← Back to list

Yemek Yapmak Hiç Kolay İş Değil

Türkiye'de yaşayan her kadın az-çok yemek yapmayı bilir ve yemek yapar. Gözlemlediğim kadarıyla, böyle algı var toplumumuzda.  Ama ben…

Büşra Ergül in Türkiye Yayını · 2024-05-02 13:05 · 452 claps · 3.3 min read paywalled
#yemek #pilav #yaşam #hayat #türkiye-yayını
Open on Medium ↗

Yemek Yapmak Hiç Kolay İş Değil

Türkiye’de yaşayan her kadın az-çok yemek yapmayı bilir ve yemek yapar. Gözlemlediğim kadarıyla böyle bir algı var toplumumuzda. Ama ben istisnalardan biriyim. Yani evlenene kadar yumurta kırmasını bile bilmezdim.

Yemek yapmayı bilmediğimi etrafımdakilere söylediğimde "Aman ne olacak, herkes anasının karnında öğrenmiyor ki yemek yapmayı. Aç internetten tarife bak, yaparsın." dediler.

Iıı (hayır) tam olarak öyle olmuyor ne yazık ki. Çünkü internetten tarife baktığımda mesela; mercimek çorbası/pilav için 1 su bardağı mercimek/pirinç diyorsa evde kullanacağım bardağın enini ve boyunu, mercimek/pirinç-su oranını, bardağa suyun tam dolup dolmadığını hesaba katmam gerekiyor. Çünkü bunlar çorbanın katılık-sululuğunu /pilavın ıslaklığını-kuruluğunu etkileyebiliyor.

Tuz, pul biber vb. baharatlar da her yemeğin olmazsa olmazı. Bir çay kaşığı tepeleme dolu dolu mu, daha az dolu mu...Onun bile ayarı çok önemli çoook.

Yemek yapmayı öğrenene kadar... O kıvamını, oran-orantıyı anlayana kadar ve baharatlarını tutturana kadar anam ağladı. Bir gün çorba çok sulu-çok tuzlu, başka gün çok katı-tuzsuz oldu. Ya da pilav çok sert oldu. Başka gün de pilav aşırı ıslak oldu felan... Yaptığım yemeklerde bir sürü şey oldu denemelerim sonucu.

Her neyse uzatmayayım. Yapa yapa en sonunda oran-orantı, doldurma ve baharat meselesini yeni yeni kaptığımı düşünüyorum. Yenilebilecek kıvamda yemek yapabiliyorum artık. Çok iyi aşçı olmasam da... Hala öğrenmem gereken yemekler olsa da...

Bir gün eşimle salonda sohbet ederken işyerindeki arkadaşlarını bize akşam yemeğe çağırmak istediğini söyledi. Ben de “Tamam peki. Hatta yemeklerin hepsini ben yapacağım. Kendime meydan okuyayım (challenge meselesi)." dedim.

O gün geldi. Eşim işteydi. İlk kez kendi başıma tüm yemekleri yapacaktım. Menüm: Mercimek çorbası, etli pilav ve cacık.

Souce: Taken by Author

Souce: Taken by Author

En başta yemek yaparken zorlandığım oran-orantı, katılık-sıvılık, baharat olayına baya titizlikle dikkat ettim. Mercimekleri kaynattım. Mercimekler tuzlu mu, sulu mu dikkat ettim. Sonra eti düdüklüde pişirirken etin tadına bakarak pişip pişmediğini on kere kontrol ettim. Eti pişirdikten sonra pilavı koydum ocağa. Cacığı da yaptım koydum dolaba.

Hareketli pop müziğinden Hande Yener-Bodrum şarkısını (ne müzik zevkim var ama :) ) açtım. Motiveyim. Her şey harika görünüyor. Tamam ya bu iş!

Neyse misafirlerin gelmesine yarım saat var. Ben hazırlandım, makyajımı yaptım. Süslendim püslendim. Evi toparladım. Mavi çiçekli beyaz örtüyü serdim masaya. Gıcır gıcır yemek takımlarını çıkardım, masanın üstüne koydum.

Heyecanım da var tabii. Misafirlerin tipleri nasıl? İlk kez görecektim çünkü. Ay samimilerdir inşallah. Acaba yemeklerimi beğenecekler mi?

