
Sahi… Hatırlamak bu kadar zor mu? Yoksa biz mi artık hatırlanacak insanlar değiliz?
Bugün bizler, “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” deyip geçiyoruz. Ama bu sözün içindeki derinliği ne kadar hissediyoruz?
Sizce de insan olmanın, bağ kurmanın ve bir hatıra bırakmanın değeri, bir fincan kahve kadar mı?
Yoksa çok daha fazlasını mı barındırıyor?
Kahve içerken lütfen bir kez daha düşünün.
Belki o fincanın dibinde, sizin de bir başkasıyla başrollerini oynayacağınız 40 yıllık bir hikâye saklıdır…
Bu makalenin orjinali **PaylaşıYorum Blog**’da yayımlanmıştır.
메타데이터
- post_id
- 7fd77960ac71
- slug
- bir-kahvenin-kırk-yıl-hatırı-vardır-7fd77960ac71
- url
- https://mediumturkiye.com/bir-kahvenin-k%C4%B1rk-y%C4%B1l-hat%C4%B1r%C4%B1-vard%C4%B1r-7fd77960ac71
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/bir-kahvenin-k%C4%B1rk-y%C4%B1l-hat%C4%B1r%C4%B1-vard%C4%B1r-7fd77960ac71
- author_url
- https://medium.com/@drcuneytyardimci
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-26 03:39:16