← Back to list

Duygusal Dayanıklılık (Agile)

Her seferinde “daha güçlüyüm” dedikçe ne kadar güçsüz olduğumu hatırlatan hayat!

Ilknur Yildiz in Türkiye UP · 2026-02-04 07:42 · 250 claps · 1.6 min read paywalled
#is-hayati #kadın #erkek #işveren #türkçe
Open on Medium ↗
Wiki topics: 📋 · Product Management

Duygusal Dayanıklılık (Agile)

Her seferinde “daha güçlüyüm” dedikçe ne kadar güçsüz olduğumu hatırlatan hayat!

Photo by Jessica Felicio on Unsplash

Photo by Jessica Felicio on Unsplash

Her birimiz hayatlarımızda defalarca sınanmışızdır, eminim. Hani şu büyük cümleler var ya… “Şu bir olsun.” “Bir daha asla böyle davranmayacağım.” “Bu sefer farklı olacak.”

Ne zaman böyle büyük konuşsam, henüz söylediğim sesin yankısı kaybolmadan sınandım. Sanki hayat not alıyor. Sanki özellikle bekliyor.

Ve sonuç? Tahmin ettiğimden de uzak. Hayallerimden epeyce sapmış, beni tekrar başa sarmış bir tablo.

İş hayatında bu döngü çok daha tanıdık. Bir zorluğu atlattığında kendine şunu söylüyorsun: “Tamam, artık daha dayanıklıyım.” “Bunu da yaptım, bundan sonrası beni yıkmaz.”

Ama tam o anda çıta biraz daha yükseliyor.

Bir projeyi zor şartlarda teslim ettiğinde, eksik kadroyla işi çevirdiğinde, fazla yükü sessizce taşıdığında…

Bu, senin sınırın olarak değil, kapasiten olarak yazılıyor bir yere.

Sonra beklenti geliyor: “Madem yapabiliyorsun, yine yaparsın.” “Madem dayanmıştın, demek ki sorun yok.” “Madem ses çıkarmadın, demek ki kaldırıyorsun.”

Ve bir gün… aynı dayanıklılığı gösteremediğinde, aynı hızda toparlanamadığında, “bu sefer olmuyor” dediğinde…

Photo by Radission US on Unsplash

Photo by Radission US on Unsplash

Bir anda hikâye değişiyor. Artık mesele koşullar değil. Artık mesele sensin.

Yeterince dayanıklı olamamışsın. Yeterince güçlü kalamamışsın. Bir yerlerde “geriye düşmüşsün”.

Oysa kimse şunu sormuyor: Bu dayanıklılık ne pahasına oldu? Nereden ödün verdin? Neyi sessizce geride bıraktın?

Burada yanlış anlaşılmak istemem. Bu yazı, her zorlukta geri çekilmeyi ya da sorumluluktan kaçmayı savunmuyor. İş hayatında belli bir dayanıklılık gerekiyor, bu doğru.

Ama dayanıklılığı abartıp, kutsallaştırıp, tek ölçüt hâline getirdiğimizde; bu, insanı güçlendirmiyor. Sadece daha geç fark edilen bir yorgunluk yaratıyor.

Olması gereken dayanıklılık; her seferinde biraz daha fazlasına katlanmak değil, nerede duracağını bilmek.

Ne her şeye “tamam” demek, ne de en ufak zorlukta vazgeçmek.

Kararda kalabilmek.

Belki de hayatın bana (bize) hatırlattığı şey şu: “Daha güçlüyüm” dedikçe sınanıyoruz çünkü güç, iddia edilen bir şey değil. Sessizce korunması gereken bir denge.

Ve bazen güçsüz hissetmek, aslında hâlâ kendini kaybetmediğinin işareti.

**İlknur Yıldız**

Her hafta paylaştığım yazılardan haberdar olmak isterseniz; okur ve yorumlarınızı benimle paylaşmak isterseniz -ki çok mutlu edersiniz beni- takip edip, e-mail listeme üye olabilirsiniz. Bana ulaşmak için; ismimin üzerindeki linki tıklamanız yeterli.


메타데이터
post_id
977d092e8942
slug
duygusal-dayanıklılık-agile-977d092e8942
url
https://turkiyeyayini.com/duygusal-dayan%C4%B1kl%C4%B1l%C4%B1k-agile-977d092e8942
canonical_url
https://turkiyeyayini.com/duygusal-dayan%C4%B1kl%C4%B1l%C4%B1k-agile-977d092e8942
author_url
https://medium.com/@ilknuryildiz
status
ok
fetched_at
2026-06-28 10:39:35