← Back to list

BJJ kültürü

İlk iki yazımızda jiu-jitsunun ne olduğuna ve kurallarına değinirken, artık mindere adım atma zamanı geldi. Gündemimizde adabımuaşeret…

Tamer Bakar · 2024-04-18 13:40 · 0 claps · 3.6 min read
#bjj #adcc #ibjjf #grapp #türkiye
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🥊 · Combat Sports

BJJ kültürü

İlk iki yazımızda jiu-jitsunun ne olduğuna ve kurallarına değinirken, artık mindere adım atma zamanı geldi. Gündemimizde adabımuaşeret, kuşakların anlamları ve elbette biz sefil fanileri dev aynasında gösterip pabucunu ters giydirebilen belalımız, kısacası egomuz var.

Bu saydıklarımın her biri aslında kendi başına bir yazı konusu ancak siz bugünkü metne bir nevi girizgâh olarak bakın. İleride belki detaylıca değiniriz…

OSS!

Japonya’da doğan jiu-jitsu Brezilya’ya göçüp oradan da tüm dünyaya yayılırken, filizlendiği toprakların sosyokültürel niteliklerine has saygı, hiyerarşi ve disiplin gibi tohumları da yanında taşıdı.

Gelenek, mindere atılan daha ilk adımda tezahür eder; mata çıkan sporcu, kollar vücuda yapışık, başını hafif eğerek Japon usulü selamda bulunarak, sanatı öğrendiği alana saygısını sunar. Ardından minderde bulunan herkesle teker teker tokalaşır.

Ders, sporcular kuşak seviyelerine göre hocanın karşısında sıralanıp topluca selamlaştıktan sonra başlar. Roll’da ise rakipler boğuşmaya ‘fist bump’ ile başlar, raunt bitiminde de el sıkışıp ayrılırlar.

Dersin sonunda sporcular yeniden seviyelerine göre sıralanıp önce hocayla, ardından birbirleriyle teker teker selamlaşıp alandan ayrılır.

Kuşaklar

BJJ’de 6 kuşak var. Bunlar sırasıyla beyaz, mavi, mor, kahverengi, siyah ve kırmızıdır. Jiu-jitsu’ya başlayan sporcu beyaz kuşaktır. Ustalığa ulaşan siyah kuşağa hak kazanır. Kırmızı ise sporda duayenliğe ulaşabilmiş küçücük bir azınlığın sahip olduğu kuşaktır.

· Beyaz: Mata yeni adım atanın aldığı kuşaktır. Sporcu kaçışlar, ana pozisyonlar, kontrol ve bazı submissionlar gibi BJJ’nin temelini oluşturan unsurları öğrenmeye odaklanır.

· Mavi: Sporcu ana pozisyonlara geniş anlamda hakimdir. Savunmanın temellerini öğrenmiştir ve artık ana pozisyonlardan kaçıp ofansa geçebiliyordur.

· Mor: Bu seviyeye ulaşan sporcu, ciddi bir başarı elde etmiştir. Teknik hakimiyetin yanı sıra artık bir oyuna sahiptir. Kendisini mavi kuşaktan ayıran diğer bir konu da momentum ve baskı gibi unsurları kullanma kabiliyetidir.

· Kahverengi: Kahverengi kuşak sahibi sporcu, BJJ’nin hemen hemen tüm pozisyonlarına hakim ve detaylar konusunda üst seviyeye ulaşmış biridir. Pozisyon incelikleri, ağırlık dağılımı, hareket ve momentum gibi konuların erbabıdır. Stili ve teknik uygulaması temiz ve tutarlıdır. Ofansif ve defansif aşamalar arası geçiş konusunda uzmandır.

· Siyah: Siyah kuşağa ulaşmak ciddi bir zaman ve emek gerektirir. Bir sporcunun genelde beyazdan başlayıp siyah kuşak seviyesine ulaşması yaklaşık 10 yılını alır. Siyah kuşak sahibi, jiu-jitsunun çoğu konsepti hakkında sağlam bir bilgi ve deneyime sahiptir. Teknik ve pozisyon bilgisi derindir. Siyah kuşağın da birden sekize kadar seviyeleri var; sekizinci seviyeye ulaşmak insanın bir 8–10 senesini daha alır.

· Kırmızı: Bu kuşak, jiu-jitsuda ulaşılabilecek en yüksek seviyedir. Kırmızı kuşak şerefine nail olabilmek için BJJ’ye adeta bir ömür adamak gerekir desek yalan olmaz. Teknik olarak bu seviyeye hak kazanabilmek için öncelikle sekizinci seviye siyah kuşak olmanın dışında, olağanüstü kabiliyet, bilgi ve fedakarlık gerekiyor. Kırmızı kuşak, ancak bir avuç insanın çıkmayı başarabildiği BJJ sanatının doruğudur.

