← Back to list

ANITKABİR GERÇEKTE NEDİR? ATATÜRK’ÜN ZİHNİNE YOLCULUK

Soruyorum: Anıtkabir Gerçekte Nedir?

ÖZGÜR BARIŞ ETLİ · 2024-06-14 07:03 · 1 claps · 5.4 min read
#atatürk #anıtkabir #hitit #arkeoloji #ataturk
Open on Medium ↗

ANITKABİR GERÇEKTE NEDİR? ATATÜRK’ÜN ZİHNİNE YOLCULUK

Soruyorum: Anıtkabir Gerçekte Nedir?

Anıtkabir’in elbette Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarı olduğunu biliyoruz. Ancak bu muazzam yapı sadece bir mezar değil; aynı zamanda ulusun ruhunu ve birliğini simgeleyen bir yapıttır.

Anıtkabir, sadece bir anıt mezar değil, aynı zamanda Anadolu’nun ve Türkiye’nin tarihi, kültürü ve milli kimliğiyle dolu derin bir anlamı yansıtan şaheserdir.

Anıtkabir (Kaynak: https://wallpapercave.com/)

Anıtkabir (Kaynak: https://wallpapercave.com/)

ANITKABİR’İN İNŞA EDİLDİĞİ TEPE: BİR FRİG NEKROPOLÜ

Anıtkabir’in bulunduğu ve eskiden Rasattepe adı verilen bu bölgede FRİG asilzadelerinin mezarları olan tümülüsler yer almaktaydı. Anıtkabir inşasının yapılabilmesi için farklı zamanlarda beş tümülüs kazısı yapıldı ve bu tümülüslerde kral ve kraliçelere ait olduğu düşünülen değerli tarihi bulgulara ulaşıldı.

Sadece Rasattepe’de değil, hemen yakın çevresinde de Kibele kabartması, aslan, boğa ve grifon kabartmaları gibi birtakım Frig eserleri keşfedildi. Anıtkabir’de ve çevresindeki çok sayıda Frig tarihi eseri bulgusu ve tümülüs keşifleri bize göstermektedir ki, bu bölgede 2600–2700 yıl önce bir Frig şehri ve nekropolü bulunmaktaydı.

Yani Anıtkabir, bir Frig nekropolü üzerine inşa edilmişti. Atatürk’ün mezarı Anıtkabir, Frig nekropol geleneği üzerine yapılandırılmıştı. Önemli devlet büyüklerinin mezarlarının bulunduğu devlet mezarlığı da yine bu bölgededir. Bilinçli ya da bilinçsiz bu nekropol geleneği devam etmiş gibidir.

Buradan şu sonuç çıkıyor; Anıtkabir bölgesi başkent Gordion’dan sonra Friglerin en önemli yerleşim merkezlerinden biriydi. Bu Frig tümülüslerinden bazıları Atatürk’ün emriyle kazılmış, çıkan bazı bulguları Atatürk de şahsen incelemişti. Arkeolojiye büyük önem veren Atatürk elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentini merkeze alan Frig uygarlığı ile de yakından ilgilenmişti. Atatürk, Friglere sahip çıkmıştı.

Anıtkabir Frig tümülüs bulgularından bir kesit (Kaynak: https://kulturenvanteri.com/)

Anıtkabir Frig tümülüs bulgularından bir kesit (Kaynak: https://kulturenvanteri.com/)

ASLANLI YOLUN SIRRI

Anıtkabir’de, hepimizin bildiği aslanlı yolda 24 aslan heykeli yer alır.

Sanılanın aksine bu 24 aslan heykeli 24 Oğuz boyunu temsil etmez. Bu yakıştırma daha sonra yapılmıştır ve elbette hali hazırda manevi bir değeri vardır.

Anıtkabir inşası esnasında oluşan 24 dilatasyon boşluğunun doldurulabilmesi için bu bölgelere heykeller konması planlanır ve bu nedenle heykeltıraş Hüseyin Anka Özkan’dan aslan heykelleri yapması talep edilir.

