← Back to list

Ey İman Sahipleri

haberetimesgut.com · 2020-03-02 16:44 · 0 claps · 3.2 min read
#ayet #bakara #bülentalpagut
Open on Medium ↗

Ey İman Sahipleri

Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi’nin 2O8. nci Ayeti mealen.” Ey iman sahipleri hepiniz toptan barış içine giriniz” şeklindedir.Peki barış için illa da bir felaket mi yaşamalıyız? Barış içinde yaşamayı neden sürekli kılmıyoruz?Bakıyorum sayın Cumhurbaşkanımızdan bakanlarımıza,milletvekillerimizden valilerimize,kaymakamlarımıza,birim müdürlerimize,siyasi partilerimizin başkanlarından belediye başkanlarımıza,kurum ve kuruluş yetkililerinden en sade vatandaşımıza kadar herkes deprem bölgesinde .Çeşitli yardımlar tepecikler oluşturmuş.İnsanımız yardım yapmak için adeta yarışıyor.Bunlar örnek davranışlar. Ama her felaket öncesinde Müslüman din kardeşlerimizi dinen sakıncalı olduğunu bildiğimiz halde kırıp geçirmedik mi?Felaket bir anda fren yaptı. Herkesin ağzından bal damlıyor. Atışmada,saldırmada,kırıp geçirmede,iftira etmede devre arasını yaşıyoruz.

Milletçe bir felaketin yaralarını sarmakla meşgulüz.Allah bir daha böyle felaketlerle bizleri karşı karşıya getirmesin. Bu aziz milleti diğer milletlerden üstün kıyan meziyetlerden biri de yeri geldiğinde işini gücünü bırakıp kardeşlerine koşmasıdır. 81 ilimizin insanı adeta yardımda yarışa girmiş durumda. Yıkılanları yeniden inşa edeceğiz. Ama kaybettiklerimiz bir daha geri gelmeyecek. Bakmayın siz yaralı kurtulanlara. Onların çoğu bu felaketin izlerini şu veya bu şekilde vücutlarında taşıyacaklardır. Bugün birçok ülke, halen de sağır ve kördür. Türkiye’nin milyonlarca mülteciye acıyarak kapılarını açtığı günden bu güne hem aynı tutumunu sürdürüyor.Hem de elini cebine sokmuyor. Hepsinin cebinde akrep var. Türkiye bu kadar mülteciyi kapılarını açıp içeri almışsa Allah’ın rızasını almak için yapmıştır.Çünkü Türkiye’de insanlar vardır.Türk Milleti yerinde demir eldivenli yerinde kadife eldivenlidir. . Kırk küp,kırkı da birbirinin üstünde küp. Çekin en alttakini bakın neler oluyor görün..Mültecilere bir Avrupa kapılarını açtığımızı düşünün. Herkes Vehbi’nin kerrakesini işte o zaman görecektir. Hani zaman zaman bir Robin Hodd’dan söz ediliyor ya. Türk Milleti’nin her ferdi bir Robin Hodd’dur. Türk Milleti etle tırnak gibidir. Yeri geldiğinde kenetlenmesini bilir.

Şimdi birbirimizi anlama,birbirimize yardım etme,sıkıntıları birlikte giderme zamanıdır.Devlet-Millet el eledir. Kuru kavgalar bir süreliğine rafa kaldırılmış, bir kenara bırakılmıştır. İçimizde barındırdığımız Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz, sorumluluk duygusu taşımayan hukuk tanımaz,saygı ve sevgiye hakkı olmayan müteahhitlere” Dur” deme zamanı gelmiştir.Bu kadar yıktırılacak okul binasına, vatandaşımızın yılların birikimleriyle yaptırdığı binalara yazık değil mi?. Şükretmeyi de unutur olmuşuz Bu nedenle Allah ta şükrü eda edilmeyen nimetleri bir bir geri alıyor. . Kanaatkar olmayı bir kenara bırakmışız. . Saygıda ve sevgide kusurluyuz. İslamın şartı beştir deriz de altıncısını da kendimiz eklemişiz. Haddini bilmekten söz ediyorum.Haddimizi bilmez olmuşuz. . Uymamız gereken kuralları görmeyecek kadar gözlerimiz kör,duyamayacak kadar kulaklarımız sağır olmuş. Kurallara uymayan sürücülerin araçlarını devirdiği gibi bizler de potlar kırarak birbirimizi yaralamayı sürdürüyoruz. Nazım Hikmet’in dediği gibi bazen akrep , bazen serçe gibiyiz ve telaş içindeyiz. Midye gibi oluyor “ Bana değmeyen yılan bin yaşasın”diyebiliyoruz. İçimize kapanıyor ve kabuğumuza çekiliyoruz.Böylece kafasını kuma gömen Devekuşu gibi oluyoruz. Bazen de bir yanardağ oluyor, incir çekirdeğini doldurmayacak şeyler yüzünden ne dediğimizin farkına varamıyoruz.

