Türkiye’de bir engelli hareketi var mı?
Kenan Çayır
Türkiye’de bir engelli hareketi var mı?
Kenan Çayır
Bir sosyolog olarak uzun süredir engelli hareketini izliyorum, engelli aktivistlere birlikte çalışıyorum. Türkiye’de engellilerin eylemlerinin ve ürettikleri kavramların toplumun genelini ilgilendirecek bir dönüşüm potansiyeli taşıdığını düşünüyorum. Bunun izlerini gelecek on yıl içinde çok daha net bir şekilde göreceğimizi ileri sürüyorum.
Bu iddialarım henüz toplumda genel kabul görmüş değil. Örneğin ‘toplumun imgesinde bir sosyal hareket olarak engelli hareketi var mı?’ sorusunu irdeleyerek başlayabiliriz. Size ‘işçi hareketi’ desem, zihninize belirli resimler gelir: grevler, halay çeken işçiler vs. ‘Kadın hareketi’ desem, yine hemen belirli imgeler uyanır: son zamanlarda 8 Mart görüntüleri, tarihte süfrajet hareketi görüntüleri vs. ‘Engelli hareketi’ desem, zihninizde bir imge canlanıyor mu? Aktivistleri yakından izlemiyorsanız canlanmayabilir; ya da canlanmaması belki engelliliğin zihnimizde acizlik ile, muhtaçlık ile eşleşmesinden, yani kalıpyargılarımızdan kaynaklanabilir.
Aslında bir engelli hareketi olup olmadığı engelliler arasında da tartışma konusu. Çokça takip edilen www.engelliler.biz sitesinde bu konu hakkındaki bir forumda Körbıçak rumuzlu katılımcı “Arkadaşlar ben bu konu üzerinde biraz tartışmak kafa yormak istiyorum… Engelli hareketi kelimesinden ne anlıyorsunuz böyle bir hareket var mı yoksa içi boş bazı siyasilerin engellilerin gönlünü almak için kullandığı bir cümle mi bu?” diye sorar. Tartışma farklı katılımcıların yazdıklarıyla şöyle devam eder:
“Öğretmenn: Benim düşünceme göre engelli hareketi yok. çok büyük bir nüfus çoğunluğumuz var ama bir türlü harekete geçiremiyoruz. şu anda engelli nüfusun büyük çoğunluğu işsiz ve yoksullukla mücadele ediyor.”
“Melekderya: Bence engelli hareketi diye bir oluşum var ancak, birlik ve beraberlik yok, oldukça bireysel şekilde”
“Corcoris: Engelli hareketi var fakat yetersiz birlik değil ve bir güç oluşturmuyor.”
Engelliler arasındaki bu forumdaki genel kanı, Türkiye’de bir engelli hareketinin olmadığı, var olduğu kabul edilse de örgütlü ve güçlü olmadığı yönünde.
Ben yine de sosyal hareketleri klasik anlamda eylem görüntüleriyle sınırlamamak gerektiğini, son yıllarda özellikle genç aktivistlerin katılımıyla sosyal medyada görünür olan etkili bir engelli hareketi olduğunu düşünüyorum. Engellilerin işsizlik, yoksulluk ve eğitim sorunu yaşadıkları doğru. Ama engelli aktivistler sahada asıl kalıpyargıların iki uçlu (ambivalant) niteliğiyle mücadele ediyorlar. Hemen tüm kalıpyargılar iki uçludur; bu durum engellilikte şöyle işler: Aynı insanın size karşı acıma duygusu beslemesi ve sizi nankör olarak nitelemesi olasıdır. Yani köşenizde oturup yardımları kabul ederseniz, ‘acıma duygusu eşliğinde makbul engelli’ olursunuz. Ama yardımı kabul etmezseniz, sokağa çıkıp itiraz ederseniz, eylem yaparsanız ‘nankör!’ ‘huysuz!’ sıfatlarını duyarsınız.
Tüm bu zorluklara rağmen engelli hareketinin bizzat ürettiği ya da vurgulayarak gündemimize soktuğu şu beş kavram ile toplumun geneline hitap eden bir dönüşüm yarattığını düşünüyorum.
