İçgörülerle Womentum Eğitimleri (2)
İklim krizinden biyoçeşitliliğe, “Enerji101”den rüzgar enerjisine, müzakereden iknaya “Womentum” eğitimlerini inceliyoruz.
İçgörülerle Womentum Eğitimleri (2)
İklim krizinden biyoçeşitliliğe, “Enerji101”den rüzgar enerjisine, müzakereden iknaya “Womentum” eğitimlerini inceliyoruz.
Enerjisa Üretim’in ana partnerliğinde, imeceLAB’in yürütücülüğünde, Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi EDU ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) akademik desteğiyle kadın öğrencilere yönelik düzenlediğimiz 2025 Womentum Programı’nı işlediğimiz içeriklere devam ediyoruz!
Bugün ayrıntılarını inceleyeceğimiz ilk eğitim, BÜYEM’den Prof. Dr. Sevil Acar Aytekin’in, bir sosyal bilimci perspektifiyle anlattığı “İklim Krizi” konusu. Aytekin, konuya dair sosyal bilimler perspektifini “Biz insanlık olarak bu dünyayı nasıl bu denli ısıttık, iklimi nasıl değiştirdik ve bu iklim değişikliği ile mücadele etmenin yolları ne? Bugüne kadar bulduğumuz yollar işe yarıyor mu, yarayabilir mi ya da ne olursa işe yarayabilir? Şu ana kadar tanık olduğumuz iklim değişikliği neye sebep oldu?” soruları ile çizerken IPCC verileri ile de iklim krizine dair detayları aktardı. Eğitmenimiz, “insanların oluşturduğu, tarım, ulaşım, altyapı, turizm gibi sektörlerin aşırı sıcaklardan nasıl etkileneceği” ve “bunların her birinin yeni şartlara nasıl adapte olabileceği” yani “iklim değişikliğinden kaynaklı hasarın nasıl en aza indirilebileceği” başlıklarına dikkat çekti. “Sistematik olarak iklim değişikliği ile mücadele etmeyi görev bilen yerler, ülkeler var. Fakat yine de bugüne baktığımızda maalesef iklim değişikliği ile mücadelede çok büyük yol kat etmiş değiliz. Küresel bir çözümü maalesef hayata geçiremedi insanlık bu konuda. Evet, ayrı ayrı ülkeler çözümler üretmeye çalışıyor, bazıları uyguluyor, bazıları sadece planlama aşamasında. Ama bazıları belki henüz hiç gündeme bile getirmedi.” sözleriyle ortak hareket etmenin önemini vurgulayan Aytekin, “Tarihsel sorumlulukları veya günümüzdeki sorumlulukları ülkelerin çok çok farklılaşıyor.” diyerek iklim adaletine dair de bir perspektif sundu: “İklim değişikliğine katkısı en az olan ülkeler, örneğin ada devletleri iklim değişikliğinin etkilerinden en olumsuz etkilenen yerler. Bu anlamda da bir eşitsizlik söz konusu. Aynı eşitsizliği toplumun çeşitli kesimleri için de söylemek mümkün. Birçok yerde daha düşük gelirli insanların, daha kırılgan grupların, daha çok kadınlar ve çocukların özellikle iklime dayalı göçlerden dolayı daha çok etkilendiğini de yine literatür bize gösteriyor.” Eğitmenimiz, geleceğe dönük tabloyu ise şu sözlerle yorumladı: “Umudum o ki; bunun küresel bir sorun olmasından kaynaklı olarak, küresel çözümünün de bulunabilmesi… Umut var çünkü çözümler belli. Çözüm var ama yapma iradesi ve niyetinin de ortaya çıkması gerekiyor.”
Sabancı Üniversitesi’nden Ebru Güresin’in “Yeni Dünyada Müzakere ve İkna” başlıklı eğitimini inceleyerek yazımıza devam edelim. Empati, açık iletişim ve duygusal zekayı ikna ve müzakare adına önemli unsurlar arasında değerlendiren eğitmenimiz, “Dünyanın dijital çağda ilerlediği noktada duygusal zekanın önemi azalmıyor. Bilakis daha da artıyor.” diyerek sürekli değişen dünya koşullarının etkisine işaret etti. Dünyanın içinde bulunduğu belirsizliklerin giderek artışını hatırlatan Güresin, “Görüş mesafemiz kısaldı. Eskinin kısa vadesi bugünün uzun vadesi oldu. Dolayısıyla insanın en temel ihtiyacı olan bilme ihtiyacı artık yerini belirsizliğe bıraktı.”dedi. Belirsizlik ve endişenin hakim olduğu dünyada insanları ikna etmenin öneminin büyümesine dair değerlendirmeler sunan eğitmenimiz, ayrıca diğerkamlık kavramını da inceledi: “Attığın her adımın, aldığın her kararın, yaptığın her eylemin sadece kendinin değil, diğerlerinin de hayrına olacağını düşünme eğilimi… Bugün yeni dünyada müzakere bunu gerektiriyor.” “Kendini bilme, kendini sayma, bunu diğerlerine yansıtma ve sadece sonuç odaklı olmama, süreç odaklı da olma; karşındakini yargılama yerine süreç yönetiminin bir parçası olma gibi özelliklere dikkat çeken Güresin, ayrıca verilerin etkisini de yorumladı: “Karşımızdaki insanı ikna etmek istiyorsak elimizde veriler olması lazım. Sayıların, rakamların, stratejilerin, analitik verilerin olduğu objektif veriler olmalı. Bir de insanların o objektif verilerden neler kazanacağını imgelettiğimiz subjektif kriterler olmalı. Örneğin, biz “bunu” yaparsak, projemiz %30 oranında daha fazla başarı sağlayacak denebilmeli.”
