Kahrolsun Beklentiler (mi?)
Mecburiyetler ve şükürsüzlük üzerine…
Kahrolsun Beklentiler (mi?)
Mecburiyetler ve şükürsüzlük üzerine…
Photo by Claus Jensen on Unsplash
Beklentileri sıfıra indirmekle alakalı bir yazı okudum geçenlerde.
Böylece insanın önceden hayal kırıklığına uğramasına engel olduğundan bahsediyordu.
Yazar, kimseden bir şey beklemezse daha az üzüleceği ve hayatını beklentilerine göre kurmayacağını yazmıştı.
Elbette hayatın yakınlarımızdan, sevdiklerimizden beklentiye girerek yaşandığı ve hâlâ ümidimizin var olduğu, yalnızca böyle ortaya konabileceği yönünde karşı düşünce de mevcut.

Haklı da.
Ebeveynden ebeveynlik, arkadaştan arkadaşlık gibi çok temel beklentilerimiz her zaman herkese karşı olur.
Benim bu denklemde önerim, beklentiyi sıfırlamasak da azaltmak ve şükretmek.
Bu şu demek: Arkadaşımız çok sıradan bir arkadaşlık vecibesini yerine getirdiğinde buna şükran duyabilmek.
Siz istediğiniz kadar beklentiye girin, yapmayabilirdi de.
Aileniz de öyle. Aslında herkes.
Yakınlığa göre değişmekle birlikte, hiç kimsenin hiçbir zaman size bir fedakarlık yapmak zorunda değil. Bunun ön kabulüyle yaşamaya alışırsanız, gerçekleşen şeylerden mutlu olmayı becerebilirsiniz. Hayır yapmazlarsa hayal kırıklığına da uğramamış olursunuz demeyeceğim zaten bilinçaltınız hep bilecek. Yapmaları gerektiğini düşünecek. Siz farkında olmadan da beklenti dağlarınız zihninizin ardında sıra sıra dizilmiş olacak. Kabul edelim ki fedakarlık, karşılıksız yardım ya da en temel insani gereklilikler bile yerine getirilmez hâle geldi.
İşte bu yüzden, bunca yapılmamazlığın ve bunca karşılanmayan beklentinin olduğu bir ortamda ya da devirde gerçekleşen her şey için o kişiyi bencilliğine ve modern zamanın kendiciliğine boyun eğmediği için takdir etmeliyiz.
Bunun güzel yanı da şuradadır ki beklentiler hep olsa da onları karşılamak kimsenin görevi değildir. Görev gibi algılanan ve yapması gerektiği düşünülen sorumluluklar gerçekten de yapıldığında, muhatapların bunu olağan bir akış içerisinde kabullenmesi zaten olması gereken seyirde ilerlemiş addetmesi şükürsüzlüğe dönüşür.
Bu da günün sonunda insan ilişkilerini zedeler.
Öyle değil mi? Ne dersiniz?
Editör: Sıla Yazıcı
메타데이터
- post_id
- 83ca52bdb620
- slug
- kahrolsun-beklentiler-mi-83ca52bdb620
- url
- https://medium.com/yaz%C4%B1/kahrolsun-beklentiler-mi-83ca52bdb620
- canonical_url
- https://medium.com/yaz%C4%B1/kahrolsun-beklentiler-mi-83ca52bdb620
- author_url
- https://medium.com/@shadowed.line
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-22 09:41:37