Denemeler 10 — Zıtlık İçindeki Aynılık: Bir Karga ve Bir Martı Üzerine Düşünceler
DJ performansıyla başlayan bir gece nasıl Jung ve Fromm’a bağlanır?
Denemeler 10 — Zıtlık İçindeki Aynılık: Bir Karga ve Bir Martı Üzerine Düşünceler
DJ performansıyla başlayan bir gece nasıl Jung ve Fromm’a bağlanır?

27 Nisan Pazar — Nimet Han / Yazar tarafindan çekilmiş fotoğraf
27 Nisan Pazar akşamı İstanbul Yarı Maratonu’ndan sonra Nimet Han’ın teras katında yer alan eski bir Rus Ortodoks Şapeli’nde arkadaşlarımla birlikteydim.
Medium üyesi değilseniz yazının tamamını **buraya** tıklayarak okuyabilirsiniz.
Şapel’in ismi “Aya İlia”. 19. Yüzyılın ikinci yarısında, Rus hacıların Kudüs veya Aynoroz gibi kutsal yerlere seyahatleri sırasında konaklamaları için inşa edilmiş.
Karaköy’ün zengin kültürel mirasının bir parçası olan bu eski şapelde, arkadaşlarımla birlikte DJ performansı eşliğinde eğleniyorduk.
Şapelin içindeyken tavana bakarak fark ettiğim yeşil kubbesine birkaç dakika arayla bir de terastan baktım.
Aynı kubbenin aynı ucunda birkaç dakika arayla iki ayrı kuş belirdi: Önce kapkara bir karga, ardından bembeyaz bir martı. Aynı yapının göğsünde yükselen ama birbirine zıt iki sima.
Arka arkaya bu iki kuşu görmek ve fotoğraflamak bana gördüğümün yalnızca iki kuştan ibaret olmadığını hissettirdi. Karga uzak bir gökyüzünden değil, göz hizamın birkaç metre üzerindeki bir kubbeden bakıyordu.
Carl Gustav Jung’un gölge arketipinde tarif ettiği o bastırılmış bilinçdışı, karanlık taraflarımız, inkar ettiklerimiz, bizden kaçırılan biz gibi… Tüm bunların temsili gibi duruyordu.
Jung’a göre insan benliği (Self) sadece bilinçli yönlerden değil, aynı zamanda karanlık, bastırılmış, hatta zaman zaman korkutucu yanlardan da oluşur. Jung bu karanlık yanlara “gölge” der.
Bir insanın gölgesi; öfke, kıskançlık, kibir, cinsellik, tembellik, zaaf gibi toplumsal olarak hoş karşılanmayan özellikleri içerebilir. Ama aynı zamanda bastırılmış yaratıcılık, cesaret ya da özgünlük de gölgenin içinde bulunabilir.
Jung’a göre gerçek bireyleşme gölgeyle yüzleşmeyi gerektirir. Bu yüzleşme rahatsız edici olabilir ama büyümenin bir ön koşuludur. Gölgeni tanımazsan, o seni kontrol etmeye başlar. Dışavurumların da çoğu zaman bilinçsiz olur: ani öfke patlamaları, kibirli davranışlar, kendinden utanç duyduğun anlar gibi. Jung şöyle der:
“Gölgeyle yüzleşmeyen kişi, onu dışarıda yaşar; o zaman başkalarını gölge olarak görür.”
Yani kendi içindeki bastırılmış duygularını başka insanlara yansıtırsın, sevilmeyen yönlerini “öteki”ne yüklersin. Karga bir soruydu: “Kendi içinde görmezden geldiğin ne var?”
Bu sorunun yankısı henüz zihnimden silinmemişti ki, birkaç dakika sonra aynı kubbenin ucunda bir martı belirdi. Bembeyaz kanatları, dalgalı bir sessizlik içinde kubbenin kıyısına kondu.
Duruşunda bir geçicilik vardı; sanki biraz sonra gidecekti. Martı, ilk bakışta yalnızca özgürlüğün sembolüydü. Ama bu özgürlük, romantize edilmiş bir kaçış mıydı, yoksa gerçekten bir yön seçimi miydi?
Erich Fromm’un “Özgürlükten Kaçış” adlı eserinde bahsettiği gibi:
İnsan, tarih boyunca özgürlük uğruna mücadele etmiş ama özgür kaldığında ne yapacağını bilememiştir. Çünkü özgürlük yalnızca zincirlerinden kurtulmak değil, aynı zamanda kendi yönünü belirlemenin de ağırlığını taşımaktır.
Fromm’a göre özgürlük iki kutupludur: Bir yanda “olumsuz özgürlük” yani dış baskılardan kurtuluş; diğer yanda “olumlu özgürlük” yani kendi benliğini gerçekleştirme, sorumluluk alma, seçimlerinin öznesi olma…
Martı bu ikilemin simgesiydi. O anda neyi temsil ettiğini bilmiyordum. Belki kaçışı belki de cesareti temsil ediyordu. Ama şunu hissettim: Martı görünüşte hafifti ama varlığı ağırlık taşıyordu. Tıpkı özgürlüğün, ilk başta bir ferahlık gibi hissettirip zamanla yük haline gelmesi gibi.
Ve o gece, o iki kuş tüm o gürültülü müziğin ortasında bana bir ayna tuttu. Karga, içimde bastırdığım benim olan her şeyi; martı, olmak istediğim ama olmaktan korktuğum diğerlerini… Bir tarafta yüzleşmekten kaçındığın, diğer tarafta ulaşılmaz gördüğün…
Karga olmadan martı olunmuyor, bunu o gece o gürültünün ortasında sessizce bir kez daha öğrendim.
메타데이터
- post_id
- 9a252ff0d43f
- slug
- zıtlık-i̇çindeki-aynılık-bir-karga-ve-bir-martı-üzerine-düşünceler-9a252ff0d43f
- url
- https://mediumturkiye.com/z%C4%B1tl%C4%B1k-i%CC%87%C3%A7indeki-ayn%C4%B1l%C4%B1k-bir-karga-ve-bir-mart%C4%B1-%C3%BCzerine-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceler-9a252ff0d43f
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/z%C4%B1tl%C4%B1k-i%CC%87%C3%A7indeki-ayn%C4%B1l%C4%B1k-bir-karga-ve-bir-mart%C4%B1-%C3%BCzerine-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnceler-9a252ff0d43f
- author_url
- https://medium.com/@gokhan.bafra
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-20 03:36:17