Küçük bir parantez açarak belirtmeliyim ki, bir mavi kuşak olarak beyaz ve mavi hakkında yazdıklarımı teyit edebilirim, ancak mor ve üstü için BJJ literatürü ve büyüklerimin yalancısıyım.

Mindere egoyla adım atmak

Yazıyı buraya kadar okuduysanız, “Tüm bu kurallar, hiyerarşi, gelenek, teferruat vs… ne anlama geliyor be kardeşim” diye bir sitemde bulunabilirsiniz. Mata çıkıp paşa paşa sporumuzu yapıp evlere basitçe dağılsak olmaz mıydı? Söz konusu bir mücadele sporu olmasaydı olurdu. Ancak mindere ayak bastığımızda oraya egomuzu da taşıyoruz. Atalarımız ne güzel demiş ‘insan çeşit çeşit, yer damar damar’ diye…

Jiu-jitsu evvela bir sistemdir; engin teknikler yelpazesi ve karmaşık oyun olanakları içeren, merkezinde insanın olduğu; çıraklığı zor ve yıpratıcı, ustalık yolu meşakkatli bir sistem. Burada ucuz edebiyat yapmak istemiyorum ancak yine de söyleyeceğim: bu zahmetli yolda yürürken, hayatta olduğu gibi mutluluk, hayal kırıklığı, yılgınlık, sevinç gibi bilumum insani duyguları taşıyor ve yaşıyoruz.

Hepimiz farklı karakterlere sahibiz ve bazılarımız diğerlerimizden daha fevri olabilir veya olumsuz duygularını dizginlemekte beceriksiz olabilir. Adem evladının kazanma hırsını o güzelim suratının matlarda paspas edildiği başarısız denemeleriyle harmanlayınca, agresyon ve sakatlanmalarla sonuçlanabilecek patlayıcı bir karışım elde ederiz… Takdir edersiniz ki toksik ve kaotik bir ortamda ne spor yapmak ne de o idmandan herhangi bir verim elde etmek mümkün olur.

Kurallar işlevseldir

Hiyerarşi, kurallar ve ritüeller işte burada devreye giriyor. Bunlar renk olsun diye oluşturulmuş folklorik formaliteler değil. Hepsinin birer işlevi var. Kuşaklar hoca öğrencisinin seviyesini belirleyebilmesi için olduğu kadar, öğrencinin hiyerarşi içerisinde yerini ve seviyesini bilmesi içindir.

Selamlaşma saygı ve mütevazılığın ifadesidir: mindere efendice çıkılır. Minderde yaşanan minderde kalır! Şairin dediği gibi, no hard feelings… Herkes hata yapabilir ancak kötü niyete de yer yoktur. Hepimiz minderi kendimizi geliştirmek ve altımızda olanların gelişimine gerektiğinde yardım etmek için paylaşıyoruz. Çizilen asgari çerçeveye uyulunca topluluk organik bir makine gibi ahenk içerisinde hareket edip gelişir!

Cephe hangi durakta birader?

Jiu-jitsuya henüz başlamamış biri olarak bunları okuyorsanız, kafanızda askeri bir kamp canlanmasın. Ben de şahsen idman günü İstanbul’da metroya binince Mançurya cephesinin yolunu tutmuyorum. Tabii ki salonuma spor yapıp eğlenmeye gidiyorum.

Artık dünyada ve Türkiye’de jiu-jitsu çoğunlukla sportif amaç için öğreniliyor. Dojo kuralları birçok yerde yukarıda anlattıklarımdan artık hem daha esnek hem de çağımıza ve kültürümüze daha uyumlu. Ancak topluluğun sağlıklı iletişimini ve dojo disiplinini sağlayacak asgari kurallar çerçevesi her zaman olacaktır ve doğrusu da budur!

Yazının orijinali Submission Only takımının web sitesinde yayımlanmıştır: https://www.subonlyist.com/bjj-point-system/


메타데이터
post_id
a4eb3e7aa8df
slug
bjj-kültürü-a4eb3e7aa8df
url
https://medium.com/@tamerbakar82/bjj-k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC-a4eb3e7aa8df
canonical_url
https://medium.com/@tamerbakar82/bjj-k%C3%BClt%C3%BCr%C3%BC-a4eb3e7aa8df
author_url
https://medium.com/@tamerbakar82
status
ok
fetched_at
2026-06-27 23:56:40