← Back to list

Michael J. Sandel Adalet:Yapılması Gereken Doğru Şey Nedir Özeti

Michael J. Sandel’in “Adalet: Yapılması Gereken Doğru Şey Nedir” Eserinin Özeti

Şevket Kurt · 2024-12-06 18:50 · 2 claps · 7.4 min read
#michael-sandel #adalet #hukuk #felsefe #justice
Open on Medium ↗

Michael J. Sandel Adalet:Yapılması Gereken Doğru Şey Nedir Özeti

Michael J. Sandel’in “Adalet: Yapılması Gereken Doğru Şey Nedir” Eserinin Özeti

Michael J. Sandel’in Adalet: Yapılması Gereken Doğru Şey Nedir? isimli eserini askerdeyken bot nöbetleri sırasında okuyup bitirmiştim. Hem kitabı tekrar hatırlamak hem de hukukçulara faydalı olması maksadıyla kısa bir özet çıkarmaya karar verdim.

Kitap, adalet anlayışını farklı felsefi perspektiflerden tartışarak, toplumdaki adalet anlayışımızı sorgulamamıza yol açıyor. Sandel, adaletin ne olduğu üzerine kapsamlı bir düşünsel keşif sunuyor ve bireylerin toplumsal sorumluluklarını tartışıyor. Kitabı satın alıp tamamını okumanızı tavsiye ederim, çünkü Sandel’in sunduğu derinlemesine analiz ve örnekler, felsefi tartışmalara katkıda bulunacak önemli bilgiler içeriyor.

Ayrıca, Sandel’in Adalet konusunda verdiği derslere YouTube üzerindeki şu linkten ulaşabilirsiniz:

[embed]

Adaletin Çeşitleri: Faydacılık, Özgürlük Temelli Yaklaşımlar ve Erdem Anlayışı

Adalet, toplumsal düzenin korunması ve birey haklarının savunulması açısından her dönemde tartışma konusu olmuştur. Farklı felsefi yaklaşımlar, adaletin nasıl sağlanması gerektiğine dair çeşitli perspektifler sunar. Bu yazıda, adaletin üç ana yaklaşımını — faydacılık, özgürlük temelli yaklaşımlar ve erdem anlayışını — inceleyecek, her birinin güçlü ve zayıf yönlerini ele alacağız.

1. Faydacılık-Utilitaryanizm

Temel İlke

Faydacılık, “en büyük mutluluk ilkesi”ne dayanır. Bu ilkeye göre doğru eylem, en çok sayıda insan için en yüksek mutluluğu sağlayan eylemdir.

  • Benthamcı Faydacılık: Toplumun toplam mutluluğu maksimize edilmelidir.
  • Millci Faydacılık: Nitelikli mutlulukların sayısal mutluluktan daha fazla önemi vardır.
  • Hedonistik Faydacılık: Haz ve acının hesaplanması adaletin temelidir.

Fayda-Maliyet Analizi

Faydacılık, karmaşık toplumsal sorunları rasyonel bir şekilde çözmek için fayda-maliyet analizlerine başvurur. Toplumun çeşitli ihtiyaçları ve çözümleri, ekonomik ölçütlerle değerlendirilir.

Eleştiriler

Faydacılığa yönelik eleştirilerin başında, bireysel hakların göz ardı edilmesi gelir. Örneğin, toplumsal mutluluğu artırmak adına masum bir çocuğa işkence yapılması faydacı bir bakış açısıyla savunulabilir. Ayrıca, tüm ahlaki değerlerin tek bir ölçeğe ve rakamlara indirgenmesi sorunludur. İnsan hayatı ve adalet gibi soyut kavramlar ölçülemez.

Örnek:

  • Fiyat Şişirme: Bir kasırga sonrası fiyatları artıran satıcılar, toplumun refahını düşürür ve bu nedenle yanlıştır.
  • İşkence: Faydacılar, terörist bir saldırıyı engellemek için işkenceyi savunabilirler; ancak bu, insan haklarını ihlal ettiği için ciddi etik sorunlar doğurur.

2. Özgürlük Temelli Yaklaşımlar

Liberteryenizm

Liberteryenizm, bireysel özgürlüğü savunur. Bu yaklaşım, devletin toplum müdahalesini reddeder ve piyasa özgürlüğüne dayalı toplum düzeni önerir. Robert Nozick’in, Minimal Devlet Teorisi de bu kapsamda değerlendirilir. Nozick eserinde, bireylerin güçlü ve geniş haklara sahip olduğunu ve bu hakların devletin sınırlarını belirlediğini savunur. Nozick’e göre minimal devlet, sadece sözleşmelere uyulmasını sağlamak, bireyleri zora ve hırsızlığa karşı korumakla sınırlıdır. Devletin daha fazla müdahalesi gayrimeşrudur, devletin rolünü en aza indirgemeyi ve bireysel özgürlüğü maksimize etmeyi savunur.

