← Back to list

Liyakatsizlik

Cumhuriyet rejimiyle idare edilen devletlerin başat sorunlarından biri -pek ciddiye alınmasa da- liyakatsizliktir. Bölgesel ya da ulusal…

Enes Çalışkan · 2022-08-02 18:50 · 0 claps · 2.9 min read
#devlet #liyakat #yeterlilik #yönetim #bürokrasi
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🔧 · Data Engineering 📋 · Product Management 🛠️ · Crafts & DIY

Liyakatsizlik

Cumhuriyet rejimiyle idare edilen devletlerin başat sorunlarından biri -pek ciddiye alınmasa da- liyakatsizliktir. Bölgesel ya da ulusal çıkar grupları, gerçekleştirecekleri illegal eylemleri liyakatsiz bürokrasi sayesinde başarabilmektedir. Bu nedenle devlet vücudunun eğitim, adalet, ekonomi gibi organlarından ziyade, bedenin sinir sistemlerini oluşturan bürokratların yeterlilikleri üzerinde durulması gerekir.

İnsan, aldığı eğitim ve yaşamı aracılığıyla yıllar geçtikçe mensup olduğu toplumun bir parçası olarak bireyleşir. Toplum içindeki konumunu ise sahip olduğu yetenekler belirler. Yeterliliklerin kullanılabilmesi -gerektiği gibi- kişinin iç huzurunun güçlenmesinin yanında toplumun sağlıklı bir idareye kavuşmasını sağlar. Bir duvar ustasının işi inşaattır. Eğer bilinçsizce bir ekmek tezgahına geçirilirse ekmeğin kalitesinin yanında bireyin kendisini başarısız hissetmesine de neden olur. Aynı durum duvar örmeye çalışan fırıncı için de geçerlidir. Bu yanlışlık, “Tezgâhın başında zamanla öğrenir.” mantığıyla meşru hale getirilemez. Hele ki devlet makamlarının işgali söz konusuysa en ufak zaman kaybı felaketlere neden olur. Geleceği izleyebilmemiz için gerekli olan geçmiş tarih sayfalarında saklıdır. Tarih, birçok örneğiyle liyakatsiz insanların başarısızlıklarıyla doludur. Mühendislerin Sağlık Bakanlığında, Eğitim Bakanlığında görev alması, Hayvanat Bahçesi Müdürlüğünden TÜBİTAK bünyesine görevlendirmeler vb. gibi ülkemizde onlarca örneğe rastlanılmaktadır. Bir noktaya da açıklık getirmek gerekir. Kamu görevlendirmelerinde liyakat istemek çeşitli meslekleri aşağılamak değildir. Her meslek kendi grubu içinde değer görmelidir.

Bahsi geçen liyakat, kuru bir mesleki argüman kalabalığıyla sınırlı değildir. Yeterlilik olarak sınırlandırdığımız beceriler, ahlaki değerlerle bezenmiş, hukuk çerçevesinde meslek etiğini de kapsar. Hatırlamamız gerekir ki trafikte ihlalleri ağırlıkla usta şoförler yapmaktadır. Kanunlara riayet etmek bireylerin yeterliliklerini taçlandıracaktır. Sahip olunan becerilere meşrutiyet kazandıracak yegâne unsurdur. Meslek etiğine sahip olmayan bir yeterlilik, liyakatsiz yönetimden bile daha tehlikelidir. Günümüzde kontrolsüz liyakatli bir bürokrasi istemek ülkemize yapabileceğimiz en büyük kötülüktür. Geçmişte hikmet sahibi olarak nitelendirdiğimiz insanlar meslek etiğine sahip olanlardı. Etik anlayışından uzak bir liyakat, hikmet kelimesini hırs olarak değiştirmekten başka bir noktaya götürmeyecektir.

