← Back to list

Kendini Önceliklendirmenin Yarattığı Suçluluk

Fedakârlığın Yüceltildiği Bir Kültürde Büyümek

Sanem Doğan Yaprak · 2026-05-31 17:06 · 0 claps · 1.2 min read
#kişisel-gelişim #psikoloji
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🔧 · Data Engineering

Kendini Önceliklendirmenin Yarattığı Suçluluk

Bazı insanlar kendilerini önceliklendirdiklerinde rahatlayamıyor. Bir daveti reddettiklerinde, bir sınır koyduklarında, yorulduklarını söylediklerinde ya da sadece kendi ihtiyaçlarını önemsediklerinde içlerini garip bir suçluluk kaplıyor. Sanki yanlış bir şey yapmış gibi. Sanki birini üzmüş gibi. Sanki biraz kendini düşünmek, otomatik olarak bencillik anlamına geliyormuş gibi.

Bunun yalnızca kişilik meselesi olmadığını düşünüyorum. Biraz da içinde büyüdüğümüz kültürle ilgili. Çünkü birçok kültürde, özellikle bizim gibi topluluk odaklı yapılarda, fedakârlık fazlasıyla yüceltiliyor. Kendinden vazgeçmek, sessizce katlanmak, herkes için bir şey yapmak, büyüklere karşı ses çıkarmamak, aile içinde uyumu korumak çoğu zaman “iyi insan” olmanın göstergesi sayılıyor.

Bir büyüğe sınır koymak kolayca saygısızlık olarak etiketlenebiliyor. “Hayır” demek ayıp, kendini seçmek bencillik, kendi ihtiyacını öne koymak ise çoğu zaman suçluluk sebebi haline geliyor.

Böyle bir kültürel iklimde büyüyen insanlar da görünmez bir mesaj alıyor:

“İyi insan önce kendinden verir.”

Sonra bu çocuklar büyüyor. Herkesi memnun etmeye çalışan, kırılmamak için değil kırmamak için yaşayan, kendi sınırlarını ancak tükendikten sonra fark eden yetişkinlere dönüşüyorlar.

İşin zor kısmı şu: Kendini önceliklendirmek ile bencillik birbirine karışıyor. Kendini önceliklendirmek, kendi ihtiyaçlarını da insan yerine koyabilmek. Yorulduğunda dinlenmek, istemediğin bir şeye hayır diyebilmek, sürekli kendinden vererek tükenmemek. Bencillik ise yalnızca kendi ihtiyaçlarını merkeze koyup başkasının varlığını ve sınırlarını yok saymak. Aradaki fark oldukça önemli. Ama fedakârlığın ahlaki üstünlük gibi sunulduğu bir ailede büyüdüysek, bu ayrımı hissetmek kolay olmuyor. Bu yüzden birçok insan kendisini seçtiğinde özgürleşmek yerine suçluluk hissediyor. Çünkü zihninin bir yerinde hâlâ aynı cümle çalışıyor:

“Kendimi seçersem bencil biri olurum.”

Belki de yetişkinliğin önemli taraflarından biri, kendini düşünmenin ihanet değil; psikolojik bir ihtiyaç olduğunu yeniden öğrenmek. Çünkü insan kendisini sürekli yok sayarak iyi biri olmuyor. Sadece giderek kendisine uzaklaşıyor.


메타데이터
post_id
8a5b16123100
slug
kendini-önceliklendirmenin-yarattığı-suçluluk-8a5b16123100
url
https://medium.com/@sanemdy/kendini-%C3%B6nceliklendirmenin-yaratt%C4%B1%C4%9F%C4%B1-su%C3%A7luluk-8a5b16123100
canonical_url
https://medium.com/@sanemdy/kendini-%C3%B6nceliklendirmenin-yaratt%C4%B1%C4%9F%C4%B1-su%C3%A7luluk-8a5b16123100
author_url
https://medium.com/@sanemdy
status
ok
fetched_at
2026-07-14 16:11:24