← Back to list

Sanayi de Karpuz

Hepinize kendi dünyamdan merhabalar. Manevi dolandırılma hikayeme Yılbası yazımda yer vermiştim. İlk kendi çalışmamdan biriktirdiğim para…

Etnik Birileri · 2019-08-18 10:30 · 0 claps · 4.0 min read
#didem-madak #kasaba #popüler-kültür #yaşam
Open on Medium ↗

Sanayide Karpuz

Hepinize kendi dünyamdan merhabalar. Manevi dolandırılma hikayeme Yılbası yazımda yer vermiştim. İlk kendi çalışmamdan biriktirdiğim para ile Ayvalığa yolculuğa çıkmıştık ve kapitalizme karşı doğaya yakın bir tatil geçirmenin yollarında kaybolup durmuştuk. Nazlı benden bıkıp usanırken türlü türlü yerlerde el sallayarak otostop çekilmediğini öğrenmiştim. Blabla car uygulamasinin bize kattigi subay bey ve cekirdek ailelerle ogretici bir tatil gecmisti basimizdan.

Şimi bir yıl sonra yolum Edremit’e tatlı bir yazlığa düştü yolum. Aile, bayram, yazlıkçılık. Huzur ararken aile çatışmaları içinde geçen, görüş ayrılıkları ve farklı yaşam alanlarında olma isteği. Bunu hemen hemen herkes yaşıyor evet. Gel gelelim aile dramalari, berrak deniz, tatli kasaba derken kendimi sanayide karpuz yerken buldum.

Sevgili Edremit tam olarak yazlıkçılık, kasaba ve emeklilik hayatıma hitap ettiğin için öncelikle teşekkür ederim.

Fotoğraflarını itinayla çektiğim amcalar, teyzeler ve çocuklar sizlere de tabiki.

Herkesin yaşamak istediği yaşam standartı farklıdır. Benim tatil anlayışımda lüks yaşamdan kaçıştan diye aciklamayayim da sadeliğe yaklaşım var. Sadeliğe, azlığa. sessizliğe değil mesela sesi severim ama biraz daha sakinliğe. Gündelik hayatın getirdiği sorumlulukların yanı sıra elbet eğlenmeye vakit oluyor. Ben doğaya yaklaştıkça sadelik içinde serinlemek istiyorum. Bunun verdiği bir huzur var içimde.

Sosyal medya popüler kültürün güzellik algısina hitab etmek standartlarimda bulunmuyor. Ne popüler kültürmüş kardeşim diyerek kendimi norm ender gibi ordan oraya atamam. Hepimiz kendi yağımızda kavruluyoruz gun sonunda. Her insan kendi mutlu olduğu yerde kalmaya çalışıyorsa ben de tatilimi kahvede okey oynayarak, teyzeleri fotoğraflarken etrafta orada burada mısır yiyerek geçirmek istiyorum. Tabiki Venezuela da La Gran Sabana da başlayan bir sabah, Costa Rica’da kumsalda uzanirken kendime dragon dovmesi yaptirmis olmayi dilerdim lakin daha bunlara sıra gelmedi önce rotamda Mardin var. Sırt çantasıyla dünyanın o güzel doğası içinde kaybolmayı bekliyorum. Daha çok uzaklaşamadım yakın kesimden. Daha uzun bir yolculuk ileride. Rotamız açık biz açık oldukça. Kepenkleri indirecek halimiz yok.

Şimdi Edremitteyim bu tatille ilgili en sevdiğim şey, aileyle tatile çıkıldığında cüzdanımızı evde bırakiyoruz tam anlamıyla. Konsept beni benden aldı. Burcu Esmersoy seni biraz anladim. Aile içinde tabi. Feminizme giriş yapacak gücüm yok seni eleştirmeyi başka bir yazıya bırakıp tatilimi anlatmak istiyorum. Şartlara uyum sağlarken kendime gerçekten hayat şekli edinmişim. Çok mutlu oldum. Mesela hala şezlong kullanımına karşıyım. İnsanlarla tanışmak ve yeni tatil arkadaşları edinmek benim için hala en tatlı şeylerden biri. Tabi aileyle tatile çıkınca kaçamadigin normlar var. Bu da tatil hayatinin tuzu biberi. Zaman değişirken değişmeyen insanlar ve onlara duyulması gereken saygı içinde aile kimliğinde bulunuyorsun çoğu insan aşinadır bu örneğe. Kaçabildiğim her an fotoğraf çekmeye, midye yemeye, etrafta koşuşturmaya ayırdım zamanımı. Huzur doluyum. İnsan doğası gereği doğaya yakın olmalı.