Misafirler geldi. Eşleri de vardı. (Eşim trafiğe takıldı. Beklenmedik bir kaza olduğu için 1 saat gecikecekti.) Ben onlara gülümseyerek hoşgeldiniz dedim. Onlar da normal tonda hoşbulduk dediler. Biraz ciddiler mi ne? Ya ciddi olmaları normal değil mi, yeni görüşüyoruz sonuçta. Her neyse 15-20 dk kadar tanışma muhabbeti yaptık. Sonra misafirlerden birisi, "Bir yerden çıt çıt sesi mi geliyor? Bi de yanık kokusu alıyorum sanki" dedi "Yanık kokusu mu?!" burnumu büzüştürüp kokladım ben de. Gerçekten de bir yerden yanık kokusu geliyordu. Ve çıt çıt sesini de duydum.

Mutfağa gittim ki Aman Allah’ım! Tencerenin suyu bitmiş. Meğer ocağı kapattığımı sanırken açık kalmış. Pilavım, tavuklar... Her şey yanmış kül olmuş.

O an var ya, nasıl yıkıldığımı sana anlatamam. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Yerin dibine girdim resmen. Hevesim kursağımda kaldı. Verdiğim emekler boşa gitti. Çok berbatım, çaresizim. Hüngür hüngür ağladım (misafirlerden ve eşimden habersiz odamda). Ezikliğim yeniden canlandı içimde.

Duygularımla ve düşüncelerimle daha yeni yeni kendimi var etmeye başlamışken bu da neyin nesiydi şimdi?

Yemekte sadece çorba ve cacık sundum misafirlere mecburen . Yediler tabi. Sonrasında çay demleyip dondurucudaki poğaçaları ve tatlıları verdim.

"Canın sağ olsun, sorun değil " dediler Ama mutfağa gittiğimde, arkamdan kısık sesle "Yemeği yapmayı bilmiyorsa bizi çağırmasın o zaman. Ayıp ya!" dediklerini duydum (Eşim tuvaletteydi o sırada). Bunu duyunca daha da kahroldum. Ayrıca misafirlere çok sinir oldum. Samimiyetsiz insanlardan nefret ediyorum. Özellikle böyle yüzüme karşı iyi şeyler söyleyip arkamdan kötü konuşanlardan...

O kadar çok kızıyorum ki kendime Yemeği yapamayışıma Becerikli olmayışıma Hüngür hüngür ağlayışıma Çok duygusal oluşuma

Canım çok yanıyor... Ah kalbim ah!..

“Altı üstü yemeğin olmadı. Dünyanın sonu değil ya!” Böyle diyorsun dimi? Ama o an öyle düşünmüyorsun işte. Misafirlere ayıp etmiştim, mahcup oldum. Ayrıca o kadar da emek vermiştim. Bir beklentim vardı. Her şeyin güzel olacağına dair.

Hani yemek yaparken ve misafirlerleyken zevk alacaktım? Hani oyun oynayacaktım! Hani anı olarak kalacaktı! Kendimi motive etmiştim. Ne değişti ne oldu bana, niye triplere girdim? Niye hala ağlamaya devam ediyorum? Off!...

Yaptığım yemekle kendimi var edememiştim.

Yazarak kendimi var edebildiğim gibi.

Neyse olan oldu artık. Yemek yaparken biraz daha dikkatli olurum. Dersimi aldım.

Hayatta ne kadar emek verirsen ver, her zaman istediğin ve beklediğin gibi olmaz.

Yeniden yemek yapmayı deneyeceğim. Her ne kadar yemek yapma hevesim kalmasa da... Kalbimde korkularım küt küt çarpsa da... Kafamda beni yerden yere vuran iç seslerim konuşsa da...

Denemek mecburiyetindeyim. Bir gün tek başıma kaldığımda yemek yapabiliyor olmam gerek. Yoksa ilerleyen zamanlarda arkama dönüp baktığımda pişmanlık olarak kalacak. Bunu biliyorum.

İnsanların dediklerine odaklanmamaya çalış. Çok ama çok zor biliyorum. Ama yaşadığın pişmanlıkların seni motive etsin Büşra! O pişmanlıklardan dolayı yazma serüvenine girmedin mi? Şimdi de yemek yapma serüvenine girmelisin. Yoksa pişmanlıklarına bir yenisi daha eklenir.

Küçük de olsa bir yerden başla... Haydi!...


메타데이터
post_id
a7f2abc3fac9
slug
yemek-yapmak-hiç-kolay-i̇ş-değil-a7f2abc3fac9
url
https://mediumturkiye.com/yemek-yapmak-hi%C3%A7-kolay-i%CC%87%C5%9F-de%C4%9Fil-a7f2abc3fac9
canonical_url
https://mediumturkiye.com/yemek-yapmak-hi%C3%A7-kolay-i%CC%87%C5%9F-de%C4%9Fil-a7f2abc3fac9
author_url
https://medium.com/@busraboran61
status
ok
fetched_at
2026-07-23 22:51:33