Klasik Liberalizm ve Kant

Klasik liberalizm, bireysel özgürlüğü ve sınırlı devleti savunur, bireylerin kendi hayatları üzerinde karar verme hakkına sahip olduğunu vurgular. John Locke, Adam Smith gibi düşünürler bu görüştedir. Kant ise özgürlüğü özerklikle, yani kendimize koyduğumuz ahlaki yasalarla hareket etmekle ilişkilendirir. Kant’a göre bu ahlaki yasalar, “kategorik buyruklar” olarak ifade edilir ve evrensel, koşulsuz ilkelerdir. Özgürlük, bu buyruklara uyarak kazanılır, çünkü bu şekilde aklımızın rehberliğinde hareket eder ve dış etkenlerin veya arzularımızın kölesi olmaktan kurtuluruz. Kantçı adalete göre ahlaki ödev ve bireysel haklar, adaletin temelidir.

Eşitlikçi Liberteryenizm (John Rawls)

Rawls’ın eşitlikçi liberalizmi, özgürlük ve eşitlik değerlerini temel alır. Rawls, adalet ilkelerinin, insanların sosyal konumlarını ve yeteneklerini bilmedikleri bir “bilgisizlik peçesi” altında seçileceğini savunur. Bu durumda, seçilecek ilke ”fark ilkesi”dir; yani eşitsizlikler yalnızca en dezavantajlı kesime fayda sağlıyorsa adil kabul edilir. Ayrıca, Rawls’a göre doğuştan gelen yetenekler ve sosyal konumlar ahlaki keyfidir ve adalet, bu keyfi faktörlere dayanmamalıdır. Rawls’ın kuramı, modern refah devletlerinin felsefi temellerini oluşturur, ancak aşırı bireysel özgürlük vurgusu ve toplumsal bağların göz ardı edilmesi nedeniyle eleştirilmiştir.

Eleştiriler

Özgürlük temelli yaklaşımlar, piyasa mekanizmalarının her zaman adil sonuçlar doğurmayabileceğini ve toplumsal eşitsizlikleri göz ardı edebileceğini öne sürer. Aşırı bireyselci bir yaklaşım, toplumsal sorumlulukları zayıflatabilir.

Marksist eleştiri, özgürlük temelli yaklaşımların kapitalist sistemin yarattığı eşitsizlik ve sömürü ilişkilerini görmezden geldiğini savunur. Marksistlere göre:

  • Özgürlük yanılsaması: Liberal teoriler, bireylerin eşit olduğunu varsayar, ancak kapitalist sistemde kaynaklar eşitsiz dağıldığı için gerçek özgürlük mümkün değildir.
  • Piyasanın adaletsizliği: Serbest piyasa, eşitsizliği artırır ve ahlaki sorunlara yol açar; örneğin paralı askerlik ve organ ticareti gibi uygulamalar metalaştırmayı ve değer erozyonunu artırır.
  • Devletin rolü: Marksistler, devletin eşitsizliği azaltmak ve sosyal adaleti sağlamak için aktif bir rol oynaması gerektiğini savunurlar.

Gerçek adalet ve özgürlük, üretim araçlarının toplumsal mülkiyetinde ve sömürünün ortadan kaldırıldığı sosyalist bir toplumda mümkündür.

Örnekler:

  • Gönüllü Ordu: Zorunlu askerlik yerine gönüllü ordu, bireysel özgürlükleri savunsa da, ekonomik eşitsizlikler nedeniyle yoksul bireylerin katılmaya zorlanabileceğini unutmamak gerekir.
  • Taşıyıcı Annelik: Bu tür sözleşmeler, özgür iradeye dayansa da, kadınların ve çocukların sömürülmesine yol açabilir.

3. Erdem ve Ortak İyi Yaklaşımı (Aristoteles)

Siyasetin Amacı

Aristoteles’e göre siyaset, iyi bir yaşamı teşvik etmeyi amaçlar. Sadece bireysel hakları korumak değil, vatandaşlık erdemini geliştirmek de önemlidir. Toplumsal malların adil dağılımı gereklidir.