Astrolojiye olan saygım ve inancım sonsuzken, uzun bir zamandır retrodan retroya, yeniaydan güneş tutulmalarına derken, çok gergin, yüzleşmelerin, sonların ve başlangıçların çokça yer aldığı bir yılı yaz tatilinde üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Belki de hepimiz bir seyleri uzerimizden atmaya calisiyoruz. Hepimiz apayrı etkilendik, ben bu yılı kendime çok alıştırma gibi aldım, yeni bir yaşama geçişti 2018, bu yıl ise herşeyi yerleştirmekti benim için, yeni bir eve taşınırken olur ya hani, sırayla eşya alırsın, gelenler gidenler içinde bir süre sonra bir bakmışsın kendine ait , seni yansıtan bir yaşam alanı çıkmış ortaya. Benim için böyleydi şimdiye kadar geçen zaman, en sevdigim dizi olan behzat ç den sonra tabiki, Doctor Who da 11.doktorun her sonun getirdiği başlangıç ve dizinin genel temasından bana kalan şey, gerçekten yeni başlangıçlar. Çok sevgi doluyum bu satırları yazarken.

Yeni retronun Ocağın ilk haftasına kadar sürdüğünü de gülümseyerek hatırlattım az önce kendime.. Öte yandan enerji alışverişi ve kendi içimizde yaşamak bütün bu retro ve olumsuzluk algısına çare benim gözümde. Hayatımızdan çıkması gerekenleri bırakmaya, gerginlikleri minimum duzeyde hayatımızda sakin sakin itmeye çalışırken yeni başlangıçlar içinde bulunacağız zaten. Bir yerde takılı kalmanın lüzumu yok, zaman geçiyor yaz bitiyor. Kış geliyor. Üstü kapalı anlattığım retrolara yeni gunluk aktivitem olan Juno’dan okudum. Çıkıyor da çıkıyor.

Taş boyamak çok güzel etkinlik unutmadan not düşmek istedim.

Manevi dolandırılma tatilinden sonra bir yıl sonra kendimi Edremit’te yeniden bulmak. Yanyana iki sandalyede aynı yeri farklı görmek. İnsanlık çok ilginç bir yer ve hep söylüyorum yolun daha çok başları. Kim bilir seneye nerenin yerlisi olacağım.

Sevgilerle, Edremit Yerlisi

Not, ben bu satirlari yazarken donus yoluna hazirlaniyorduk, fakat donemedik. Sanayide baslayan yolculugumuz sanayide bitti. Bozulan araba, bayram tatili ve sehirde bulunamayan Doktor Levent edasiyla unlenmis beyinci arkadasimiz arabaya bakana kadar, tesadufen onunde durdugumuz bir otelin sakinleri ve sahipleri tarafindan misafir edildik, arabamizi hep beraber itip, iki gunu beraber gecirdik. Kasaba, koy fazladan zorunlu orada kalmaya itildiginde biraz huzurdan cok gerginlik katabiliyor insana fakat degerini o an olmasa bile sonradan fark ediyorum. Insanlar sabah denizi misali berrak, insanlar aksamustu serinliginde yurume havasinda rahat, insanlar beklerken karpuz yiyelim havasinda tatli. Yedigimiz karpuz kadar tatli insanlar. Kasabanin havasindan, kasabanin suyundan. Tertemiz enerjiler icinde fazladan iki gun gecirip gerilimli yolda kalmali bir yolculugu atlattik ve Istanbul’a giris yaptik.

This is where the drama begins.

Tatil donusumden sonra gecirdigim birinci gun sonunda Didem Madak siirlerine daldim. Insan sevmedigimden degil bu tatsizligim. Tadi tuzu olmayan karpuz ikram etmeyen insanlari cok da gerekli gormedigimden. Hepsine durup tek tek uzulmek istiyorum bazen, yasam bu kadar duzlukten olusam, bu kadar kendine indirgemis degildi, olmamaliydi. Acaba bu sadece benim icimdeki dogrulardan biri miydi. Elbet satirlar boyle hisseden insanlardan cikmisti. Ic rahatlaticiydi bunu dusunmek.

Bazı insanlar gerçekten rengi solmuş çamaşırlara benziyor ve etrafta onlardan çokça var. Ben de balkondan düşmüşüm, ağacın bir dalında sallanıyor gibiyim. Halinden memnun. Rengim solmasın.

Bana artık büyü diyorlar Bütün renkleri mezun etmişler hayatlarından Karanlığa emekli öğretmenler gibi sanki insanlar. Bilirsin işte Füsun gidişinden bu yana Hüzün sektöründe bilfiil yirmi üç sene görev yaptım! İnfaza götürürken bari üstbenlerim Gözüme bir gökkuşağı bağlasalar.

Bir gece kalkıp bütün ışıkları yakacağım Füsun Şiirime ışıktan bir nokta koyacağım!

Didem Madak


메타데이터
post_id
a2a34638c6fd
slug
sanayi-de-karpuz-a2a34638c6fd
url
https://medium.com/@ilaydauzun/sanayi-de-karpuz-a2a34638c6fd
canonical_url
https://medium.com/@ilaydauzun/sanayi-de-karpuz-a2a34638c6fd
author_url
https://medium.com/@ilaydauzun
status
ok
fetched_at
2026-07-29 13:45:18