Şairin dediği doğrudur.”İnsan her zaman tedbir alır,sebeplere yapışır, ama taktiri bilmez. Ama bir gerçektir,Allah’ın taktiri,kulun tedbiri ile de kesinlikle değişmez”. Biz ne kadar tedbir alırsak alalım.bir şekilde başımıza bir şeyler geliyor .Çünkü Allah’ın taktiri her zaman tedbirin önündedir de onun için. Son yaşanan depremler bilim adamlarına göre fayların kırılmalarıyla izah ediliyor. Ama bir de madalyonun öteki yüzü , işin dini boyutu var.. Hiç kimse depremin Allah’ın bir uyarısı olduğunu düşünmüyor mu ?.Haram yiyenlerin,,yanlış yapan müteahhitlerin,, vergi kaçıran kişi ve kuruluşların, din kardeşlerine tecavüz eden alçakların, ürettiklerine hile katanların üreticilerin, yalan şahitlik yapanların, devlet malına zarar verenlerin bir şekilde faturasını milletçe ödüyoruz. Hiç olmazsa bugünden sonra dikkatli olsak, diyoruz ama görülecektir ki her şey bir süre sonra unutulacaktır.

Bakınız, bizi yaratan Allah, intikamını her zaman kul eliyle alıyor. Ama Hacı Bayram Veli’nin ifade ettiği gibi :Cümle eşya Halık’ın,kul eli ile işlemiyor.Emr-i Bari olmayınca da bir çöp yerinden oynamıyor. Yaşanan felaketleri bir de bu yönüyle değerlendirsek. Kendimize yeniden bir çeki-düzen versek. İşini bilmeyen kasabın düşmanı , masatıdır. Çok kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan şoför hak etmediği halde nasıl aldıysa aldığı sürücü belgesi yüzünden suçu kendisinde aramalıdır. Helal kaynamayan aşın aştan sayılmadığını biliyoruz. Gönül yıkanların Hacca gitmesine de gerek yok. ,Hatta zahmet buyurup Allah’ın huzuruna da çıkmasınlar. Yüksekte gezenlerin de bir gün yollarından çıkacağını ,azacağını unutmamalıyız. Yunus Emre’nin dediği gibi doğru yola gitmedikçe, er eteğin tutmadıkça ,hayır yapmadıkça cevher satıcısı asla olunamaz.

Devlet Baba,hiç olmazsa bundan sonra inşa edilecek binaları yakın takibe almalıdır.Müteahhitlere ,taşeronlarına öyle ağır müeyyideler getirelim ki , bunlar geceleri yattıkları yataklarında bile uyuyamasınlar. Bu güne kadar yaşananlardan ibret almadık mı?Bu yaşanan kaçıncı acıdır?Bakın Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi’ndeki Adalet Sarayı yapılırken devletin C. Başsavcısı öğle yemeklerini inşaat alanında işçilerle,kalfalarla ve ustalarla birlikte yemişti. Ben de bu yemeklerde bulunmuştum. Neden sayın C. Başsavcısı bu çalışanlarla yemek yemiştir? Çünkü inşa edilmekte olan Adalet Sarayında saçı bitmedik yetimin hakkı vardır. Yapılacak bir yanlış telafisi mümkün olmayan sonuçları da beraberinde getirecektir.Kulakları çınlasın halen İzmir’de Bölge Adliye’de savcıdır.Bir kontrol mühendisi gibiydi. İnşaatın kontrolörü gibiydi.Bu vesileyle, Başsavcım Cevat Barutcu Bey’e en kalbi selam ve sevgilerimi sunuyorum. Tavşanlı Adalet Sarayı Allah bir felaket göstermesin çok şiddetli depremlere dayanabilecek şekilde inşa edilmişse bunda payı büyüktür.


메타데이터
post_id
ab7f880168f4
slug
ey-i̇man-sahipleri-ab7f880168f4
url
https://medium.com/@mkorhasan/ey-i%CC%87man-sahipleri-ab7f880168f4
canonical_url
https://medium.com/@mkorhasan/ey-i%CC%87man-sahipleri-ab7f880168f4
author_url
https://medium.com/@mkorhasan
status
ok
fetched_at
2026-07-29 06:21:49