Özür Dilemek ve Hakiki Bağlar Kurmak Üzerine
Hepimizin bir davranışı zaman zaman bir başkasının dünyasına iyi gelmeyebiliyor. Böylesi zamanlarda özür dilemek bazen baştan savma…

Özür Dilemek ve Hakiki Bağlar Kurmak Üzerine
Hepimizin bir davranışı zaman zaman bir başkasının dünyasına iyi gelmeyebiliyor. Böylesi zamanlarda özür dilemek bazen baştan savma, geçiştirme, durumu idare etme, kurallara uyma gibi duyulurken özür dileyen kişi açısından savunma, zayıflık, güçsüzlük, düşük özgüven, kusurluluk, suçluluk, yenilgi, haksızlık, boyun eğme, vb. gibi görülebiliyor. Hatta kimilerimiz kendi hakikatine sahip çıkabilmek için "özür dilerim" cümlesini hayatından çıkarmak zorunda kalıyor.* Çünkü böyle bir cümlenin sahiciliğine ve onarıcılığına inancını yitirmiş durumda.
Peki içten, kulağa hakiki gelen ve kalbimize temas eden bir özrün ardındaki niyet neye benzer?
Bu ilişki ve devamlılığı benim için çok kıymetli. Aramızdaki bağı korumak, onarmak, tamir etmek, belki birlikte yas tutmak, bu zorluğun birlikte üstesinden gelmek, güveni yeniden tesis etmek, ilişkimizi iyileştirmek, sana ve seninle olan ilişkime verdiğim değeri gözetmek ve bunlar için neler yapabileceğimize beraberce bakmak istiyorum.
Peki bu niyeti görünür kılan bir özrün dili neye benzer?
Kırıldığını, incindiğini görüyorum. Belli ki ben şu ihtiyacımı karşılamak üzere böyle davranırken bu tutumum senin hayatını güzelleştirmemiş. Seni gerçekten anlamak, dinlemek ve bu davranışım sonrasında neler hissettiğini, içinde nelerin canlı olduğunu duymak, oraları görmek üzere buradayım.
Yeterince duyulduğuna, anlaşıldığına inandığım bir yerde eğer yeri ve merakı varsa ve duymak için hazırsa ben de kendimi ifade edebilir, davranışımın ardındaki ihtiyacı, niyeti belirtebilirim. Belki de bu bağlantının hakiki bir yerden devam edebilmesi ve hatta derinleşebilmesini mümkün kılan yeni yolları beraberce belirleyebilir ve güvenin yeniden tesisi için bunları eyleme dökebilirim.
Peki ya kendimi ifade etmem için beni dinlemeye hiç yeri ve merakı yoksa, buna hazır değilse?
Barış ortamının hemen ortaya çıkması ne harika olurdu ancak ilişki içinde durum bazen farklılık gösterebiliyor. Bunun bir süreç olduğunun farkında olarak, şimdi değilse bile zaman içinde dinleyip dinleyemeyeceğini sormak; kendimizi ifade etme ihtiyacımızı belirtmek; eğer bu konuda biz bir ilerleme kaydedemediysek bunu söylemek ve bunu/ bunları söylersem ben de kendimi tamamlanmış hissederim deyip açığa çıkanları gözlemlemek nasıl gelir?*
Peki tüm bunlar olurken kendimi nasıl gözeteceğim?
Her davranış bir ihtiyaç karşılama girişimi varsayımıyla bakarsam eğer, kendimi suçlamadan, utancın içinde kavrulmadan, eşit bir yerden, duygularım ve ihtiyaçlarımla bağlantıda kalarak kendimi ifade edebilirim. Böylece bunun altında ezilmeden ve karşımdaki kişiye duygularımın sorumluluğunu yüklemeden sesimi duyurabilme imkanım olur.
Böyle bir dinlemenin mümkün olduğu bir yerde neler açığa çıkabilir?
Muhtemelen kan basıncımızın azaldığı bedenimizin gevşediği, olası düşman imgesinin kaybolduğu, güvenin yeniden inşa edildiği, bağların onarıldığı ve hatta derinleşmesinin mümkün olduğu, intikam, küskünlük, kırgınlık gibi duyguların dönüşebildiği, ortak değerlerin yeniden tanımlandığı, işbirliğinin arttığı ve buna uygun yolların belirlendiği bir yere götürebilir bizi.
"Doğru ve yanlışın ötesinde bir yer var. Seninle orada buluşalım." Rumi
Peki hakiki duyulmayan bir özür neye benzer?
Haklı-haksız, iyi-kötü, doğru-yanlış, suçlu-suçsuz, ayıp, kusur, utanç ekseninde bakılan, çoğunlukla hakikati olmayan, üstün körü, lafta söylenmiş, kimi zaman kurallara uymak için yapılan kimi zamanda lütufmuş gibi sunulan bir özür, bağlantıyı koparan, kestirip atılmış, özensiz, durumdan bir an önce kurtulmak için söylenmiş olarak duyulabilir.
Peki böyle bir özrün dili neye benzer?
"Bu davranışım için üzgünüm ama sen de bunları söyledin/ böyle davrandın vb..."
"Bu davranışım için üzgünüm. Eğer sen böyle davranmasaydın/ söylemeseydin vb... ben de böyle davranmazdım/söylemezdim vb..."
"Böyle hissettiğin için üzgünüm.' ; Kendi davranışı yerine odağı karşı tarafın tepkisine yöneltmek olarak duyulabilir.
"Çabuk benden özür dile."
"Özür dilerim. Tamam mı? Oldu mu? Rahatladın mı? İstediğini aldın mı? Başın göğe erdi mi?"
"Lütfen hemen şimdi özrümü kabul et. Özür diledim işte. Ne istersen yaparım söyle."; Kendimi suçlu/utanç içinde hissediyorum ve bu acıyı bir an evvel dindirmek istiyorum. Amacım seninle olan ilişkimden çok kendi duygularım gibi duyulabilir.
Böyle bir özür bizi yaklaştırır mı? İlişkideki güveni tesis eder mi? Bağlantıyı destekler mi? Özeni, hassasiyeti, değeri, saygıyı iletir mi?
- Sevgili Gonca Fide’ye, açtığı Zürafa ve Çakal Dili Anahtar Ayrımı alanında özüre dair ondan ödünç aldığım ve bende önemli kapılar aralayan bu iki cümle için çok teşekkür ederim.
메타데이터
- post_id
- 9eaf8a202c18
- slug
- özür-dilemek-ve-hakiki-bağlar-kurmak-üzerine-9eaf8a202c18
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%B6z%C3%BCr-dilemek-ve-hakiki-ba%C4%9Flar-kurmak-%C3%BCzerine-9eaf8a202c18
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%B6z%C3%BCr-dilemek-ve-hakiki-ba%C4%9Flar-kurmak-%C3%BCzerine-9eaf8a202c18
- author_url
- https://medium.com/@koyulacivert
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-17 23:16:01