Hüseyin Anka Özkan (sol) , atölyesinde Anıtkabir aslan heykellerini yaparken

Hüseyin Anka Özkan (sol) , atölyesinde Anıtkabir aslan heykellerini yaparken

Özkan, Atatürk’ün HATTİ/HİTİT tarihine ve uygarlığına özel bir ilgisi olduğunu bildiğinden bir HİTİT tarihi eseri olan Maraş Aslanını model alarak Anıtkabir aslanlarını kendi atölyesinde yapar. Aslanların oturur pozisyonda olması barışı temsil etmelerinden kaynaklanır. Bazı aslanların kuyruğu solda bazıları ise sağda olacak şekilde bir simetrik sanatsal tasarım yapılır.

Atatürk’ün belki de en çok önem gösterdiği antik uygarlık HİTİTLER olduğundan, böylelikle Atatürk’ün Hititlere ilgisi kendi anıt mezarında somutlaşmış olur.

III. Halpuruntaş dönemine tarihlenen Maraş aslanının orijinalinde yer alan hiyeroglifte geçen bir metin gerçekten çok anlamlıdır.

Aslan heykeli üzerindeki metinde şöyle yazar:

“Harap olmuş yerleri tekrar ayağa kaldırdım.”

Atatürk de harap olmuş bir imparatorluğu Cumhuriyet ile ayağa kaldırmamış mıdır?

Aslanlı yolun tarihsel olarak ilginç bir yanı daha var. Aslanlı yol ilk kez Anıtkabir’de tasarlanmadı. Antik Mısır’da ve Anadolu medeniyetlerinde bu gibi aslanlı yollara rastlamamız mümkün. Örneğin Ege denizinde Delos Adası’nda antik bir aslanlı yol bulunur. Bu yoldan geçilerek Afrodit tapınağına ulaşılır.

Bunun gibi Antik Mısır’ın Luksor şehrindeki ünlü tapınakta da aslanlı (sfenksli) bir yol bulunur. Hititlerin başkenti Hattuşa’daki aslanlı yoldan oluşan şehir kapıları da bu açıdan değerlendirilebilir hiç kuşkusuz. Anıtkabir’in aslanlı yolunun antik medeniyetlerdeki aslanlı yollardan referans alınmış olması gerçekten çok manidardır.

Delos Adası aslanlı yol (Kaynak: https://www.worldhistory.org/)

Delos Adası aslanlı yol (Kaynak: https://www.worldhistory.org/)

Luksor Tapınağı sfenksli yol (Kaynak: https://tr.al-ain.com/)

Luksor Tapınağı sfenksli yol (Kaynak: https://tr.al-ain.com/)

Hitit aslanlı yol/Hattuşa kent kapısı (Kaynak: https://www.worldhistory.org/). Bu kapının hemen önünde kırmızı taşlarla serili bir yol bulunduğu ve bu yoldan kralın şehre giriş yaptığı söylenir. Kırmızı halı serme geleneğinin Hattuşa’daki bu kırmızı taşlı kral yolundan esinlenildiği bilinir.

Hitit aslanlı yol/Hattuşa kent kapısı (Kaynak: https://www.worldhistory.org/). Bu kapının hemen önünde kırmızı taşlarla serili bir yol bulunduğu ve bu yoldan kralın şehre giriş yaptığı söylenir. Kırmızı halı serme geleneğinin Hattuşa’daki bu kırmızı taşlı kral yolundan esinlenildiği bilinir.

MOZOLENİN TARİHSEL DERİNLİĞİ

Açıkça söylenmelidir ki, Anıtkabir yapısı aslan bir Yunan-Helen tapınağı ya da bir masonik mabed şeklinde yapılmadı. Bu yakıştırmalar kötü niyetten ya da bilgisizlikten kaynaklanıyor.

İlk olarak, mozole sütunlarının Yunan tapınaklarında olduğu gibi dairesel değil karesel, yani dört köşe olduğunu görürüz. Üstelik Yunan tapınaklarında olduğu gibi Dorik, İyon ve Korint gibi sütun başlıkları Anıtkabir’de kullanılmadı.

Kraliçe Hatşepsut’un Anıt Mezarı (Kaynak: https://egymonuments.gov.eg/)

Kraliçe Hatşepsut’un Anıt Mezarı (Kaynak: https://egymonuments.gov.eg/)

Kare sütunlar daha çok Sümer zigguratlarında ve Antik Mısır anıt mezarlarında kullanılmıştı. Özellikle Antik Mısır’da Kraliçe Hatşepsut adına yapılan anıt mezar Anıtkabir’i çok andırır. Karesel sütunların, allenin ve travertenlerin olduğu bu yapıyı da aslan heykelleri korur.

