YOKSUN…
Yine yoksun. Ben sensiz bir sonsuzluğu göze almışken, sen benimle geçireceğin fânî zaman da bile yoksun. Sensiz bir gökyüzü, yıldız, ay…
YOKSUN…
Yine yoksun. Ben sensiz bir sonsuzluğu göze almışken, sen benimle geçireceğin fânî zaman da bile yoksun. Sensiz bir gökyüzü, yıldız, ay, toprak… Ben bunların hepsini benliğime buyur etmişken, sen tüm karanlığınla gölge düşürdün üstümüze. Yine ve yeniden filizlenmeye yüz tutmuş goncamı budadın makasınla, ışığa hasret kalmış uğur böceğimi bıraktın karanlığa. Kurumuş tenime bir damlayı çok gördün, korunmaya muhtaç ruhumdan kanadını sakındın, bir bakışın için yanan gözlerimi mahrum bıraktın elânın en bala çalan tonundan; ben sensizliğin sağır ettiği kulaklarımla ulvî sesini duymaya çalışken, sen lâl olmuş şekilde çıktın karşıma. Ben seni yere göğe sığdıramazken, sen ise sığındın bir ateş parçasına. Ben dört gözle seni beklerken, yaprak kıpırtısını senin ayağının altında ezildiğini sanıp yola koşarken; ağaç kokulu ormanın kokusunda seni anımsarken; yerde, gökte, aynada seni görürken, sen iki nefesini hevesliğin için harcadın. Ey sevgili, ben seni sensizliğinle kabul etmişken, sen beni varlığımla niye harcadın?
메타데이터
- post_id
- a30c4bc871b5
- slug
- yoksun-a30c4bc871b5
- url
- https://medium.com/@emsilebayrak/yoksun-a30c4bc871b5
- canonical_url
- https://medium.com/@emsilebayrak/yoksun-a30c4bc871b5
- author_url
- https://medium.com/@emsilebayrak
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-15 08:28:01