Çamaşır Sepeti
Mavi ve beyaz ışık beni rahatsız ediyor. Ben sarı ışık insanıyım. Bu yüzden gündüz bile gece ışığı modunda kullanırım ekranlarımı…
Çamaşır Sepeti

Mavi ve beyaz ışık beni rahatsız ediyor. Ben sarı ışık insanıyım. Bu yüzden gündüz bile gece ışığı modunda kullanırım ekranlarımı. Düşüncelerimi seçemem, odaklanamam, kendim olamam. Kapatırım ışıklarımı. Ruhumun ışığını görmek için yaptığım bir ritüeldir belki sadece bu. Belki de ilhamımı görebilmek, hissedebilmek için.
Yazamıyorum. Rutinimin dışına çıktığım için. Güvenli alanımda olmadığım için. Bunlar bahanelerim.
Evet, hepsi bahane. Soruyorum kendime; sen bir yazarsın, nerede olduğunun ne önemi var? Her yerde yazabiliyor olmalıyım. Ki yazıyordum da. Bahanelerim beni ele geçirmeden önce.
Kendimden uzaklaşıyorum diyorum etrafımdakilere. Yazmadıkça, üretmedikçe; küsüyorum kendime. Kayboluyorum. Soluyorum…
Sonra pembe zambaklar geliyor kucağıma, beyaz güller konuyor kalbime beyaz bir güvercin gibi. Yeniden hatırlıyorum kendimi. Yaşamayı hatırlıyorum, ilhamımı hatırlıyorum.
Sevmeyi hatırlıyorum. Kimseyi değil, kendimi sevmek benim derdim. Yalnızlıktan ne kadar keyif aldığımı unutuyorum bazen. Dışarıdan hiç belli olmadığı halde, içimdeki duygu şelalesini hissetmeye bayılıyorum. Her satırımı müzikle yazmaya, bir yandan şarkı söyleyip bir yandan dans ederek yazmaya bayılıyorum.
Ben bir gözlemciyim. Eskiden kendime yazar diyemezdim. Tescillendikten sonra bunu söylemenin bana verdiği keyfi size anlatamam. Ben yazarım. Bunun için doğdum, bunun için yaratıldım, tüm varlığımı da bu dünya için üretmeye adayacağım. Bu yazıyı okuyan üç beş insan için tüm mücadelem. Evet, senin için.
Ben kendi hikayesini kendi mürekkebiyle yazan bir kadın olmaya yemin ettim. Bu yemini etmeme katkı sağlayan herkese, en başta kendime teşekkür ederim.
Çünkü yılmayacağım. Bu yoldan dönmeyeceğim. Bazen hiç ait hissetmediğim bir yerde yazacağım, bir çamaşır sepetinin üstünde. Hep farklı bir şehirde. Yolculukta da yazacağım, çimenlerin üzerinde de. Üçüncü kitabımı da yazacağım, ikinci romanımı da. Bir kitapçıda saatlerimi geçirmeye devam edeceğim. Hiç duymadığım şairlerin şiirlerini okurken gözlerim dolacak yine, sevdiğim kitapların kokusunu sanki ilkmiş gibi içime çekeceğim.
O gün doğumunda gideceğim sahile. Burnumda deniz kokusu, tenimde ılık rüzgarla izleyeceğim dünyada en sevdiğim manzarayı. Gün doğumunda yazacağım. Kaçıncı olacak bilmiyorum ama ben hep yeniden doğacağım.
Senin için. Bizim için. Kendim için.
메타데이터
- post_id
- 8675aa9d202b
- slug
- çamaşır-sepeti-8675aa9d202b
- url
- https://medium.com/@betulfaydali/%C3%A7ama%C5%9F%C4%B1r-sepeti-8675aa9d202b
- canonical_url
- https://medium.com/@betulfaydali/%C3%A7ama%C5%9F%C4%B1r-sepeti-8675aa9d202b
- author_url
- https://medium.com/@betulfaydali
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-23 03:48:11