← Back to list

Fenerbahçe’nin Kadife Bileği: İrfan Can Kahveci

Fenerbahçe taraftarının Yansıma isimli şarkıyla editler yaptığı, kadife bilek olarak nitelendirdiği İrfan Can Kahveci, Fenerbahçe ile olan…

Berkhan Avcı · 2025-01-12 17:09 · 5 claps · 4.1 min read
#fenerbahçe #i̇rfan-can-kahveci #futbol #süper-lig #ali-koç
Open on Medium ↗

Fenerbahçe’nin Kadife Bileği: İrfan Can Kahveci

Fenerbahçe taraftarının Yansıma isimli şarkıyla editler yaptığı, kadife bilek olarak nitelendirdiği İrfan Can Kahveci, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini 2028 yılına kadar uzattı.

İrfan Can Kahveci, benim için Alex ve Arda Güler’den sonra topu ayağına aldığında en çok heyecan uyandıran Fenerbahçeli futbolculardan biri olabilir. 2017 yılında Gençlerbirliği’nden Başakşehir’e transfer olduğunda, “Neden Fenerbahçe bu transferi düşünmedi?” diye hayal kırıklığına uğramıştım. Başakşehir’de sergilediği performansla adından sıkça söz ettiren İrfan Can, 2020–2021 sezonunun ara transfer döneminde Galatasaray ile anılmaya başlandı. O dönem Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, basın toplantılarında sık sık İrfan Can’ı ne kadar istediğini dile getiriyordu. Hatta yakın arkadaşı Oğulcan Çağlayan, attığı bir gol sonrası kahve içme hareketiyle İrfan Can’a gönderme yaparak sevincini kutlamıştı.

Ancak içten içe üzülmeye başladığım o süreçte, işler beklenmedik bir şekilde değişti. Dönemin Fenerbahçe Sportif Direktörü Emre Belözoğlu’nun büyük çabaları, İrfan Can’ın Fenerbahçe sevgisi ve yönetimin ekonomik desteği sayesinde bu transfer gerçekleşti. 4 Ocak 2021’de Başakşehir FK tesislerinde düzenlenen törenle İrfan Can Kahveci, Fenerbahçe ile sözleşme imzalayarak çubuklu formayla yeni bir maceraya yelken açtı.

İrfan Can Kahveci’nin ardından Mesut Özil’in de kadroya katıldığı o ara transfer dönemi, Fenerbahçe taraftarları için son derece heyecan vericiydi. Kadrosunu önemli yıldızlarla güçlendiren Fenerbahçe, o dönemki Süper Lig kalitesine göre oldukça iddialı bir takım oluşturmuş ve liderle aynı puanı paylaşarak şampiyonluk yarışında güçlü bir konumdaydı. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi. İrfan Can Kahveci’nin yaşadığı sakatlık problemleri, takıma tam anlamıyla katkı vermesini engellerken, Fenerbahçe’nin genel performansı da düşüşe geçti. Sezon, beklentilerin uzağında, taraftarlar için hayal kırıklığıyla sona erdi.

Erol Bulut ile başlayan ve Emre Belözoğlu ile tamamlanan o sezonun ardından Fenerbahçe’de yeni bir dönem başlamış, Vitor Pereira ikinci kez takımın başına getirilmişti. Bu süreçte Fenerbahçe taraftarının İrfan Can Kahveci’den beklentileri oldukça yüksekti, ancak Pereira yönetiminde İrfan Can’ın performansı beklenilen seviyeye çıkamadı. Maçları tribünden takip ettiğim o sezon, İrfan Can’a yönelik eleştirilerin arttığına sıkça şahit oldum. Hatta bir ara, İrfan Can’ın Fenerbahçe’den ayrılabileceğini düşünmeye başlamıştım. Ancak takımdan ayrılan isim Vitor Pereira oldu. Yerine gelen İsmail Kartal yönetiminde İrfan Can, adeta küllerinden doğdu ve sezonun geri kalanında gösterdiği performansla, neden yüksek bir bonservis bedeliyle transfer edildiğini kanıtladı. Bu süreç, hem İrfan Can hem de Fenerbahçe için bir yeniden doğuş hikayesi oldu.

İrfan Can Kahveci için yeni bir “Portekizli hoca problemi” başlamış oldu. Jorge Jesus’un oyun anlayışı ile İrfan Can’ın oyun tarzı tam olarak uyuşmadığı için, taraftarlar arasında İrfan Can’ın yeterince forma şansı bulup bulmadığı sürekli tartışıldı. Yine de istatistiksel anlamda İrfan Can, o sezon da hatırı sayılır bir performans sergiledi. Sezon sonunda ise Fenerbahçe kariyerindeki ilk kupasını kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Ziraat Türkiye Kupası şampiyonluğu, hem İrfan Can hem de taraftarlar için bir teselli kaynağı oldu. Bu başarı, karmaşık geçen bir sezonun ardından gelen anlamlı bir zaferdi.