Şu cümleyle hayatınızın birçok noktasında karşılaştınız: “Bana değil, makamıma saygı duy!” Taze bir parti sloganı gibi görünen bu yargı, üzerinde durmayı arzuladığımız “Liyakat” için anahtar görevi görecektir. Bu noktada bazı soruların üzerinden ilerlememiz gerekiyor. Bir mevki neden kutsaldır? Neden bir sandalye ve masaya saygı duymam gerekir? İyi bir materyalden yapıldığı için mi? Sanmıyorum. Rütbe, makam, mevki adı her neyse statüyü önemli kılan şey, kişilerden beklediği yeterliliklerdir. Statü üzerinde söz sahibi olmak, o mevki için yeterlilik gösterebilmekle mümkündür. Dolayısıyla saygı beklenen husus, makamın kişilerden beklediği yeterlilikler yani becerilerdir. Devlet hiyerarşisinde herhangi bir bürokratik göreve getirilen kişiler, artık o makamın temsilcileri ve bahsettiğimiz saygınlığın sahibi olmuştur.

Liyakat sahibi insanların uzmanlık alanlarında görev alması, toplumun medeniyetler içindeki yerini yükseltecektir. Çünkü görevini iyi yapabilecek kişilerin kurumların başına getirilmesi, devletin adalet, ekonomi ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarının doğru şekilde karşılanmasına neden olur. İhtiyaçları karşılanan yurttaşlarsa direksiyonda ehliyetli bir şoför olmasından dolayı mevcut hükümete de güven duygusu taşıyacaktır. Resmi bürokrasinin işleyişinin sağlıklı olması maddi kayıpların önüne geçeceği gibi mevcut mevduatın gerektiği gibi sarf edilmesinin de önünü açar. Yolsuzluk ve diğer suç mekanizmalarının üreyemeyecekleri bir ortam sağlayan bu durum, gün geçtikçe kendi kendini işletemeyen demokrasiyi hak, adalet ve özgürlük çarkları üzerine oturtacaktır.

Üzülerek gözlemliyoruz, günümüz Türkiye’sinde kurumların işleyişlerini sekteye uğratan liyakatsizlik uç noktalara yükselmiştir. Çeşitli çıkar gruplarının fonlamasıyla ya da vergilerimizden oluşan devlet kaynaklarını şahsi servetlerine aktarmak suretiyle kendileri için ütopik geliri oluşturmak isteyen bürokratların ve kişisel çıkarlarını ilkelerine tercih eden idarecilerin bu yükselişte payı büyüktür. Aynı zamanda yeterlilik sahibi olmayan insanların, milyonları idare eden makamları işgal etmeleri kişilerin iyi insan(?) olması gerekçesiyle kamufle edilemez. İyi donanımlı bir orduyu mutlak ölüme götürecek şey niteliksiz bir kumandandan daha ötesi değildir. Bir faaliyete “Vatana İhanet” suçlaması iliştirilecekse emin olmak gerekir ki liyakatsizliğe göz yummaktan daha iyi bir eylem bulunmamaktadır. Din, ilke, dava, fikir adı altına gizlenen nepotizm, hiçbir koşulda hoş görülmemelidir. Ülkenin sürüklendiği felaketlere elbette birçok sebep bulunabilir. Bu sorunlardan en vahimi; hanedan yönetimine dönüşen demokrasilerdir. Bozulan motor tamir edilir, patlayan lastik değiştirilir. Ancak kendini bilmez bir şoföre sunulabilecek en iyi çözüm iyi bir cenaze hizmetinden başka bir şey değildir.

Unutulmamalıdır ki; bilinmeyen geleceklerde yol alabilmenin en güvenli yolu geçmişten ders çıkarabilmektir. Geçmişimizin büyük simalarından Gazi Hazretlerinin sözlerinin, Türk gençliğine ışık olabilmesi dileğiyle…

…Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”


메타데이터
post_id
ab56ac2a105b
slug
liyakatsizlik-ab56ac2a105b
url
https://medium.com/@ensclskn1/liyakatsizlik-ab56ac2a105b
canonical_url
https://medium.com/@ensclskn1/liyakatsizlik-ab56ac2a105b
author_url
https://medium.com/@ensclskn1
status
ok
fetched_at
2026-06-23 17:05:31