Şimdi gerçekleştirdiğimiz diğer eğitimlerin içgörü ve kazanımlarına bakalım! Doğa Koruma Merkezi’nden Uğur Zeydanlı tarafından gerçekleştirilen “Biyoçeşitlilik”, Enerjisa Üretim’den Safa Pertev Arıkan tarafından gerçekleştirilen “Enerji 101”, Mature Capital Genel Müdürü ve Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Habib Babacan tarafından gerçekleştirilen “Rüzgar Enerjisi” başlıklı eğitimler de öğrenciler tarafından yoğun bir ilgiyle takip edildi. Öğrencilerin, eğitimleri dinledikten sonra bildirdikleri yorumları okuyor, sunulan eğitim müfredatının öğrencilerdeki yansımalarına kulak veriyoruz:
-
“Dünyadaki biyolojik çeşitlilik hakkında bilgiler, endemik türdeki bitkiler, insan — doğa arasındaki bağlam eğitime dair aklıma kalan ilk 3 şey. Doğanın sunduğu temiz hava, su döngüsü, toprak verimliliği gibi hizmetlerin aslında ekonomik ve sosyal sistemlerle ne kadar iç içe olduğunu görmek, çevreye verilen zararın sadece ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik bir kriz doğurabileceğini anlamama neden oldu. Geri dönüşüm alışkanlıkları, doğaya saygılı ürünler kullanmak ve tüketim tercihlerimizi sorgulamak gibi konuların aslında ne kadar önemli olduğunu bu eğitimle daha iyi kavradım.”
-
“Yapılan grup çalışmasında her bireyin farklı bir canlı türünü temsil etmesi ve ekosistemdeki zincirin bir halkası olarak düşünülmesi çok etkileyiciydi. Bir kişinin sistemden çıkması, tüm yapıyı etkiliyordu. Bu, biyoçeşitlilik kaybının etkisini somut şekilde anlamamı sağladı. Yine yerel toplulukların bilgi birikiminin ve geleneksel uygulamaların ekolojik denge açısından ne kadar önemli olduğunun vurgulanması çok anlamlıydı. Sadece bilimsel verilerle değil, kültürel hafızayla da hareket edilmesi gerektiğini öğrendim. Tüm bu bilgiler, doğayla daha uyumlu yaşamak gerektiğini bana bir kez daha hatırlattı.”
-
“Eğitim sayesinde enerjiyi sadece teknik bir alan olarak değil; ekonomik, çevresel ve stratejik boyutları olan çok yönlü bir sektör olarak görmeye başladım. Bu farkındalık, sektördeki yeniliklere daha ilgili ve bilinçli yaklaşmama katkı sağladı.”
-
“Eğitimde en aklımda kalan kısım, kullandığımız elektrik enerjisinin yorumlanabilir olmasıydı. Saatine, gününe, o günün tatil olup olmaması gibi birçok alanda toplum hakkında bilgi verebiliyor olması bana çok ilginç geldi. Bunu doğru kullanmayı bildiğimiz takdirde yapılacak enerji santrallerini, yatırımları değerlendirebilir doğru noktalarda da tasarruf yapabiliriz diye düşünmeye başladım.”
-
“Hidroelektrik, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynakların çevresel etkileri ve verimlilikleri hakkında verilen bilgiler oldukça öğreticiydi. Enerji verimliliği kavramının sadece üretim aşamasında değil, tüketim alışkanlıklarımızda da ne kadar önemli olduğunu gördüm. Basit alışkanlık değişikliklerinin büyük farklar yaratabileceğini görmek oldukça motive ediciydi. Bu bilgiler, hem mühendislik perspektifimi genişletti hem de günlük yaşantımda daha bilinçli tercihler yapmam gerektiğini hatırlattı.”
-
“Rüzgar türbinlerinin boyutları,ağırlığının ne kadar fazla olduğu ve yatırım maaliyetleri dikkatimi çeken en önemli konu oldu. Uzaktan gördüğümüz rüzgar güllerinin ne kadar büyük mühendislik çalışmaları sonucu oluştuğunu görmek ve öğrenme şansına sahip olmak benim için çok önemliydi. Yenilenebilir enerji ihtiyacının ilerde artacak olması konusu gelecekte bu sektörde çalışmak istediğim için ilgimi çeken bir diğer konu oldu. Yenilenebilir enerjiye ihtiyacın artacağını tahmin edebiliyordum ama sayılar ve araştırma verileriyle de görmek benim için daha faydalı oldu. Eğitim boyunca teknik detayların sade bir dille açıklanması da konuların akılda kalıcılığını artırdı.”
Womentum Programı, 4. kez öğrencilerle buluşurken, kariyerlerine güçlü bir adımla başlamak isteyen kadın öğrencilerin kişisel gelişim, sürdürülebilirlik ve enerji konularında yetkinliklerini artırmalarını hedefliyor. Bu kapsamda benzer özet içerikler yayınlamaya devam edeceğiz! Takipte kalın!

Fotoğraf, 2024-Womentum Eğitim Programı kapsamında düzenlenen Yüz Yüze Mülakat etkinliğinden alınmıştır.
메타데이터
- post_id
- 85d90f1ba37e
- slug
- i̇çgörülerle-womentum-eğitimleri-2-85d90f1ba37e
- url
- https://medium.com/imeceplatformu/i%CC%87%C3%A7g%C3%B6r%C3%BClerle-womentum-e%C4%9Fitimleri-2-85d90f1ba37e
- canonical_url
- https://medium.com/imeceplatformu/i%CC%87%C3%A7g%C3%B6r%C3%BClerle-womentum-e%C4%9Fitimleri-2-85d90f1ba37e
- author_url
- https://medium.com/@imece
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-24 11:06:28