Neden Yazıyoruz?
Yazının icadından önceki yollarla aktaramayacağımız ne vardı?
Neden Yazıyoruz?

Valeria Reverdo
Yazının icadından önce çeşitli görsel ve işitsel iletişim teknikleri ön plandaydı. Işık, duman, madde, ses, taklit, resim… Daha sonra insanlık olarak tüm bunları yetersiz bulduk ve ilk yazı Sümerler tarafından icat edildi. Bunun sebebi neydi? Yazının icadından önceki yollarla aktaramayacakları ne vardı?
Neden yazdılar?
Bize kalırsa hissettikleri; anlaşılamama korkusu, yalnızlık, melankoli değildi. Bu yüzden sözlü anlatamayacakları bir şey de yoktu. Yaşadıklarını, gelecek nesillere aktarma gibi bir kaygıları olacağını da sanmıyoruz. Asıl kaygıları, anlatmak için büyük bir heves duydukları şeylerin unutulacağını düşünmeleriydi. Daha detaylı anlatmak istemişlerdi. Hayatta kalmaktan çok yaşamak ağır basmıştı onlara. Yazı dışındaki iletişim yolları yeterince kalıcı ve açıklayıcı olmazdı.
Tarihte silinip giden bir sürü medeniyet olsa da yazının bulunması ve zamanla gelişmesi sayesinde yazının bulunmasından sonraki medeniyetler hakkında bilgi edinebiliyoruz. Yazının yazıldığı malzeme, yazının türü, alfabelerin cinsi sürekli değişmiş. İlk bir yüzey üzerindeki kalıntılarsa resimler. Piktografi olarak adlandırılan bu kalıntılara taş ve özellikle mağara duvarlarında rastlanıyor. M.Ö 3500 yılında Mezopotamya’da ve Mısır’da gözlemlenmiş. Bundan sonra sırasıyla hece ve harf yazısı geliyor. Sümerlerin kullandığı yazı ise çivi yazısı. Kullanılan çizgilerin şekli çiviye benzediğinden ‘çivi yazısı’ adını almış.

Egor Myznik
Çivi yazısını Mısırlıların hiyeroglif yazısı takip ediyor. Papirüs kâğıdı üzerine yazılan bir tür resim yazısı. Bundan sonra ise öğrenilmesi çok zor olduğu iddia edilen Çin yazısı geliyor. Harfler yerine sembollerin kullanıldığı bir çeşit resim yazısı. İlk alfabe ise Fenike yazısı ile karşımıza çıkıyor. Sesli harflerin eklenip geliştirilmesiyle de Yunan yazısının araya karışıyor. Yunan alfabesinin ilk harfleri alfa ile beta. Alfabe kelimesi buradan geliyor. Yunan alfabesinin biraz değişmiş haliyse Roma alfabesidir. Yirmi üç harf barındırır. İslamiyet’in gelişmesiyle yaygınlaşan Arap alfabesinde yirmi sekiz harf bulunur ve yazı sağdan sola yazılır. Sonra gelen Hint yazısı bir hece yazısıdır, Hindistan ve çevresinde kullanılır. Eski Türk yazıları ise İslamiyet’ten önce ve sonra olmak üzere ikiye ayrılır. Günümüzde Türkiye’de ise Cumhuriyetle beraber yapılan Harf Devrimi sayesinde Arap alfabesi yerine Latin alfabesi kullanılır. Latin alfabesine ek olarak ‘ş, i, ı, ğ, ç’ harfleri eklenir. Sözlü ve yazılı dil ortak olduğundan Harf Devrimi’nden sonra okuma oranlarında artış gözlenmiştir.
Peki, Sümerlerden bugüne yazı nasıl evrildi? Günümüzde işler daha karmaşık olduğu için Sümerlerin anlayamayacakları nedenlerden de yazılar yazıyoruz. Yaşamı iliklerimize kadar hissediyor ve paylaşmadan duramıyoruz. Bu paylaşımların sadece kendimizle olduğu zamanlar da var tabii ki. Örneğin çevremizdeki insanlar tarafından anlaşılamayacağını düşündüğümüz şeyleri sözlü anlatmak yerine yazarız. Çünkü yazarken hatalarınızı düzeltebilir, daha özgür hissedebilir ve yazdıklarınızı günlerce yanınızda taşıyabilirsiniz. Aklınızda tutmaktansa kâğıdınızda tutarsınız.

manas rb
Modern yazıdan bahsedildiğinde ise kâğıt kadar dijital dünyadan da bahsetmemiz gerekir. Yazı, ilk zamanlarındaki gibi yeniden resme döndü: Emojiler, çıkartmalar, GIF’ler… Hayatımızda büyük yer kaplıyorlar. Gelişen teknolojilerle beraber iletişim hızı, aynı anda iletişim kurabileceğiniz insan sayısı, iletişim kurabilme süresi arttı. Hâlâ iş veya eğitim için bize çok yardımı dokunsa da ikili veya çoklu gruplarda sohbet amaçlı uzun yazılara kimse ihtiyaç duymuyor. Sorun değil. Böyle geliştik. Edebiyat, bilim, sanat hâlâ yaşıyor. Çok sevdiğim Sait Faik’in dediği gibi:
Yazmasaydım deli olacaktım.
Ben bugün bu yazıyı yazıyorsam anlaşılmak için yazıyorum. Gelgelelim olarak bizim de misyonumuz yazının hâlâ yaşadığı alanları canlı tutmak. Sonuçta insanın anlatma ihtiyacı asla tükenmeyecek, sadece şekil değiştirebilir. Yazılar, alfabeler, iletişim yolları değişir. Yakında bizim yazımız da tarihe karışır. Yine de bu serüven bitmez. O yüzden içiniz rahat olsun. Bir süre daha buradayız.
메타데이터
- post_id
- a1b389d64e91
- slug
- neden-yazıyoruz-a1b389d64e91
- url
- https://medium.com/gelgelelim/neden-yaz%C4%B1yoruz-a1b389d64e91
- canonical_url
- https://medium.com/gelgelelim/neden-yaz%C4%B1yoruz-a1b389d64e91
- author_url
- https://medium.com/@okkenar
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-21 05:25:43