← Back to list

Zamanın Yavaşladığı Yer: İtalya

Eskiden her şeyi 3 dakikada hallediyordum. Ne konuşma ne bekleme. Sadece e-Devlet.

Gulfeda Duman · 2026-04-28 10:03 · 0 claps · 1.9 min read
#slow-life #la-dolce-vita #italy #yurtdışında-yaşamak #oturum-izni
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🛠️ · Crafts & DIY

Zamanın Yavaşladığı Yer: İtalya

Eskiden her şeyi 3 dakikada hallediyordum. Ne konuşma ne bekleme. Sadece e-Devlet.

Bir açıklama yapmak gerekirse: e-Devlet Türkiye’de neredeyse tüm vatandaşlık işlemlerinin tek bir dijital platformda toplandığı sistem. Giriş yapıyorsun ve birçok resmi belgeye ulaşabiliyorsun. İkametgâh belgesi, vergi kayıtları, adres geçmişi, öğrenci belgeleri, çeşitli resmi dokümanlar… Tek şifre, tek sistem, minimum insan teması. Tıkla, indir, çık. İhtiyacın olan şeye genelde üç dakikada ulaşıyorsun.

Sonra İtalya’ya taşındım.

İtalya’ya taşınan herkesin kabusu olan Sarı Kit ile tanıştım. Postaneden alıyorsun, uzun ve oldukça detaylı bir formu “en doğru şekilde” doldurman gerekiyor (çünkü sadece bir tane veriyorlar). Sonra tekrar postaneye gidip teslim ediyorsun. Temelde diyorsun ki: “Ben geldim, şimdi burada kalmak için izin bekleyeceğim.”

Ama asıl süreç bundan sonra başlıyor.

Sarı kiti teslim ettikten sonra sana zımbalanmış üç kâğıt veriyorlar. Bu kâğıtlarda oturum izni için gideceğin polis istasyonunun adresi ve randevu tarihi yazıyor. Bana verilen tarih dört ay sonraydı. Tam dört ay.

O dört ay boyunca o kâğıtları sürekli yanında taşıman gerekiyor. Asla kaybetmemen gerekiyor. O an tek düşündüğüm şey şuydu: ya kaybedersem?

Ne olur? Baştan mı başlar? Süreç sıfırlanır mı?

Kafamda sonsuz senaryolar.

Ve o gün geldi.

Polis istasyonunda “Göç” bölümünü bulup sıramı bekledikten sonra belgeleri teslim ettim ve başvurumu tamamladım.

Ama tabii ki bitmedi.

Bu kez oturum izni kartını beklemeye başladım. Yaklaşık iki hafta sonra, belirtilen saatte tekrar polis istasyonuna gittim.

Sonuç: tek bir kartı almak için toplamda dört buçuk ay.

Ve sonunda İtalya’da gerçekten var olduğumu devlete kanıtlamış oldum. Daha ironik olan şey ise, bu oturum izninin ülkeye giriş yaptığım andan itibaren geçerli olmasıydı.

Yani evet: 1 yıllık bir izin. Ama ben zaten bunun 4 ayını bekleyerek geçirmişim.

Bu da şu anlama geliyor: daha bitmeden, tekrar başvuru yapmam gerekecek. Yani büyük ihtimalle bu süreç birkaç ay içinde yeniden başlayacak.

Kulağa kaotik geliyor ama aslında değil. Çünkü burada yapman gereken şey çok basit: beklemek.

Burada anladım ki insanın sabrı, zaman algısı ve hatta sinir eşiği değişiyor.

Başta her “Aspetti” (bekle) cümlesi beni delirtiyordu. Şimdi ise sadece gülümsüyorum: “Ok, grazie.”

İtalya’da yaşayan insanlar neden daha sakin sanıyorsunuz? Çünkü başka şansları yok.

Acele etmiyorsun. “Tranquilla.”

Her şey geç de olsa oluyor.

Başta çok sinirleniyordum. Okul var, işler var, yapılması gereken bürokrasi var… ve hepsi yavaş.

Ama bir noktadan sonra ben de “tranquilla” moduna geçtim.

Belki de bu düşük tempo, insana istemeden de olsa bir la dolce vita hali öğretiyor.

Yani demem o ki: Türkiye’de sistem sana güvenir. İtalya’da sistem seni test eder.

Türkiye’de her şey üç dakikadır. İtalya’da her şey zaman, sabır ve bazen de ikinci bir ziyaret ister.

Artık eskisi gibi acele etmiyorum.

Çünkü biliyorum:

Olacak.

Sadece benim düşündüğüm anda değil.

Ve garip bir şekilde… buna okeyim.


메타데이터
post_id
8a0c39d677b2
slug
zamanın-yavaşladığı-yer-i̇talya-8a0c39d677b2
url
https://medium.com/@gulfedaadumaan/zaman%C4%B1n-yava%C5%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1-yer-i%CC%87talya-8a0c39d677b2
canonical_url
https://medium.com/@gulfedaadumaan/zaman%C4%B1n-yava%C5%9Flad%C4%B1%C4%9F%C4%B1-yer-i%CC%87talya-8a0c39d677b2
author_url
https://medium.com/@gulfedaadumaan
status
ok
fetched_at
2026-08-07 08:47:49