← Back to list

DEPRESYON

‘’Dostlar, bu yazımda biraz teorik fikirlerden, biraz hislilikten, biraz da hissizlikten bahsedeceksiniz. Bu “siz” deyişim bir üslup…

Güncel Fikriyat in Türkiye Yayını · 2026-03-16 18:50 · 153 claps · 1.9 min read paywalled
#mektup #felsefe #philosophy
Open on Medium ↗
Wiki topics: PHI · Philosophy

DEPRESYON

‘’Dostlar, bu yazımda biraz teorik fikirlerden, biraz hislilikten, biraz da hissizlikten bahsedeceksiniz. Bu “siz” deyişim bir üslup stratejisi değildir; bizzat “siz” yazacaksınız bu mektubu. Çağımızın insanlarının, sizlerin hislerinin kaleme aldığı bir metindir.’’

Ücretsiz okumak için TIKLAA

Sevgili Dostum,

Öncelikle sen nasılsın? Ben, sorduğun diğer anlardan farklı değilim; hâlâ kendime bakınca sevmeye değer bir şey bulamıyorum. Sonra dünyaya bakıyorum; değersizliğin hayatın kendisinden geldiğini görüyorum ve kendime tutunuyorum. Seninle de bu konu üzerine konuşmak istiyorum zaten.

Dostum, hayatı yaşamaya değer kılan çok bir şey yok. Senin sohbetlerin, herkesin kendi yalnızlığını yaşadığı bu dünyada bana “bizim yalnızlığımızı” yaşıyor gibi hissettiriyor. Bu tatmin çok iyi geliyor; bir şeyler yapıyorum, yaparken varlığım umutla doluyor… Ve sonra… Yaptıktan hemen sonra, yaptığım her şeyin anlamsızlığına çarpıyorum. İşte bu son hâl öyle bir şey ki yeni döngüye girene kadar ölmek, varlığın yarattığı o boşluk acısından kurtulmak istiyorum.

Oysa bir şeyleri yapıyorken, “yapıyor olmak” öyle kıymetliydi ki hayatım, özünü sadece o eylemden alıyor gibiydi. Ama bir şeyler yapmadığım vakitlerde, yaptığım şeylere uzaktan bakma fırsatı buluyorum ve “an”ın da “son” gibi amaçsız olduğunu görüyorum. Bu son beni boğuyor; bir daha onunla karşılaşmak istemiyorum ama sondan önce olan her şeye bir bağımlı gibi muhtaç hissediyorum. Zaten onlar olmasaydı, zaman denen o melun şeyin içinde kilitlenip kalır, hareket edemez olurdum.

Sen ne kastediyorum anlamıyorsun, biliyorum; ben de sana bunları ilk defa itiraf ediyorum. Ben senin bildiğin o meraklı, neşeli çocuk değilim. Onların hepsi senin gördüğün ve beğendiğin şeyler; onlar, her vakit senin beğenin için takılmış maskelerdi. Sen karşımda böyle kudretli, bilge bir anıt gibi dururken gerçeklerimden utanmaktan başka ne yapacaktım? Bana seni kandırdığım için sakın kızma; bizi buna biz zorladık. Piyesi sen başlattın, ben sürdürdüm. Sen de belki benim gibi bu yalanlarla anlamsızlaşmış dünyada dürüst bir dostluk edinmeye çalışmışsındır. Sonucunda bana ulaşmış ama dostluğumuzu sınamadan kendini açamamışsındır; ben de yalanımı seninle yaşarken sen cesaretini tamamen yitirmişsindir.

Bilmiyorum dostum; her şeyi kabul etmenin zorluğuna dayanamıyorum. Kendimi bir keş gibi savurmaktan yoruldum; her şeye anlam atfetmekten yoruldum, hiçliğin yalınlığını yitirmekten yoruldum. En başında, ben artık mutlu olmaya çalışmıyorum; mutluluk dediğimiz şeyin geçiciliğini anladım. Artık sadece gerçeklerle yaşamak, kabullenmek ve huzurlu olmak istiyorum. Bir şeyler yapmayı bırakmadım, hâlâ amaçlarım var lakin amaçlarım artık sıfırdan sıfıra giderken gireceğim sapakları, geçeceğim yolları yaratmak için birer araçlar. Sonucunda, yol olmadan son da olmaz.

Sana gelince dostum… Seni de terk ediyorum. Beni yanlış anlama; sana kırgın ya da kızgın değilim ama bu boşlukla çevrili dünyada değerlerle süslediğim bir dostluğun acı gerçeğini karşımda görmek beni yakıyor. Sen de benim gibi acından kendini yaratırsın diye umuyorum. Bunun seni sarsıp sarsmayacağından emin değilim, umarım sarsmaz. Sarsa dahi hayat dediğimiz şey sarsılarak, sıkışarak, birleşerek, yıkılarak şekil almış Dünya’dan farksız değil zaten. Biz her şeyiyle var olmuş ruhlarız.

Ruhuna iyi bak saygıdeğer dostum.

Sevgilerle.


메타데이터
post_id
8e2eff8241e6
slug
depresyon-8e2eff8241e6
url
https://mediumturkiye.com/depresyon-8e2eff8241e6
canonical_url
https://mediumturkiye.com/depresyon-8e2eff8241e6
author_url
https://medium.com/@aktutr
status
ok
fetched_at
2026-07-11 22:26:39