— Zaman Yetmiyor Hissi ve İçsel Denge Arayışı*
— Her sabah yeniden doğuyoruz. En önemli şey bugün ne yaptığımız.
— Zaman Yetmiyor Hissi ve İçsel Denge Arayışı*
— Her sabah yeniden doğuyoruz. En önemli şey bugün ne yaptığımız.
Bu sıralar “hiçbir şeye fırsat bulamıyorum” cümlesi dilime yapışmış durumda. Nasıl bu hale geldim, düşünüp duruyorum uzun zamandır. Önce “kurumsalda çalışmanın zorlukları” diye bir bahane buldum kendime. 8–5 işte olup eve gelince yemek, bulaşık, çamaşır işlerini hallettiğim için zaman bulamıyorum dedim. Sonra bunları yapmadığım günleri gözlemledim. E ben gene zamanımı yetiremiyormuşum. Hadi hafta içi iş var dedim, hafta sonu peki? Erken uyandığım günlerde gene “zaman yetmiyor” diye dolaştım ortalarda.
Ücret planına takılmamak için tıklayabilirsiniz.
Zamanımın yetmemesinden kastım şu: Ne odaklanmış şekilde kitap okuyorum, ne film-dizi izliyorum, ne ev temizliğini tam yapıyorum… Hep bölük pörçük. Kitap okurken aklıma bir şey geliyor kalkıp onu yapıyorum. Ya da yemek yaparken “aa, şurayı temizleseydim” diyorum. Kendi içime baktığım zaman da bence tek bir odak noktası ve merkezleşme seçmediğimden dolayı sürekli zihnim yaptığım iş haricinde başka şeyleri yapma peşinde. Sanırım bu da “içten içe her şeyi yapmalıyım, yoksa geri kalırım” hissinden kaynaklı olabilir. Bu durumda beni zamanı verimli kullanamadığım, zamanımın yetmediği bir noktaya doğru götürüyor.

Bir suçlu ararsam aynaya bakmam yeterli ama dış etkenlerin de etkisini görmezden gelemiyorum maalesef. Özellikle sosyal medya benim en büyük zaaflarımdan birisi. Bildirim kapatma vs. bunları yapıyorum ama kaydırma olayını bir türlü bırakamıyorum. Zihnim sürekli “zamanını boşa harcıyorsun” diye bağırsa da insanoğlu işte, kötüyü daha çabuk kabulleniyor. Belki de bunlarla barışmam lazım, bilemiyorum. Bu yöntemi denemedim ama daha kötüye gider diye endişeleniyorum. Ama buna bir çözüm üreteceğim kısa zamanda, kendime de buradan söz vermiş olayım (:
Bu olaylara pragmatik yaklaştığım için de olabilir. Bir kitap okurken ya da bir film izlerken “bana ne katabilir?” diye bakıyorum son zamanlarda. Artıları eksileri var tabii bu durumun. Bir yanda önüme gelen her şeyi tüketmek yerine fayda sağlayan şeyleri alabilirim, diğer yanda da “okuduğum şeyden ne anlamam lazım?” diye düşünerek kendimi baskı altına alabilirim.
Bu yazıyı niye yazıyorum peki? Hem bunları bilip hem uygulamadığım için madalya mı takacaksınız bana? Hayır tabii ki. Sadece geriye dönüp baktığım zaman “dengede nasıl kalabilirim?” sorusuna cevap ararken yürüdüğüm yolları göreceğim.

Nedir bu denge olayı derseniz de şu şekilde açıklayayım: Hint felsefesinde Sattva (Saflık, Denge, Aydınlık), Rajas (Hareket, Tutku, Hırs), Tamas (Durgunluk, Ağırlık, Karanlık) evrenin ve insanın doğasını açıklayan üç temel niteliktir. Özellikle Samkhya felsefesinde ve yoga geleneğinde çok önemlidirler. İnsanın içindeki bu üç enerji sürekli değişir. İnsan yaşamında amaç Sattva’yı baskın kılmaktır. İşte bazı günler çok uyuşuk, hiçbir şey yapmak istemeyen tarafımız Tamas; bazı günlerde hep bir şeyler yapma, sürekli meşgul olma arzusu da Rajas’tır. Bizim en nihai amacımız içimizdeki Sattva’ya ulaşmak, yani dengede kalmaktır. Bunu bir sarkaç olarak da düşünebilirsiniz. Orta kısım denge; bazı günler sola savruluruz Rajas’a, bazen de sağa savruluruz Tamas’a.
Her insanın içinde bu üç nitelik vardır. Biri baskın olurken diğerleri geri planda kalır. Örneğin bir iş yapıyoruz, mesela kitap okumak; ne çok pasif şekilde okumalıyım ne de sürekli “ben bu kitaptan faydalanmalıyım” diye kendime baskı uygulamalıyım. Anda kalarak okuma yapmalıyım. Böylece hem zamanımı iyi değerlendirebilirim hem de zihnimi sakin tutabilirim. Bu tür örnekler geliştirilebilir. Sosyal medyayla alakalı olarak da düşünebiliriz. Sonuçta bunu sizinle paylaşmam sosyal medya ve teknoloji sayesinde. Sadece dengede kalarak yapmam lazım.
— Hayatın her anında bu üç nitelik var. Bilge olan, bunları tanıyıp dengelemeyi öğrenendir.
İşte benim bu iç sıkıntımın nedeni Sattva’mı baskın kılamamaktan kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Tabii bu demek değildir ki amaç Rajas’ı öldürmek veya Tamas’tan kaçmak… Değil; onları Sattva’nın ışığında uyumlu hale getirmek. Hayatın her anında olduğu gibi kendi iç yaşantımızda da en önemli olay denge. Umarım herkes kendi dengesini deneye deneye bir şekilde bulur.
Okuduğunuz için teşekkürler. Diğer yazılarıma da göz atmak isterseniz sayfama bakabilirsiniz (: *
메타데이터
- post_id
- aa6a2e41c73f
- slug
- zaman-yetmiyor-hissi-ve-i̇çsel-denge-arayışı-aa6a2e41c73f
- url
- https://mediumturkiye.com/zaman-yetmiyor-hissi-ve-i%CC%87%C3%A7sel-denge-aray%C4%B1%C5%9F%C4%B1-aa6a2e41c73f
- canonical_url
- https://mediumturkiye.com/zaman-yetmiyor-hissi-ve-i%CC%87%C3%A7sel-denge-aray%C4%B1%C5%9F%C4%B1-aa6a2e41c73f
- author_url
- https://medium.com/@nihinkitapdunyasi
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-20 20:29:01