Özel Mülkiyet ve Özgürlükler
Yıl 2006 Eylül ayının başları. Adana’da öğrenci olarak ev tutmak için mücadeleye başladığımız günler. Hala öyle mi bilmiyorum ama Adana’da…
Özel Mülkiyet ve Özgürlükler
Yıl 2006 Eylül ayının başları. Adana’da öğrenci olarak ev tutmak için mücadeleye başladığımız günler. Hala öyle mi bilmiyorum ama Adana’da kiralar yıllık alınırdı ve öğrenci olarak yıllık kira vermek çok zordu bu sebeple aylık ev arayışımız vardı. Gezmediğimiz, bakmadığımız sokak, emlakçı kalmamıştı. Aylık ev buluyor onda da şu sorunu yaşıyorduk; “bekar, erkek ve öğrenci” olmamızdan kaynaklı ev sahibi evi bize kiralamak istemiyordu.
Hiç unutmuyorum beraber ev aradığım arkadaşım en sonunda emlakçıya şunu demişti:
Yeter! sonunda hiç bir işime yaramayan organımı kestirteceksiniz.
Sonunda evi tuttuk. Fakat o zamanlar 20'li yaşlarının başında tıfıl bir delikanlıydım. Yaklaşık 20 sene önce geçen bu olayın üzerinden yüzlere farklı olay, kişisel ve toplumsal olarak üzerimden geçti.
Seçimden önce BabalaTV’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bölümde bir kadın arkadaşımız kapalı olmasından ötürü rehberlik işini alamadığından bahsetti. Bunun üstünden bir ay geçtikten sonra bir tweet gördüm. Başörtüsünden dolayı bi mekana alınmayan bir kadının isyan tweeti.
Daha da bir sürü örnek var ama uzatmanın alemi yok. Soruda tam olarak burada başlıyor.
Özgürlük nedir?
TDK’ya göre;
- Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu
- Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu
Başörtülü bir kadının özgürlüğü üzerine, herhangi bir şirketin sahibinin ya da tüzel kişiliğinin özgürlüğü. Elbette hemen kendi açımızdan düşünmek çok kolay ve basit geliyor. Fakat ünlü ve herkesin bildiği o söz;
Bir kişinin özgürlüğü, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.
Özel Mülkiyet nedir?
Öncelikle mülkiyet nedir onu bir irdeleyelim. Mülkiyet; Arapçadan dilimize girmiş “sahiplik” anlamındadır. Anayasamızın 35. maddesiylede güvence altına alınmıştır. Mülkiyet hakkı, Türk Medeni Kanunu’na göre mutlak bir haktır. Özel mülkiyet dediğimiz olgu ise, Devletin değil, kişilerin sahip olduğu mülkleri anlatmak için kullanılır.
Şimdi biraz eğlenelim.
Benim bir bir lokantam var. Buranın mülkiyeti de işletmesi de bana ait. Ve kapısına şunu asıyorum.
Buraya “beyaz tişörtle gelenler giremez.”
Böyle bir yazıyı böyle bir durumu kim nasıl hangi hakla engelleyebilir? Lokanta benim özel mülkiyetim ve oradaki kararları ben veririm. Çünkü mülkiyet hakkı mutlaktır. Bu karar belki beyaza tişörtlülerden ve de bu durumdan rahatsız olacak diğer kişilerden para kazanmamı engeller ama gene de bu kararı ben alıyorum. Bunun yüzünden bu insanlardan para kazanmaktan vazgeçiyorum. Bu durumun cezasını ben çekeceğim. O zaman beyaz tişörtlünün ben buraya neden giremiyorum demeye hakkı var mıdır? Eğer hala mantıksız geliyorsa bu anlattıklarım olayı biraz daha enteresan bir noktaya taşıyalım. İnancım gereği doğumumda nasıl üryan doğduysam giyinmeyi reddediyorum. Ve benim inancımın gereği kıyafet giymek benim için kötü bir davranış ve çıplaklığımla böyle yaşamak istiyorum. Ve beni bir mekana almıyorlar. Ve sizce de çok mantıklı değil mi? Bir çıplağın bir mekanda ne işi var değil mi?
O zaman sorum şu; Benim tek suçum çoğunluğun inanmadığı bir şeye mi inanmak?
Sonuç olarak; anayasamıza göre özel mülkiyet vardır ve insanlar bu mülkiyetleri üzerinde mutlak hakka sahiptir. Hiç kimse inancından ya da başka bir düşüncesinden dolayı özel mülkiyet sahibi birine neden böyle yapıyorsun deme hakkına sahip değildir.
Bir kişi evini “bekar erkek öğrenciye” vermek istemiyorsa vermez. Bir mekan tesettürlü birini almak istemiyorsa almaz. Bir işletme sadece kadınları çalıştırmak istiyorsa çalıştırabilir. Bir dükkan sadece gay’leri çalıştırabilir. Bu kararlar mülkiyet hakkına sahip olandadır. Aksini idda etmek dayatmacılıktır. Mülkiyet hakkına karşı çıkmaktır. Özgürlüğün tam olarak karşında bir noktadadır.
En önemli kısım
Yukarıda örnekleriyle verdiğim şeyler ayrımcılık oluşturur mu? Muhakkak. Ama insanların kendi özgürlük noktalarındaki girift tam olarak burasıdır. Zaten denge sistemi bunu dengeleyecektir.
Daha da önemli kısım
Yukarıda anlattığım her şey okuduğunuz üzere özel mülkiyet hakkından kaynaklanır. Ve kamusal alanda, devletin olduğu hiç bir yerde geçerli değildir. Kamusal alan herkesin yaşadığı ortak alanlardır. Herkesin vergisini vererek oluşturduğu olgulardır. Bu sebeple hiç kimse buralarda cinsiyetinden, renginden, ırkından, inancından, cinsel yöneliminden ve giydiğin tişört renginden ayrımcılık göremez.
메타데이터
- post_id
- 96d2eb3c6077
- slug
- özel-mülkiyet-ve-özgürlükler-96d2eb3c6077
- url
- https://medium.com/@orveg/%C3%B6zel-m%C3%BClkiyet-ve-%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCkler-96d2eb3c6077
- canonical_url
- https://medium.com/@orveg/%C3%B6zel-m%C3%BClkiyet-ve-%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BCkler-96d2eb3c6077
- author_url
- https://medium.com/@orveg
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-25 15:44:25