İlk Gemi Turu Deneyimim
Ege Denizi’nde küçüklü büyüklü birçok adanın arasında ilerleyen bir gemideyim. Uzaklara baktığımda bir adanın görünmesi ile gözden…
İlk Gemi Turu Deneyimim
Ege Denizi’nde küçüklü büyüklü birçok adanın arasında ilerleyen bir gemideyim. Uzaklara baktığımda bir adanın görünmesi ile gözden kaybolması arasında uzun zaman geçtiği için yavaş seyrettiğimizi sanıyorum, önümdeki pencereden aşağı baktığımda aslında ne kadar hızlı yol aldığımızı fark ediyorum.

Dışarıdaki ortam durgun ve dinginken içeride buna tezat bir hareketlilik var. Lobide oturduğum yerin karşı çaprazında Latin Amerikalı olduğunu tahmin ettiğim 70’li yaşlarında iki kadın ellerinde akıllı telefonlar öncesi dönemden kalma bir Sony kamera ile lobide canlı müzik yapan müzisyenleri kayda alıyorlar. Biri çalan şarkıya “Quizás, Quizás, Quizás” diye eşlik ediyor. Türkçe versiyonunda “Senden, Benden, Bizden”, İngilizcesini ise “Perhaps Perhaps Perhaps” olarak bildiğimiz şarkının İspanyolca ismini öğrenmiş oluyorum.
Türk yolcular, tüm yolcular içinde azınlıkken kapısını çok net gördüğüm kumarhane bölümüne en çok Türkler girip çıkıyorlar. Bazıları buraya sadece fotoğraf çekilmek için giriyor, dün bizim yaptığımız gibi. :)
Ortam kalabalık olmasına rağmen sıra dışı bir sakinlik, bir huzur var. Hayatlarımızın genelinde çekmeye alışık olduğumuz bir “olumsuzluk” burada yok. Bu eksikliği fark ediyorum ama ilk anda denklemi kuramıyorum. Biraz düşündükten sonra nedenini buluyorum: Çocuk yok! Biz sıcakların geçmesi için ekim ayını tercih ettik ama aynı zamanda okulların açık olduğu bir dönem olması sebebiyle gemide çocuk ve çocuklu aileler yok. Bu da tatilin katma değerini baya arttıran bir etken.
Bu benim ilk cruise gemisiyle tur deneyimim. Grubumuzda ikinci ve üçüncü gemi turu deneyimini yaşayan kişiler var. Onlar önceki gezileriyle karşılaştırma yapabiliyorlar. Benim için hemen her şey yeni.

🍏
Sabah bir adadaydık ve gezdikten sonra oradan ayrıldık. Bir saat sonra başka bir adaya ayak basacağız ve orada zaman geçireceğiz. Bir yerden başka yere yolculuk yapıyoruz ama otel odam sabit, eşyalarım bıraktığım yerde duruyorlar ve ben bilgisayarımı kucağıma alıp rahat bir koltukta keyif yapabiliyorum. Bu konsepti sevdiğimi fark ediyorum.
Gece yatarken de yol alacağız. Yatağa giderken bir limandan ayrılıyor olacağız, sabah gözümüzü açarken başka bir limana yanaşıyor olacağız ve yarın o bölgeyi gezeceğiz.
İşin bir başka güzel yanı; sabah kahvaltımızı gemide yapacağız. Eğer istersek öğle yemeği için de gemiye dönebiliriz. Demir attığımız limanda yemek yemekle, daha da önemlisi yemek için en uygun yeri bulmaya çalışmakla zaman kaybetmeyeceğiz.
Birçok kişi için gittiği yerin lezzetlerinin peşine düşmek, sokak aralarında en iyi yorumları almış restoranları bulmak bir gezinin olmazsa olmaz bir parçası olabilir. Benim için değil. İçinde bulunduğum grup için de. Biz bölgenin her sokağını arşınlamayı, her noktayı aklımızda tutamayacağımız için de beğendiğimiz yerleri fotoğraflayarak telefonlarımıza kaydetmeyi seviyoruz. Bir restoran aramak ve orada en az bir saat geçirmek bizi bir şeylerden alıkoyuyormuş, sanki kısıtlı zamanımızı verimsiz kullanıyormuşuz hissi veriyor. O yüzden gemide yemeğimizin bizi bekliyor olması artı bir puan.
Yunan kardeşlerimiz denizcilikte bizden yarım yüzyıl, turizmde ise yüzyıl ilerideler. Ne güzel kurgulamışlar tüm limanları dolaşan gemi turu konseptini. Dünyanın her yerinden binlerce gemi yolcusu her gün bu adalara tonla para bırakıyor. Bir yerden bir yere giderken de yol yorgunluğu yaşamadıkları için gemi turlarının süreleri diğer tatil türlerinden daha uzun oluyor. Bizde neden yok böyle bir şey?
Çanakkale, Ayvalık, Dikili, Foça, Karaburun, Çeşme, Kuşadası, Didim, Bodrum, Datça, Marmaris, Fethiye… Bu böyle Mersin’e kadar gider. Bu turistik kasabalar arasında gemiler vızır vızır işlese, her birine her gün 2–3 gemi dolusu yerli-yabancı turist gelse… Yunanistan’da, İtalya’da Fransa’da işleyen bu sistem bizde de iş görür bana kalırsa. Ama yok.
Gemimiz bir Türk firması tarafından işletiliyor. 70’i Türk olmak üzere 14 farklı milletten 380 çalışanı var. Kaptan Yunan. Tatilimizin son gecesinde bu 14 milletin bayrakları eşliğinde o ülkelere özgü bir dans gösterisi sergileniyor. Bana göre gemideki en güzel etkinlik bu.
Ben cruise konseptli tatili sevdim. Maliyet olarak bir yere uçakla gidip otelde konaklamaktan daha ekonomik. Birçok yönden de daha konforlu.

🚢
Tatilimizin sonuna yaklaştıkça, cruise gemisiyle seyahat etmenin sunduğu tüm avantajların tadını daha da fazla çıkarmaya başladığımı fark ediyorum. Yeni yerler görmenin yanı sıra, her şeyin ayağınıza kadar geldiği bu konforlu seyahat şekli, günlük hayatın dertlerinden yorulmadan uzaklaşmak için bir fırsat sunuyor. Hem sürekli hareket halinde olup hem de gün içinde sabit bir rutin yaşamak gerçekten alternatifsiz bir deneyim. Bu yolculuk bana, deniz üzerinde geçen zamanın ne kadar huzur verici olabileceğini ve gelecekte de böyle bir tatil seçeneğini mutlaka değerlendireceğimi gösterdi. Bir sonraki deniz üstü deneyim biraz daha büyük bir gemiyle Adriyatik Denizi olabilir. ;)
메타데이터
- post_id
- 88109f84dab1
- slug
- i̇lk-gemi-turu-deneyimim-88109f84dab1
- url
- https://mediumturkiye.com/i%CC%87lk-gemi-turu-deneyimim-88109f84dab1
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/i%CC%87lk-gemi-turu-deneyimim-88109f84dab1
- author_url
- https://medium.com/@ozguraksoy
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-27 07:40:21