Kurak Alanların Yağlı Bitkisi Aspir (Carthamus tinctorius)
Aspire geçmeden önce yağlı tohumlu bitkiler
Kurak Alanların Yağlı Bitkisi Aspir (Carthamus tinctorius)

Aspire geçmeden önce yağlı tohumlu bitkiler
Yağlı tohumlu bitkiler içerdikleri yağ, protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral maddeler ile hem insan hem de hayvan beslenmesinde ciddi bir yere sahiptir. Bunun yanında endüstri için de büyük bir hammadde kaynağıdırlar. 2016 yılında elde edilen verilere göre, dünyadaki ham yağ üretimi 203 milyon tondur ve bu üretimin %92.1’lik kısmı (187 milyon ton) yağlı tohumlardan, geriye kalan %7.9’luk kısmı ise üretimi pahalı ve yetersiz olan hayvansal kaynaklardan elde edilmiştir. Bu nedenle insan beslenmesi için gerekli olan yağlar büyük oranla bitkisel kaynaklı yağlardan karşılanmaktadır. Kısaca yağlı tohumlu bitkilerin önemini özetleyecek olursak;
- Yağ eldesinde kullanılır,
- Endüstride ve eczacılık alanda hammadde olarak kullanılır,
- Biyodizel üretiminde kullanılır,
- Hayvan yemi üretiminde kullanılır,
- Arı yetiştiriciliğinde kullanılır,
- Ekim nöbeti bitkisi olarak ekilir.

Aspir (Carthamus tinctorius) tohumları
Peki bu bitkiler ne kadar üretiliyor?
2016 yılında açıklanan verilere göre; dünya genelinde (Zeytin, Hurma ve Hindistan cevizi hariç) 554 milyon ton yağlı tohumlu bitki üretilmiştir. Bu kadar yüksek potansiyele sahip olmalarına karşın, maalesef ülkemizdeki üretim miktarı yaklaşık 2.7 milyon tondur. Üretimin yeterli olmaması nedeniyle aynı yılda ülkemize 3.1 milyon ton yağlı tohum ithal edilmiştir. Bu üretim miktarı ülkemizin toplam ekilebilen alanlarının yalnızca %4’ü gibi düşük bir oranı göstermektedir. Karşılaştırmak gerekirse, bazı ülkelerde yağlı tohum üretim oranı (totale göre); ABD’de %20.9, Çin’de %19.2, Brezilya’da %28.2, Hindistan’da %27.9’, AB ülkelerinde ise yaklaşık %30’dur. Görüldüğü üzere yüksek potansiyele sahip olan bu bitkilerin üretimleri yetersizdir. 2020’li yıllarda yağlı tohum bitkilerinin üretiminin optimal düzeylere ulaşabilmesi için ekimlerin %4’ten %15 düzeylerine ulaşması (yani 7–8 milyon ton üretim) gerekmektedir. Bu sebeple Türkiye’de ayçiçeği, aspir, kolza, soya gibi bitkilerin biyolojileri iyi araştırılmalı ve üretimleri teşvik edilmelidir [1].
Kimdir bu Aspir?
Aspir (Carthamus tinctorius) Compositeae familyasından, 2n=24 kromozoma sahip olan, dikenli ve dikensiz çeşitleri olan tek yıllık bir yağlı tohum bitkisidir. Aspir ayrıca boyacı safranı, Amerikan safranı gibi bazı isimlerle de anılan; tarımsal, tıbbi ve farmasötik kullanım alanları olan önemli bir bitkidir [2,3].
İlk defa yaklaşık 3000 yıl önce Orta Doğu’da kültüre alınmış bir bitkidir. 2 ile 3 metre derinlere inebilen kazık kök sistemine sahiptir. Bu kök yapısı sayesinde yüksek veya düşük sıcaklığa ve kurak alanlara adaptasyonu yüksektir. Bunun yanında, tuzluluğa ve yabancı otlara karşı tolerans gösterir.
Bu özellikleri sayesinde hem kuru tarım alanlarında hem de sulu tarım alanlarında değerlendirilebilecek alternatif bir bitkidir. Aspirin diğer yağ bitkilerine oranla kuraklığa karşı daha adaptif olması, küresel iklim değişikliği kaynaklı olarak sürekli artış trendindeki ortalama sıcaklıklarla birlikte, bu bitkinin yakın gelecekte önemi daha da artacaktır. Aspir bitkisinden temel üç ürün elde edilir ve bunlar; yağ, küspe (hayvan yemi, gübre ya da yakacak olarak kullanılan ürün) ve kuşyemidir [3,4].
Aspir tohumlarında yaklaşık olarak %20–46 oranında yağ bulunur. Bu yağın yaklaşık olarak %90’ı doymamış yağ asitleri olan oleik ve linoleik yağdan oluşmaktadır. Hatta dünyada doymuş yağ asitleri oranının %7’nin de altına indirilmesi için çalışılmaktadır. Aspir yağı diğer bitkisel yağlardan içermekte olduğu yüksek linoleik asit (omega-6 yağı) ile ayrılmaktadır (aspir ortalama olarak %75–80 linoleik asit içerir). Ayrıca, aspir yağında yüksek antioksidan özelliği ve E vitamini içeren tokoferoller bulunmaktadır. Bu nedenlerle aspir yağı kalp-damar hastalarının diyetleri için antikolesterol olarak kullanılabilir [4].

