← Back to list

BAHÇELİ DARBE Mİ DEMEK İSTEDİ?

Bugün bayram ya, ben de eski günleri andım herkes gibi. Bigün ailecek yemek yiyoruz evde, sanırım politika konuşacak olgunluğa da erişmişiz…

Ahmet Aziz Nesin · 2024-04-10 12:43 · 9 claps · 2.6 min read paywalled
#devlet-bahçeli #darbe #alparslan-türkeş #kürdistan-lazistan #erdoğan
Open on Medium ↗

BAHÇELİ DARBE Mİ DEMEK İSTEDİ?

Bugün bayram ya, ben de eski günleri andım herkes gibi. Bigün ailecek yemek yiyoruz evde, sanırım politika konuşacak olgunluğa da erişmişiz artık -Ki doğduğumuzdan beri o tartışmaları dinledik evde- yada yine sıkıyönetim zamanı, babamla annem konuşurken, babam cumhuriyet kurulduktan sonra kaç yılını sıkıyönetimle geçirdiğimiz fikrini ortaya attı. Doğal olarak Ali’yle ben bilemezdik, annem hesaplamaya çalışırken, babam uyanıklık yapmış, önceden hesaplamış ve söyledi zamanı: “Bugüne dek sıkıyönetim dönemi daha uzun

Babam bu şaşırtıcı açıklamayı yaptığında henüz 12 Eylül darbesi bile olmamıştı, biz daha kardeşler olarak darbelerin baskısından dolayı yurt dışına gönderilmemiştik. Bu anımsadığımız ilk darbe değildi, ben 4, Ali 5 yaşındaydı sünnet olduğumuzda, büyük olarak ilk sırayı Ali alınca ve o tarihlerde uyuşturma neyim pek olmadığından, Ali bağırmaya başladı ve sünnetçi Kemal Özkan Ali’ye “Bağırma, seni de baban gibi hapse atarım” dedi. Böylece Ali -Tabi ki benim anımsadığım- ilk küfürünü etti Kemal Özkan’a. Ali’nin bağırmasını ve hapsi duyunca ben daha çok bağırmaya başladım ve beni annemle teyzem balkona çıkardı, böylece bağırmamla bütün mahalle başıma gelecekleri de öğrenmiş oldu.

Babam o günlerde bir de ödül aldı, sanırım Karagöz oyunlarından dolayı, çünkü o ödül parasıyla bize bisiklet aldı. Babam cimri olduğundan (Asla değildi) dolma lastik bisiklet almış, yani patlama olasılığı yok ve tamir parası vermeyeceğiz. İlginçtir ama babam büyük bisikletlerimizi de ödül parasıyla almıştı.

Bütün bu darbe anılarından 2–3 gün arayla Devlet Bahçeli’nin 2 açıklamasından bahsetmek istiyorum. Birincisi hemen seçim sonrası yaptığı açıklama ve beklenen de bir açıklama: “31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri yurt genelinde bazı münferit hadiseler dışında huzur, güven ve sükunet ortamı içinde tamamlanmış, bu suretle kesin olmayan sonuçlar belli olmuştur. Nitekim milli irade sandıkta tecelli etmiştir

İkinci açıklamaysa dün geldi, orada da “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır. Herkes aklını başına almalı, rüzgar ektiği müddetçe fırtına biçeceğini unutmamalıdır” diyor Bahçeli.

MHP’li olduğunuzu düşünün (Düşününce olmazsınız, korkmayın) ve seçimden hemen sonra Bahçeli’nin bu açıklamasını duydunuz ve memnun oldunuz, devletin görevlisi Devlet Bey sandığa önem veriyor ve bu açıklamayı yapıyor.

Tam biraz rahat edeceğinizi düşünürken bikaç gün sonra “Ben var ya ben, o sandığın taaaaaa” diye yapıyor konuşmasını ve siz de doğal olarak esecek rüzgarı beklemeye başlıyorsunuz.

Tabi ki düşüncelerinizi dışa vuramıyorsunuz benim henüz sünnet bile olmadan bütün Erenköy’ü ayağa kaldırdığım gibi. Bu arada o bağırmam Ali’ye kardeşi olarak ilk yardımımdır, ben küçüğü olarak daha el değmeden o kadar bağırınca, ağabey olarak o sustu ve hapisten kurtuldu.

Bahçeli’nin söylediği “Meclis sandıkta kurulmamıştır” sözü çok önemlidir, çünkü ilk mecliste (Osmanlı) Kürdistan ve Lazistan milletvekilleri vardır ve tutanaklarda konuşmaları vardır. Birinci meclis esasında bir anlamda cumhuriyete geçiş dönemidir. Cumhuriyet kurulur ve daha demokratik olan 1921 Anayasası yerine hemen 1924 Anayasası getirilir ve orada artık Kürdistan ve Lazistan milletvekilleri yoktur, Kürt ve Laz milletvekilleri vardır.

Aradan yıllar geçer, Turancılık ve ırkçılıktan dolayı ordudan atılmak üzere tutuklanan Alpaslan Türkeş Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi kararıyla, ırkçılığın suç olmadığı kararı üzerine serbest bırakılır ve hemen sonrasında ABD’ye gönderilir, orada Kontre-Gerilla dersi alır ve Türkiye’ye geldiğinde bunun dersini verir. Sonra ne mi yapar, 27 Mayıs 1960 darbesini radyodan okuyan albaydır, bu darbe yetmez, Talat Aydemir’le ikinci darbeye kalkışır ve bu kez ordudan atılır ve tekrar yurt dışına sürgün edilir.

Yetmez, geri döndüğünde Talat Aydemir’in ikinci darbe girişimine ortak olmak ister ama bu kez Aydemir onu yanında istemez ve Türkeş Aydemir’in ikinci darbe girişimini İsmet İnönü’ye ispiyonlar. İlk darbesinde başbakan ve 2 bakanın idam edilmesine, sonra da Talat Aydemir ve arkadaşının idam edilmesine neden olur.

Sonra kendisine parti kurma izni verilir. Türkeş’e yıllar sonra Devlet Bahçeli’nin MİT’ten olduğu söylenir, o da “Boşverin, kalsın, en azından bunu biliyoruz, gönderirsek başkasını gönderirler ve kim olduğunu bilemeyeceğiz” der. Türkeş mutludur, kendisinin MİT ve derin devletçi olduğunu bilmiyordur bunu söyleyenler, MİT’i MİT’e şikayet etmişlerdir.

Şaşırmaya ve olası darbeleri beklemeye devam, sonuçta Türkeş’e şikayet edilen Bahçeli başkan, reisliği Erdoğan’a kaptırsa da…


메타데이터
post_id
a229fa1fed93
slug
bahçeli̇-darbe-mi̇-demek-i̇stedi̇-a229fa1fed93
url
https://medium.com/@ahmetnesin/bah%C3%A7eli%CC%87-darbe-mi%CC%87-demek-i%CC%87stedi%CC%87-a229fa1fed93
canonical_url
https://medium.com/@ahmetnesin/bah%C3%A7eli%CC%87-darbe-mi%CC%87-demek-i%CC%87stedi%CC%87-a229fa1fed93
author_url
https://medium.com/@ahmetnesin
status
ok
fetched_at
2026-07-24 02:21:50