Peki Antik Mısır’ın, Atatürk’ün önayak olduğu Türk Tarih Tezi’nde bir yeri var mıydı? Cevap: Evet. Türk Tarih Tezi’nin bir deklarasyonu olan “Türk Tarihinin Ana Hatları” adlı kitapta Antik Mısır’ın Orta Asya ve Türklerle olası bağlantıları hakkında uzunca bilgi verilir. Ayrıca, Atatürk’ün Antik Mısır tarihi ve mitolojisi ile ilgili çeşitli kitaplara aldığı notlar bulunur.

Bir Anadolu uygarlığı olan Karyalıların yaptığı dünya harikalarından Halikarnas Mozolesi de Anıtkabir’e benzer. Bu mozolenin altında Kral Mausolos sonsuz uykusundadır. Atatürk’ün, Anıtkabir mozolesinin altında sonsuz uykusunda olması gibi. Bu anlamda Anıtkabir, Halikarnas Mozolesine benzer.

Anıtkabir’in kabul edilen ilk projesinde ana mozolenin üzerinde karesel bir blok bulunmaktaydı. Bu blok deprem sırasında çöküntüye yol açmaması ve mozoleyi hafifletmek için sonradan iptal edildi. Eğer proje ilk haliyle inşa edilseydi Sümerlerin Ur Zigguratına fazlasıyla benzeyecekti. Atatürk’ün Sümerlere özel önem verdiğini iyi biliyoruz.

Emin Onat’ın ilk Anıtkabir projesi. Sümer zigguratlarına benzer. (Kaynak: https://www.arkitera.com/)

Emin Onat’ın ilk Anıtkabir projesi. Sümer zigguratlarına benzer. (Kaynak: https://www.arkitera.com/)

Ur Zigguratı illüstrasyonu (Kaynak: https://free3d.com/)

Ur Zigguratı illüstrasyonu (Kaynak: https://free3d.com/)

Emin Onat’ın ilk Anıtkabir projesi. Üstteki blok sonradan kaldırılmıştır. (Kaynak: https://tr.wikipedia.org/)

Emin Onat’ın ilk Anıtkabir projesi. Üstteki blok sonradan kaldırılmıştır. (Kaynak: https://tr.wikipedia.org/)

Buraya not düşelim ki, eğer vazgeçilmeseydi bloğun dört tarafına Atatürk’ün katıldığı savaşlardan sahneler işlenecekti. Halikarnas Mozolesinde de yine aynı şekilde mozolenin dört tarafına Truva Savaşı sahneleri işlenmişti.

Halikarnas Mozolesi illüstrasyonu (Kaynak: https://www.worldhistory.org/). Mozole, M.Ö. 4. yüzyılda Karya Kraliçesi II. Artemisia tarafından ölen eşi Kral Mausolos adına yapılmıştır. Bu tarihten sonra buna benzer yapılara ‘Mozole’ denmeye başlanmıştır.

Halikarnas Mozolesi illüstrasyonu (Kaynak: https://www.worldhistory.org/). Mozole, M.Ö. 4. yüzyılda Karya Kraliçesi II. Artemisia tarafından ölen eşi Kral Mausolos adına yapılmıştır. Bu tarihten sonra buna benzer yapılara ‘Mozole’ denmeye başlanmıştır.

Halikarnas Mozolesi savaş sahnelerinden. Anıtkabir mozolesi üst yapısının dört tarafına da savaş sahneleri işlenmesi düşünülmüştü. (Kaynak: British Museum)

Halikarnas Mozolesi savaş sahnelerinden. Anıtkabir mozolesi üst yapısının dört tarafına da savaş sahneleri işlenmesi düşünülmüştü. (Kaynak: British Museum)

EMİN ONAT ASLINDA HER ŞEYİ ÖZETLİYOR

Anıtkabir projesinin kazanan ismi olan Emin Onat, Anıtkabir’in Atatürk’ün tarih tezine ve dolayısıyla zihin yapısına uygun olarak yapıldığını ilk elden destekler:

“Tarihimiz binlerce yıl önceye gidiyor. Sümerlerden ve Hititlerden başlıyor ve Orta Asya’dan Avrupa’nın içlerine kadar birçok kavimlerin hayatlarına karışıyor, Akdeniz medeniyetinin klasik geleneğinin en büyük köklerinden birini teşkil ediyordu. Atatürk bize bu zengin ve verimli tarih zevkini aşılarken, ufuklarımızı genişletti.

