← Back to list

Birinci Lemadan Dersler | Sıkıntılara Çare

Yanı başımızdaki değerleri uzaklarda aramaya ne hacet…

Alihan Emre Tunç · 2025-01-06 12:11 · 0 claps · 2.3 min read paywalled
#risale-i-nur #dert #çare #sembol #sembolizm
Open on Medium ↗

Birinci Lemadan Dersler | Sıkıntılara Çare

Yanı başımızdaki değerleri uzaklarda aramaya ne hacet…

Kaynak: Filip Bunkens — Unsplash

Kaynak: Filip Bunkens — Unsplash

Hoş geldiniz. Platforma üye değilseniz bu linkten okumaya devam edebilirsiniz. Geniş çaplı bir YouTube kanalı için yazarlığa kabul edildiğim bir yazımı paylaşacağım sizlerle.

Önce kısa bir tanıtım: Risale-i Nur, iman hakikatlerini açan manevi bir tefsirdir.

Lem’alar da bu koleksiyonun bir parçasıdır. Birinci Lem’a’da Hz. Yunus aleyhisselamın kıssası üzerinden bizlerin alması gereken dersler anlatılır.

Buyrun arkanıza yaslanın, başlayalım.

Size bir müjde vereyim: Karanlık zannettiğimiz dertlerimizde belki de tahmin dahi etmediğimiz aydınlıklar gizli. Aslında bunları görmek için sadece bakış açımızı değiştirmemiz yeterli. Nasıl mı? Yunus aleyhisselamın kıssası ve yakarışı. Üç karanlık ve üç aydınlık. Münacattaki o sır.. ve bizim hayatlarımızdaki yansıması. Her biri birer anahtar. Gelin Hz. Yunus’un (as) izinden gidelim. Bizi yutan sıkıntıların içinde aczimizi hatırlayalım. Aczimiz tevekkülle dolsun, fakrımız Rabbimize ilticayla buluşsun. Açılacak çok kapı, kilit vurulacak çok zulüm var.

Kavmine verilen mühletin dolmasına çok az bir zaman kala onların arasından ayrılan Hz. Yunus (as) 3 karanlık yaşayacak fakat 3 aydınlığa kavuşması da uzun sürmeyecekti. Her taraftan ümit kesik bir vaziyetteyken ve tüm sebeplerin sustuğu bir anda onun ümidi Allah, yakarışı da Allah’a olacaktı.

Şimdi gemideydi. Gemiyle denizde ilerlerlerken gemi imtihan sırrı gereği durdu ve bunun sorumlusu ilan edilen Hz. Yunus (as) gemiden atıldı. Büyük bir balık da onu yuttu. İşte 3 karanlık böylece başladı: Gece, deniz ve büyük balık. Üstelik deniz fırtınalı, geceyse dehşet vericiydi. Bunu hiç hayal edebiliyor musunuz? Hz. Yunus (as) tüm bunlardan bir münacatla yani Allah’a yakardığı içli bir duayla kurtuldu ve selamete çıktı. Ama bu dua sadece sözden ibaret değildi elbette. Tevekkülü, tevhidi, ümidi, Rabbimizin Subhan yani kusurdan münezzeh oluşunu, aczin ikrarını, kulluk bilincini, asırlar sonrasına ulaşan hikmeti ve daha nicesini kapsıyordu. لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّۤ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ “Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben nefsine zulmedenlerden oldum.” Peki sonrasında ne mi oldu? Yunus aleyhisselam kavmine, karanlıklarsa aydınlığa döndü. Hz. Yunus (as) geldiğinde kavminin iman ettiğini öğrendi ve onları affetti. Burası Kur’an’da meâlen şöyle geçer: “Bu defa onlar iman ettiler, Biz de kendilerini belirli bir vakte kadar nimetlerimizle yaşattık” (Saffat, 148).

Evet, çok güzel. Yalnız hissesiz kıssa da olmaz değil mi.. payımıza düşeni almamız gerek. Tüm bunların bize bakan yönü ne o zaman? Bunu görebilmek için sembolleri zahirin ötesinde biraz irdeleyelim. Hz. Yunus’un (as) gecesi zellesiydi, ay ışığıyla güzel bir hâle geldi. Bizim gecemizse gaflet perdeleri içindeki geleceğimiz. Ve yüz derece daha karanlık ve dehşetli çünkü gafletimiz kıyas kabul etmiyor. Onu yutan balık nefsi ve daha özelde öfkesiydi, dost bir binek oldu. Bizim balığımız yani nefsimizse bin kat daha tehlikeli çünkü zevk peşinde koşup ahiretimizi perişan etmeye çalışıyor. Onun denizi öfkeyle kabarmış duygu dünyası ve içinde bulunduğu sosyal hayattı. Güvenli ve aydınlık bir seyir mekânına dönüştü. Bizim denizimizse şu üzerinde yaşadığımız yeryüzü ve bin derece daha korkunç. Her saniye ortalama 1–2 kişi ölüyor. Bu işin şakası yok. Biz de Hz. Yunus (as) gibi لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّۤ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ diyerek hakiki Sebep olan Rabbimize sığınmalıyız. Geleceğimiz O’nun emri altındadır, yaşadıklarımız O’nun hükmü dairesindedir ve nefsimizin zararlarını yalnız O def edebilir. Maneviyat gemimizi tevekkül ve ümitle süslersek rüzgârıyla bizi limana ulaştıracak da O’dur. Öyleyse gelin لاَۤ اِلٰهَ الاَّ اَنْتَ cümlesiyle geleceğimize, سُبْحَانَكَ kelimesiyle dünyamıza ve اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ kısmıyla da nefsimize Rabbimizin merhamet nazarını çekelim. Sıkıntılarımızın çaresini zevklerde değil, Rabbimize sığınmakta arayalım.

لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّۤ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ


메타데이터
post_id
9abf4da53a7a
slug
birinci-lemadan-dersler-sıkıntılara-çare-9abf4da53a7a
url
https://medium.com/@alihanemretunc/birinci-lemadan-dersler-s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1lara-%C3%A7are-9abf4da53a7a
canonical_url
https://medium.com/@alihanemretunc/birinci-lemadan-dersler-s%C4%B1k%C4%B1nt%C4%B1lara-%C3%A7are-9abf4da53a7a
author_url
https://medium.com/@alihanemretunc
status
ok
fetched_at
2026-07-21 10:10:43