İyi Yaşam ve Adalet

Aristoteles, insanın toplumsal bir varlık olduğunu ve ancak toplumsal bir düzende ahlaki erdemlerini geliştirebileceğini savunur. Adalet, sadece bireysel hakları değil, toplumsal erdemi de teşvik etmelidir.

Komüniteryenizm

Komüniteryenizm, bireysel haklar ve özgürlüklere odaklanan liberal adalet teorilerine tepki olarak ortaya çıkmış bir felsefi akımdır. Temel olarak, bireylerin toplumsal bağlamlarından ayrılamayacağını ve adaletin, toplumsal değerler, gelenekler ve ortak iyiyi dikkate alması gerektiğini savunur.

Komüniteryenizm, liberalizmin tarafsızlık ilkesini reddeder ve adaletin, toplumun ortak iyi anlayışına ve iyi yaşam tartışmalarına dayalı olması gerektiğini vurgular. Ayrıca, bireylerin kimliklerinin ve değerlerinin toplumsal bağlamlardan şekillendiği için, adalet yalnızca bireysel haklar üzerinden değil, toplumların değerleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.

Komüniteryenler, adaletin somut ahlaki sorunlar üzerinden tartışılmasını savunur ve örneğin kürtaj, eşcinsel evlilik gibi konuların toplumun değerleri çerçevesinde ele alınmasını gerektiğini ileri sürer.

Sandel’in adalet teorisi, komüniteryenizm akımı içinde yer alır.

  • Sandel, özgürlükçü ve liberal adalet teorilerini eleştirir ve adaletin toplumsal bağlar, ortak iyi ve iyi yaşam kavramlarıyla ilişkilendirilmesi gerektiğini savunur.
  • Sandel’e göre, adalet hakkında düşünürken kimliğimizin bağlı olduğu toplumların çıkarlarını da göz önünde bulundurmalıyız.
  • Ayrıca, Aristoteles’in adalet anlayışını modern bağlamda yeniden yorumlar ve adaletin telos (amaç) ve onur kavramlarıyla bağlantılı olduğunu vurgular.

Eleştiriler

Bu yaklaşımlara yönelik eleştiriler, belirli bir “iyi yaşam” anlayışının bireysel özgürlükleri kısıtlayabileceği ve toplumsal hoşgörüsüzlüğe yol açabileceğidir. Aynı zamanda bu tartışmalardaki iyi yaşam-ortak iyi gibi kavramların soyut ve göreceli olduğu ve somut ölçütlere dayanmadığı iddia edilebilir. Komüniteryenizm, toplumsal bağları ve ortak iyiyi vurgularken bireysel hakları zayıflatabilir, çünkü çoğunluğun değerleri karşısında azınlık hakları ihlal edilebilir. Ayrıca, toplumsal baskı ve konformizm riskini artırarak bireylerin özgünlüklerini kaybetmelerine yol açabilir. Farklı toplumsal grupların ortak iyi anlayışındaki anlaşmazlıklar, gerginlik ve çatışmalara neden olabilir. Son olarak, komüniteryenizm, çoğulculuğu zayıflatabilir ve azınlıkların değerlerinin marjinalleşmesine sebep olabilir. Bu eleştiriler, komüniteryenizmin zayıf yönlerini ortaya koymaktadır.

Örnekler:

  • Gazi Madalyası: Sandel, gazilere verilen madalyaların sadece fiziksel değil, psikolojik zorlukları aşanları da onurlandırması gerektiğini savunur.
  • Üniversiteye Giriş: Pozitif ayrımcılık, çeşitliliği ve toplumsal adaleti teşvik ettiği sürece haklı sayılabilir; ancak, hak edişle ilgili karmaşık sorunlar ortaya çıkar.

4. Adaletin Üç Yaklaşımının Karşılaştırılması

Faydacılık, özgürlük temelli yaklaşımlar ve erdem anlayışı, adaletin sağlanmasında farklı temeller ve çözümler sunar. Faydacılık, sonuçlara odaklanırken özgürlük temelli yaklaşımlar, bireysel hakları savunur. Erdem anlayışı ise toplumsal sorumluluğu vurgular ve adaletin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir değer olduğunu kabul eder.