Bunlarda ilki kapsayıcı eğitim. Bugün UNESCO gibi uluslararası kuruluşların gündemine girmesiyle yaygınlaşan, Türkiye’de Suriyeli öğrencilere yönelik eğitimlerle özdeşleşen bu kavramın kökeni dünyadaki engelli hareketidir. Kapsayıcı eğitim (inclusive education) yaklaşımı 1970’lerle birlikte engellilerin mekansal ayrışmaya itiraz etmeleri ve engelli öğrencilerin genel eğitimde kapsanması talebiyle şekillenmiştir. 1990’ların ortasından itibaren de sadece engellilerin değil, tüm öğrenenlerin ihtiyaçlarının eğitimde karşılanması anlamına bürünmüştür.
İkinci kavram hak temelli yaklaşım. Bugün neredeyse tüm fon veren kuruluşlara yaptığınız proje başvurularında projenizin hak temelli olup olmadığına bakılır. Bu kavram engelli hareketinin bazı aktörlerinin ve bu konuda çalışan akademisyenlerin son yıllarda üzerinde sıkça durarak gündemimize soktuğu bir yaklaşımı anlatır. Genelde yardım ile anıldıkları için engelliler ‘yardım temelli yaklaşım’ı sıklıkla eleştirir, karşısına ‘hak temelli yaklaşım’ı koyarlar.
Ayrımcılığı meşrulaştıran bir ideoloji olarak sağlamcılık da yine engelli hareketinin gündeme getirdiği ve büyük dönüşüm potansiyeli yaratabilecek bir kavramdır. Nasıl cinsiyetçilik cinsiyet temelindeki eşitsizliklere ya da ırkçılık, ‘ırk’ temelindeki ayrımcılıklara itiraz ediyorsa, sağlamcılık da çevrenin, kentlerin, eğitimin sağlam insanlara göre kurulduğunu açık eder, sorgular.
Tam da bu noktada engelli hareketinin sürekli gündemde tuttuğu son iki kavram, erişilebilirlik ve evrensel tasarım, toplumun birçok kesiminin hayatını etkileyebilecek boyutlar içerir. Zira erişilebilirlik sadece engelliler ile ilgili bir sorun değildir. Klasik örnek: Bir binaya uygun rampa yapıldığında tekerlekli sandalye kullanan da, puset taşıyan ebeveyn de, merdiven çıkamayan bir birey de o binaya erişebilir. Dolayısıyla sadece çevreyi değil tüm alanları evrensel tasarım ilkesine göre düzenlememiz gerekir. Örneğin eğitim alanına yansıyan öğrenme için evrensel tasarım (universal design for learning, UDL) ilkesine göre öğretmenlerin derslerini sadece engellilik temelinde değil, tüm farklı öğrenme biçimlerine göre tasarlamaları gerekir.
Yazının başında ‘engelli hareketi deyince zihninizde ne canlanıyor?’ diye sormuştum. Benim aklımda şimdiden birçok alanda etki yaratmış ve toplumun tümünü dönüştürecek bu kavramlar canlanıyor.
Sosyal bilimler her toplumsal kimliğin, her sosyal hareketin olumlu bir benlik algısı yaratması gerektiğini söyler. Engelli hareketinin pozitif bir kolektif kimlik inşasının imkanı belki bu kavramları daha da görünür kılmasında yatıyor. Ya da bu kavramlar belki hareketin pride’ını oluşturuyor!
메타데이터
- post_id
- a9d02f7acdf5
- slug
- türkiyede-bir-engelli-hareketi-var-mı-a9d02f7acdf5
- url
- https://medium.com/@secbir/t%C3%BCrkiyede-bir-engelli-hareketi-var-m%C4%B1-a9d02f7acdf5
- canonical_url
- https://medium.com/@secbir/t%C3%BCrkiyede-bir-engelli-hareketi-var-m%C4%B1-a9d02f7acdf5
- author_url
- https://medium.com/@secbir
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-07 07:11:48