Büyük Önder için kurmak istediğimiz anıtın, onun getirdiği yeni ruhu ifade etmesini istedik. Atatürk’ün dehası bize gösterdi ki, dünyanın en büyük medeniyeti olan Sümer medeniyeti, Türkler tarafından yaratılmıştır. O, önce Akdeniz medeniyetinin olduğu gibi, zamanımızda, dünya medeniyetinin köklerini aynı yerde bulacaktır. İşte bunun içindir ki, Ata’nın Anıtkabir’ini yedi bin yıllık bir medeniyetin rasyonel çizgilerine dayanan klasik bir ruh içinde kurmak istedik.”

Emin Onat

Emin Onat

ROMA-BİZANS-SELÇUKLU-OSMANLI ETKİSİ

Anıtkabir mimarisinde traverten yapı kullanılmış olması önemlidir. Tarihte özellikle Bergama Zeus Sunağı’nda bu tür bir basamaklı tasarım göze çarpar.

Mimaride Roma-Bizans mozaiklerine de yer verilmiş, fakat genel olarak işlemelerde 15–16. yüzyıl Osmanlı kilim motifleri esas alınmıştı. Anıtkabir’de yer alan kuş sarayları yine Selçuklu-Osmanlı özelliği gösterir. Savaş sahneli kabartmalarda ise Hatti-Hitit ve Antik Mısır üsluplarının kullanılmış olduğu bellidir.

ANITKABİR GERÇEKTE NEDİR?

Genel olarak baktığımızda Anıtkabir mimarisinde Hatti/Hitit’ten Türkiye Cumhuriyeti’ne tarihsel koridorda bir geçiş, bir yolculuk olduğunu görüyoruz.

Bütün olarak düşünüldüğünde Anıtkabir’in Atatürk’ün tarih felsefesini ve onun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına öğretmek istediği tarih tezini yansıttığını düşünüyorum. Hem Türk Tarih Tezi hem de Anadolu köklerimiz… Anıtkabir bu anlamda günümüze mesaj içeren bir yapı durumundadır.

Şimdi en başta sorduğumuz “Anıtkabir gerçekte nedir?” sorusunun cevabını verelim. Anıtkabir’in gerçek anlamı Atatürk’ün zihninde gerçekleşen bir yolculuktur. Anıtkabir, Atatürk’ün tezidir. Anıtkabir’i gezerken aslında Atatürk’ün düşünce galerisinde bir seyahat yapmaktayız.

Anıtkabir’in gerçek anlamını kavrayamadığımızda bu yapıyı gezmek yalnızca yüzeysel bir anıt ziyareti olarak kalacaktır. Anıtkabir bize der ki, beni ve Atatürk’ü yaşatmak ancak onun düşünce dünyasını ve bilimsel tezlerini yaşatarak mümkün olur.

Anıtkabir rölyeflerinden: Başkomutanlık Meydan Muharebesi rölyefi. Anıtkabir rölyefleri Antik Mısır ve Hitit üsluplarına göre yapılmıştır. (Kaynak: https://kulturenvanteri.com/)

Anıtkabir rölyeflerinden: Başkomutanlık Meydan Muharebesi rölyefi. Anıtkabir rölyefleri Antik Mısır ve Hitit üsluplarına göre yapılmıştır. (Kaynak: https://kulturenvanteri.com/)


메타데이터
post_id
8a1e3c8cb79c
slug
anitkabi̇r-gerçekte-nedi̇r-8a1e3c8cb79c
url
https://medium.com/@ozguretli/anitkabi%CC%87r-ger%C3%A7ekte-nedi%CC%87r-8a1e3c8cb79c
canonical_url
https://medium.com/@ozguretli/anitkabi%CC%87r-ger%C3%A7ekte-nedi%CC%87r-8a1e3c8cb79c
author_url
https://medium.com/@ozguretli
status
ok
fetched_at
2026-06-21 22:26:41