Aspirin yüksek oranda linoleik asit içeren çeşitlerinin yanında bir de, yüksek oleik asit içeren çeşitleri de mevcuttur. Bu çeşitler daha çok endüstriyel alanlarda kullanılması için geliştirilmiştir. Bu endüstriyel alanların başında biyodizel üretimi gelmektedir. Aspir biyodizel üretimi için çok uygundur ve dünyada bu konu üzerine çokça araştırma yapılmaktadır. Bunun yanında çiçeklerinden cartharmin maddesi eldesiyle doğal boya üretiminde, küspesi hayvancılıkta ve kendisi süs bitkisi olarak kullanılmaktadır.
Aspir Yetiştirilmek İçin Neler İster?
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, aspirin adaptasyon yeteneğinin yüksek olması nedeniyle diğer yağlı tohumlu bitkilere nazaran daha farklı ekolojilerde yetiştirilebilir. Aspir tarımı genellikle 20° S ve 40° N enlemleri arasında yayılım gösteren bir uzun gün bitkisidir (14 saatlik ışığa ihtiyaç duyar). Normal olarak 1000 m’nin altındaki yüksekliklerde yetişen aspir, bu yüksekliğin üstüne çıktığında tohum verimini kaybeder ve yağ oranında azalma yaşar. Aynı zamanda Kuraklığa tolerans geliştirmiş bir bitki olan aspir yüksek yağış ve nemde yaprak ve/veya kökte bazı hastalıklara karşı savunmasız hale gelmektedir. Ekimde kullanılan çeşitlerine göre değişse de genel olarak fide devresinde soğuklara, çiçeklenme devresinde de yüksek sıcaklıklara hassastır. Toprak isteği olarak genellikle buğday ve arpa tarımı yapılan, yüksek su tutma kapasiteli killi veya drenajı iyi kumlu-killi-tınlı topraklarda yetişir [3].
Aspir Üretimi Ne Durumda?
Food and Agriculture Organization of the United Nations (FAO)’nun 2005 yılında açıkladığı verilere göre dünyada 720 bin hektar alanda 582 bin ton aspir tohumu üretilmistir. Üretilen aspirin %90’dan fazlasını Meksika, Hindistan, ABD, Etiyopya, Arjantin ve Avusturalya üretmektedir (şekil 1.).
Şekil 1: Dünyada aspir üretim oranları
Türkiye’de aspir yeterince tanınmadığı ve önemi yeteri kadar anlaşılmadığı için, eskiden önemli bir aspir üreticisi olan ülkemizde aspir üretimi sürekli azalmaktadır. FAO’nun verilerine göre Türkiye’de yalnızca 30 hektar alanda 30 ton aspir üretim yapılabilmektedir [4].
Kaynakça:
1- ONAT, B., ARIOĞLU, H. ve ark. (2017), “Dünya ve Türkiye’de Yağlı Tohum ve Ham Yağ Üretimine Bir Bakış”, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tarım ve Doğa Dergisi, 20 (Özel Sayı), 149–153, 2017, DOI : 10.18016/ksudobil.349197
2- Yaldız, G. ve ŞEKEROĞLU, N. (2013),”Küresel İklim Değişikliğinde Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Önemi”, Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi, 6 (1): 85–88, 2013, ISSN: 1308–0040, E-ISSN: 2146–0132, www.nobel.gen.tr
3- BAYRAMİN, S. (2006), “ASPİR (Carthamus tinctorius L.) — KOLZA (Brassica napus spp. oleifera L.) TARIMI VE ISLAHI”, Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, Cilt 15, Sayı 1–2, 74–85
4- UYSAL, N., BAYDAR, H., ERBAŞ, S. (2006), “Isparta Populasyonundan Gelistirilen Aspir (Carthamus tinctorius L.) Hatlarının Tarımsal ve Teknolojik Özelliklerinin Belirlenmesi”, Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 1(1):52–63, 2006 ISSN
메타데이터
- post_id
- 8e6deebe69d4
- slug
- kurak-alanların-yağlı-bitkisi-aspir-carthamus-tinctorius-8e6deebe69d4
- url
- https://medium.com/botanikturkiye/kurak-alanlar%C4%B1n-ya%C4%9Fl%C4%B1-bitkisi-aspir-carthamus-tinctorius-8e6deebe69d4
- canonical_url
- https://medium.com/botanikturkiye/kurak-alanlar%C4%B1n-ya%C4%9Fl%C4%B1-bitkisi-aspir-carthamus-tinctorius-8e6deebe69d4
- author_url
- https://medium.com/@efedalli
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-08-23 18:15:22