Eylül’e Merhaba Derken Kendime Anlatmak İstediklerim
Kendimizi dinlemiyoruz ya da anlatmıyoruz bazı şeyleri kendimize. Korkuyoruz belki de bazı şeyleri kabullenmekten. Şey kelimesini hiç…
Eylül’e Merhaba Derken Kendime Anlatmak İstediklerim
Kendimizi dinlemiyoruz ya da anlatmıyoruz bazı şeyleri kendimize. Korkuyoruz belki de bazı şeyleri kabullenmekten. Şey kelimesini hiç sevmem ama herkesin korkusundaki “Şey” farklı. Ben kendi Şey’lerimi yazıyorum bu yazıda. Peşine de Merhaba diyeceğimiz yeni aya notlarımı. Kim bilir belki dilediklerim olur…

Bugünlerde farklı konularda telefon notlar kısmına, bulduğum küçük kağıtlara bir süre an, anı ve his yazıyorum. Konuşmak istemediğim fakat anlatmak istediklerim ile dolu bu kelimelerden bir toplama yazısı yazmak istedim aslında.
Uzun zamandır kendi bilgisayarımı açıp nerelerdeyim ben diye bakmadığım için bütün günümü kendime ayırarak bugün nerelerde olduğumu anlamaya karar verdim.
Hikayemin bu kısmında yorgunlukları , kızgınlıkları, korkuları ile burnunu havaya dikmiş doğrularından yine de vazgeçmeyen bir kadın olarak yazıyorum. Göz temaslarından kaçıyorum çünkü o göz temaslarında kırgınlıklarım, kızgınlıklarım korkularım görülmesin istiyorum. Güçlü, ayakları yere basan görüntümün arkasında hala küçük bir kız çocuğunu saklıyorum ve kimsenin bunu görmesini istemiyorum. Şayet biri görür de benim dokunmaya kıyamadığım o küçük kızı kırar diye tüm endişem .
Geçenlerde çok sevdiğim bir dostuma “ Artık bir şeyi de ben halletmeyeyim , kimse Buse halleder demesin istiyorum.” dedim. O kadar içten bir cümleydi ki bu cümlem özellikle son bir haftadır bunu böyle hissediyorum. Normalde yapabileceklerime yapacak enerjim olmadığı için yapmadığımdan değişen bakışları görüyorum. Gerçekleri anlatmam çözüm olmuyor, herkes kadar yalan söylemem gerekiyor belki de … Fakat bunu yapamıyorum.
Yorgunum ve bu yorgunluk kesinlikle fiziksel değil. Sadece düşüncelerim birbirine girdiğinde başım çok ağrıyor, su içmedim deyip konuyu kapatıyorum ama çözülmemiş düğümleri çözecek enerjim olmadığı için beynim kızıyor belki de bana. Hararetle bir deftere büyük işleri yapmayı yazdığım için sağ kolum ağrıyor halbuki o yazdıklarımın çözüm olmayacağını biliyorum belki de bu yüzden daha da kalemi sıkarak yazıyorum.
Her şey bir yana adım atmıyorum bu aralar. Yeni birileriyle tanışmaya , bugün havanın ne kadar boğucu olduğundan konuşmaya , üstündeki elbisenin ne kadar yakıştığını söylemek zor geliyor. Adımların karşıdan gelmesini ve bana enerjisinden bir parça vererek sohbetin içinde beni var etmesini bekliyorum, o da olmayınca bir şarkının sözlerine takılı kalıp defalarca o şarkıyı dinliyorum.
Eylül’ün iyi gelmesi için umutlarımı bağladım , oradan açılacak güzel kapıların karşıma çıkacağını bekliyorum ve bu kadar karamsar cümlelerimden sonra Eylül’ün güzel gelmesi için beklentilerimi bir yere ve bu ana hapsediyorum.
Sevgili Eylül,
- 2025 yılının son adımlarına doğru giderken hayatımdaki büyük dönüşümlerin yılı olan 2025 içerisindeki mutluluk ve kahkahanın beni en çok kucakladığı ay ol.
- Bu aya kadar güzellikler biriktirdim elbette fakat kolay olmayan an ve anıların içerisinde yeterince boğuldum güven duygumu zedeleyeceklerin olmasına izin verme.
- Bana hep çiçekler vermeni beklemiyorum, o zaman yaşamın içerisinde var olduğumu hissedemem fakat ellerimi kanatacak kadar dikenler ile temas yaşamama izin verme.
- Güzel yağmurlarda üstüme yapışan etiketleri, kızgınlıkları ve kırgınlıkları al.
- Güzel ve dolu masalar kurayım yine, bu masalarda sahiden ben olup yeniden dans edebileyim umursamazca…
- Keşfettiğim sokaklar, gördüğüm eserler, okuduklarım beni güzel dünyalara çeksin , bu şehrin güzel sokaklarında adımlarımda bir melodi olsun ve dans edeyim özgürce…
- Sevginin her halinde var olayım , onun neşesini herkese bulaştırabileyim. Aynadaki kadının gözlerinin parladığını daha da parladığını göreyim ve saklamak zorunda olduklarımdan dolayı burnum havada dolaşmayayım.
- Ve belki de en önemlisi bu yaşımın kadını olayım , cıvıl cıvıl olsun sesim, görünüşüm, en çok da ruhum…
Ben senden çok şey beklemiyorum aslında . Zorluklar ile uğraşmayı kabulleniyorum fakat aynadaki kadının üzülmesini istemiyorum.
Ve sen bu yazıyı okuyan kişi ; 26 yaşında genç bir kadının kendine itiraflarını ve dileklerini okudun.
Sıra sende, sen de kendine itiraf etmen gerekenleri itiraf et ve hayattan beklediklerini gözler önüne ser. İnsanlar, sokaklar, şehirler mutlu değil bunu gözlemleyebiliyorum. Yürüdüğün sokaklarda yaşadığın şehirlerde gözleri ışık saçan, mutlu, huzurlu olmak için kendine itiraf etmen gerekenleri itiraf et.
Bir yerlerde gözlerindeki ışıkları birbirine çarpan yetişkinler olmamız dileğiyle.
Hoşça kal.
Buse.
메타데이터
- post_id
- a10ec0501dbc
- slug
- eylüle-merhaba-derken-kendime-anlatmak-i̇stediklerim-a10ec0501dbc
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/eyl%C3%BCle-merhaba-derken-kendime-anlatmak-i%CC%87stediklerim-a10ec0501dbc
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/eyl%C3%BCle-merhaba-derken-kendime-anlatmak-i%CC%87stediklerim-a10ec0501dbc
- author_url
- https://medium.com/@buse-vw
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-13 00:08:42