5.Tramvay Örneği ve Üç Adalet Yaklaşımı

“Kontrolden Çıkmış Tramvay” örneği, ahlaki muhakeme ve adalet anlayışımızı sorgulamak için sıklıkla kullanılan klasik bir düşünce deneyidir. Bu örnekte, hızla ilerleyen ve freni patlamış bir tramvayın beş işçiye çarpmak üzere olduğu bir senaryo ele alınır. Tramvayı başka bir raya yönlendirme imkanı vardır, ancak bu rayda da bir işçi bulunmaktadır. Bu durumda ne yapılması gerektiği sorusu, farklı adalet yaklaşımlarına göre farklı cevaplar doğurur.

5.1. Refah Yaklaşımı (Faydacılık)

Faydacı bakış açısına göre, ahlaki açıdan doğru eylem, en fazla sayıda insan için en büyük mutluluğu sağlayan eylemdir. Tramvay örneğinde, faydacılar büyük olasılıkla tramvayı diğer raya yönlendirmeyi savunacaklardır. Çünkü bu eylem, beş işçinin hayatını kurtararak bir işçinin ölümüne yol açacak olsa bile, toplam refahı maksimize edecektir. Faydacıların bir kısmı ise bu insanların sayısı yerine değeri üzerinden bir sorgulama yaparak kararını verecektir, ya bu tek bir işçi diğer beşinden daha kalifiye bir işçiyse ve yeri dolduramayacaksa ne yanıt vermeliyiz?

Ancak bu yaklaşım, insan hayatına sayısal bir değer biçtiği ve bireysel hakları göz ardı edebileceği için eleştirilere açıktır. Örneğin, beş kişinin hayatını kurtarmak için bir kişiyi feda etmek, o kişinin yaşam hakkını ihlal eder.

5.2. Özgürlük Yaklaşımı

Özgürlük yaklaşımına göre, bireyler, başkalarının haklarını ihlal etmedikleri sürece kendi hayatları üzerinde karar verme hakkına sahiptir. Tramvay örneğinde, özgürlükçüler, tramvay sürücüsünün herhangi bir müdahalede bulunmamasını savunabilirler. Çünkü sürücü, tramvayı yönlendirerek aktif olarak bir kişinin ölümüne sebep olmuş olur.

Ancak bu yaklaşım da, tramvayın yoluna devam etmesinin kaçınılmaz olarak beş işçinin ölümüne yol açacağı gerçeğini göz ardı ettiği için eleştiriye açıktır. Bu durumda, pasif kalmak da ahlaki bir sorumluluktan kaçınma anlamına gelebilir.

Özgürlükçülerin bir diğer olası argümanı ise, raylarda çalışan işçilerin bu riski kabul etmiş olduklarıdır. Dolayısıyla, tramvayın yoluna devam etmesi, onların özgürce yaptıkları bir tercihin sonucu olarak görülebilir.

5.3. Erdem ve Ortak İyi Yaklaşımı

Erdem yaklaşımına göre, adalet, toplumda erdemi teşvik etmek ve ortak iyiyi gözetmekle sağlanır. Tramvay örneğinde, erdem yaklaşımı net bir cevap sunmayabilir. Bu yaklaşım, olayın bağlamını ve ilgili tüm faktörleri değerlendirmeyi gerektirir. Örneğin, tramvayı yönlendirerek bir kişinin ölümüne sebep olmak, ahlaki açıdan rahatsız edici olabilir. Ancak, beş kişinin hayatını kurtarmak, cesaret ve fedakarlık gibi erdemleri yansıtabilir.

Erdem yaklaşımının bir diğer boyutu ise, dayanışma ve üyelik ödevleridir. Örneğin, tramvayı yönlendiren kişi, raylarda çalışan işçilerle bir dayanışma bağı hissedebilir ve onların hayatını kurtarmak için ahlaki bir yükümlülük hissedebilir.

6. Farklı Adalet Anlayışlarının Toplumsal Konulardaki Yaklaşımları

Michael J. Sandel’in Adalet kitabında öne çıkan bu yaklaşımlar, pozitif ayrımcılık, vergi politikaları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi konularda bizlere farklı bakış açıları sunar. Bu konulara bütün faydacılar,özgürlük temelli yaklaşımlar ve erdem-ortak iyi yaklaşımar aynı şekilde bakmamaktadır, bunu unutmamak gerekir.

6.1. Pozitif Ayrımcılık

  • Faydacılık: Dezavantajlı gruplara sağlanan yardım, toplumsal mutluluğu artırabilir; ancak, yetenekli bireylerin haklarının ihlali de söz konusu olabilir.
  • Özgürlük Temelli Yaklaşımlar: Liberteryenler, pozitif ayrımcılığa karşıdır; çünkü bu, bireylerin haklarına müdahale eder. Eşitlikçi liberteryenler, sadece fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik pozitif ayrımcılığı savunur.
  • Erdem ve Ortak İyi Yaklaşımı: Erdem yaklaşımı, toplumsal çeşitliliği ve kapsayıcılığı artırmak için pozitif ayrımcılığı savunur.