Ve geldik Fenerbahçe taraftarıyla İrfan Can Kahveci’nin tam anlamıyla barıştığı, “kadife bilek” olarak anıldığı, taraftarların Yansıma şarkısıyla editler yaparak sevgisini gösterdiği o muhteşem sezona! İsmail Kartal’ın yeniden Fenerbahçe teknik direktörü olduğu bu dönemde, İrfan Can da kendini kanıtlayan bir performans sergiledi. Formaya olan aidiyeti her zamankinden daha güçlüydü ve düzenli olarak süre alması, onun sahadaki özgüvenini artırdı. Taraftarlar tribünde ve ekran başında İrfan Can’ın futbolundan büyük keyif aldı. Geçtiğimiz sezon tam 46 maça çıkan İrfan Can, 18 gol ve 12 asistlik muazzam bir katkı yaptı. Bu performansıyla, Fenerbahçe’nin 99 gol ve 99 puanla tamamladığı sezonun en önemli oyuncularından biri oldu.

Eğer Süper Kupa süreci yaşanmamış olsaydı, İrfan Can’ın Fenerbahçe formasıyla yeni kupalar kazanması içten bile değildi. Bu sezonda sergilediği olağanüstü performans, hem sahadaki liderliği hem de skora olan katkısıyla taraftarların ve futbol otoritelerinin takdirini kazanmıştı. Fenerbahçe’nin yükselen grafiği ve takımın genel uyumu düşünüldüğünde, Süper Kupa’nın doğru bir şekilde oynanması durumunda bu başarıların daha da taçlanması kaçınılmaz olurdu. İrfan Can, o sezon hem bireysel olarak hem de takımın bir parçası olarak zirveye damga vurabilecek bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamıştı..

Sayın Başkan, kendine özgü yönetim tarzıyla bir kez daha işleyen çarkı bozarak İsmail Kartal’ın yerine dünyaca ünlü teknik direktör Jose Mourinho’yu göreve getirdi. Bununla birlikte, İrfan Can Kahveci için yeni bir “Portekizli hoca krizi” başlamış gibiydi. Yaz döneminde çeşitli transfer teklifleri alsa da Fenerbahçe’de kalmayı tercih eden İrfan Can, sözleşmesinin son yılına girmişti. Bu durum, Ocak 2025 itibarıyla istediği takımla serbestçe görüşme hakkı doğurduğu anlamına geliyordu.

Ne var ki, Mourinho’nun ilk tercihleri arasında yer almaması, İrfan Can’ın düzenli olarak forma bulamamasına ve yedek kulübesine mahkum olmasına neden oldu. Bu tablo, İrfan Can’ın sezon sonunda takımdan ayrılabileceği düşüncesini güçlendirmişti. Ancak beklenen olmadı. Taraftarları ve futbol otoritelerini şaşırtan bir kararla İrfan Can, 2028 yılına kadar Fenerbahçe ile olan sözleşmesini uzattı.

19.07’de çocuğu olan adamı transfer edebileceğini düşünen bazı kesimlerin bu imzaya epey şaşırdığına eminim! :) İrfan Can, hem Fenerbahçe’ye olan bağlılığını hem de saha içinde ve dışında sorumluluklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu sezon istediği kadar forma şansı bulamasa da inanıyorum ki İrfan Can Kahveci, hak ettiği formayı tekrar alacak ve Fenerbahçe ile yeni şampiyonluklar yaşayacak. Önceleri sadece oynadığı futbolla hayrandım; yeteneği, sahadaki zarafeti ve futbol zekası beni büyülemişti. Ancak zamanla, çubuklu formaya olan aidiyetiyle de kalbimi kazandı. Sahadaki mücadele ruhu ve Fenerbahçe’ye olan bağlılığı, hayranlığımı bir kez daha arttırdı.

Bununla birlikte, belki de bunların hepsinden daha önemlisi, İrfan Can’ın saha dışındaki duruşu. Harika bir ailesi var ve eşi ile çocuklarına olan sevgisi, onun ne kadar özel bir insan olduğunu gösteriyor. Çok güzel bir eş ve baba olması, ona duyduğum hayranlığı katbekat artırdı. Sadece bir futbolcu olarak değil, bir insan olarak da kendisine duyduğum saygı her geçen gün daha da büyüyor.

Bugün paylaştığı videoda dediği gibi İyi ki bu Çubuklu sevdayı beraber yaşıyoruz, iyi ki Fenerbahçe.


메타데이터
post_id
a63115c9dbf3
slug
fenerbahçenin-kadife-bileği-i̇rfan-can-kahveci-a63115c9dbf3
url
https://medium.com/@mberkhanavci/fenerbah%C3%A7enin-kadife-bile%C4%9Fi-i%CC%87rfan-can-kahveci-a63115c9dbf3
canonical_url
https://medium.com/@mberkhanavci/fenerbah%C3%A7enin-kadife-bile%C4%9Fi-i%CC%87rfan-can-kahveci-a63115c9dbf3
author_url
https://medium.com/@mberkhanavci
status
ok
fetched_at
2026-06-09 15:37:30