6.2. Vergi Politikaları

  • Faydacılık: Vergi politikaları toplumsal faydayı artırmaya yönelik olmalıdır. Yüksek vergiler, ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir.
  • Özgürlük Temelli Yaklaşımlar: Liberteryenler, vergilerin bireysel özgürlüğü ihlal ettiğini savunur.
  • Erdem ve Ortak İyi Yaklaşımı: Vergiler, toplumsal dayanışmayı ve adaleti desteklemelidir.

6.3. Sağlık Hizmetlerine Erişim

  • Faydacılık: Sağlık hizmetlerine erişimin genel olarak toplumsal faydayı artırdığı kabul edilir. Bazı faydacılar bunun devlete fazla ekonomik yük bindirdiğini ve neticelerinin toplum yararına olmayacağını savunabilir.
  • Özgürlük Temelli Yaklaşımlar: Liberteryenler, sağlık hizmetlerinin devlet eliyle değil, piyasa mekanizmaları aracılığıyla sağlanmasını savunur.
  • Erdem ve Ortak İyi Yaklaşımı: Sağlık hizmetleri bir insan hakkıdır ve toplumsal sorumluluk gereği sağlanmalıdır.

Sonuç: Hangi Adalet Anlayışı Daha Adildir?

Michael J. Sandel, erdem ve ortak iyi anlayışının bir türü olan bir çeşit komüniteryenizmi savunur. Adil bir toplumun, bireysel hakları korumanın ötesinde, “iyi yaşam”ı teşvik etmesi gerektiğini vurgular. Bu amaca ulaşabilmek için, bireylerin toplumsal ve ahlaki sorumluluklarını hatırlamaları ve ortak iyiyi sağlamak adına birlikte çalışmaları gerektiğini savunur.

Mefkurem gereği bu noktada bir tür faydacılık çeşidini kendi görüşüme daha yakın buluyorum. Bu konudaki düşüncelerimi şu yazımda paylaşmıştım:

[embed]GÜVENLİ BİR ÜLKE MÜMKÜN MÜ? (EL SALVADOR ÖRNEĞİ) Öğrenciyken Ceza Hukuku dersinde hocamız derse çarpıcı bir örnekle başlamıştı. Alışveriş merkezinde bir bomba…medium.com

Sonuç olarak, hangi adalet anlayışının daha doğru veya daha adil olduğu konusunda net bir yargıya varmak zordur. Her bir yaklaşımın güçlü ve zayıf yanları vardır. Ancak her birinin sunduğu perspektifleri değerlendirmek ve toplumun ihtiyaçlarına, bireylerin haklarına en uygun olan adalet anlayışını inşa etmek mümkündür. Toplumların çeşitli talepleri ve dinamikleri göz önüne alındığında, bu farklı yaklaşımlar arasında bir denge kurmaya çalışmak, adaletin sağlanmasında en verimli yol olabilir.

KAYNAKÇA

Michael J. Sandel’in Adalet: Yapılması Gereken Doğru Şey Nedir?

ChatGPT

NotebookLM

https://www.youtube.com/watch?v=kBdfcR-8hEY&list=PL30C13C91CFFEFEA6

https://www.zenflowchart.com/blog/justice-michael-j-sandel-book-summary

https://www.shortform.com/blog/justice-whats-the-right-thing-to-do/

https://www.bookey.app/book/justice


메타데이터
post_id
8d6df2dd224e
slug
michael-j-sandel-adalet-yapılması-gereken-doğru-şey-nedir-özeti-8d6df2dd224e
url
https://medium.com/@sevketkurt/michael-j-sandel-adalet-yap%C4%B1lmas%C4%B1-gereken-do%C4%9Fru-%C5%9Fey-nedir-%C3%B6zeti-8d6df2dd224e
canonical_url
https://medium.com/@sevketkurt/michael-j-sandel-adalet-yap%C4%B1lmas%C4%B1-gereken-do%C4%9Fru-%C5%9Fey-nedir-%C3%B6zeti-8d6df2dd224e
author_url
https://medium.com/@sevketkurt
status
ok
fetched_at
2026-09-13 10:22:33