Kitap İncelemesi: Çöl Deniz Hz. Hatice — Sibel Eraslan
Bu harika kitap, Hz. Muhammed’in geldiği; doğduğu çevreyi anlatmakla başlıyor, siyer bilginizi genişletip yazar Sibel Hanım’ın…
Kitap İncelemesi: Çöl Deniz Hz. Hatice – Sibel Eraslan
Bu harika kitap, Hz. Muhammed’in geldiği; doğduğu çevreyi anlatmakla başlıyor, siyer bilginizi genişletip yazar Sibel Hanım’ın betimlemelerinden etkilenmemek elde değil. Kişisel gelişiminize yararı olacağına inandığım bir kitap.

O’nun normal bir insan olarak neler yaşadığını ve aslında onun içimizden biri olduğunu gözler önüne seriyor. Cahiliye devrinde sapkın âdetler süregeliyor, sapkınlıkları ortada olan bir halka El-Emin lakaplı bir kurtarıcı geliyor. Varolan geleneklerden kurtulmak hiç kolay olmuyor tabi ki. Hiç kolay olur mu çay içer gibi içki içen bir millete içkiyi yasaklamak?
Hz. Hatice; varlıklı, cömert, güzel kadın. İyi bir ticaretçi. Bir rüya görür bir gün. Bilgin ve alim olan Varaka bin Nevfel’e danıştığında, gelmesi beklenen son peygamberin kendisiyle evleneceğini öğrendi. Heyecanlanmıştı, yaptığı önceki evliliklerinden sonra evlenmeyi düşünmek bile istemiyordu, aklından bile geçmiyordu.
Dönemde ne yazık ki ticaret kervanları hep yalancılarla, dolandırıcılarla doluydu. Hz. Hatice güvenebileceği birisini aramakta, amcaoğlu da aynı sıkıntıyı çekiyor. Danışmak için Hz. Hatice’nin yanına gittiğinde teklifini kabul ediyor. Hz. Muhammed böylelikle Hz. Hatice’yi görmüş bulunuyor. Hz. Hatice, onu incelemesi için yardımcısı Meysere’yi görevlendiriyor. İlk çıktıkları ticaret kervanı 3 ay dönmeyecektir, bu sırada Hz. Hatice onu çok özleyecek. O’nun başarılı ve bereketli dönen kervanında, Meysere’nin anlattığına göre Hz. Muhammed hep dürüst davranmış hakkı gözetmişti. Hz. Hatice onunla evlendi.
İlk evlatları olan Ebu’l Kasım süt emme çağını tamamlamasına az bir süre kala ölür, Hz. Hatice ve Hz. Muhammed çok üzülmüştür.
İlk vahiy (alak suresi ilk 5 ayet) döneminde, Hz. Hatice ona hep destek olmuştur. Gelenin kim olduğunu Varaka bin Nevfel’e danışıp, gelenin Cebrail olduğu müjdelenmiştir. Vahiy inmeyen 3 yıl, Fetret döneminde aile telaşlanmıştır. Rabbim beni bıraktı mı? Diye düşünmeye başlamıştır Hz. Muhammed.
İlk olarak ailesini toplayıp onlara tebliğ edecekti. Toplandıklarında Ebu Leheb ona karşı çıkacaktır. Oğlu Abdullah’a bu sefer Ebu Leheb dışında herkesi çağırmasını söyler. Ailesi yanında olacağını ama islamı kabul etmeyeceğini söyler. (Ebu Talip)
Safa tepesine çıkıp halka seslenişinde Ebu Leheb yine onu rezil edecektir. Bu duruma Hz. Muhammed çok üzülür. Daha sonraları hakaretlere uğrayacaktır, Hâşimoğullarına boykot uygulanacaktır, çeşitli eziyetlere katlanacaktır lakin unuttukları bir şey vardı. Allah her zaman onunla beraberdi ve bu ona verilmiş kutsal bir görevdi.
Tebliğ’e devam ederken Hatice bint Hüveylid hep onunla beraberdi. Birbirlerine hep destek olurlardı. “Mekke’nin yetimi” Hz. Hatice’yi ve amcası Ebu Talip’i üst üste kaybedecektir ve bu yıla Hüzün Yılı denecektir.
Resulullah yine yalnız yapayalnızdı, “Hangi derdime yanayım?” diye soruyordu etrafındakilere.O hayatı boyunca bazı kadınlara özel ihtimam gösterdi. Allah Resulü’ne soranlara ise Hatice’nin yakın arkadaşıydı bu hanım, diye cevap verdi… Tıpkı diğer resullerin benzer bir hicret yaşadıktan yıllar sonra Mekke Fatihi olarak geri döndüğü şehrinde… Ordu karargahını hacun tepesinin tam karşısına kurduracaktı Resulullah. Sebebini soranlara hatice burada yatmaktadır diye cevap verecekti… Sonra da bir gün mahzun bir halde hurma dalıyla yere çizdiği dört çizgiyi etrafındakileri göstererek sual edecekti: “Bu dört çizgiyi bilir misiniz?”
“Allah Resulü en doğrusunu bilir “
“Bu dört çizgi: cennetlik kadınların en üstünleri:
Hüveylidin kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fatıma, Firavun’un zevcesi Müzahim’in kızı asiye, İmran’ın kızı Meryemdir, ki Allah onlardan razı olsun.”…
Dücace: “Resulullah’ın gemisi çok geniştir değil mi Berenis?”
Berenis: “O’nun gemisi kıyamete kadar iskelede binenlerini bekleyecek.”
“Onlar namaz kıldılar, namaz ise onları kul kıldı”
Her cevap bir kapıya benzer. Kapılar ve cevaplar bazı şeyleri açsa da bazı şeyleri muhakkak içerde saklı tutar… Kapı hem açan hem de örtendir aynı anda…
“Ağla bakalım iki nehir sahibi güzel kız. Nehirlerini akıt. Nereye gider nehirler hiç düşündün mü Berenis?”
“Nehirler özledikleri yere akarlar hanımım”
İçi dolunay görmüş denizlerin meddi gibi… İçi suyu çekilmiş derelerin cezri gibi…
Medd ve Cezir.
Gelim ve gidim
Yükselme ve alçalma…
“Uyanıkken hepimizin yaşadığı dünya müşterektir Meysere, ama uykuda ve düş halinde isek her birimiz için ayrı bir evren kurulur… “
“Bunlar yeğeniniz Varaka’nın sözlerine benziyor.”
Babasından kalma öğütle uykudan çekinirdi yakın zamanlara kadar, çalışkanlığı fazilet sayan her kadın gibi uykunun hayatı eksiltti bilgisi ile büyütülmüştü. Kadının kıymeti erken uyanmasına denkti, çöl prenslerinin kadim görgüsünde.
“Cesaret korkmamak değildir.” derdi babası sık sık. “Cesaret korktuğu halde bile yerine sabırla durmaya devam etmektir.”
“Sabır, sadece zorluklara tahammül etmek değildir. Sabır, gücümüz yettiği halde zalim olmamaktır”


메타데이터
- post_id
- aed7c3c32bdf
- slug
- çöl-deniz-hz-hatice-sibel-eraslan-aed7c3c32bdf
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%A7%C3%B6l-deniz-hz-hatice-sibel-eraslan-aed7c3c32bdf
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%A7%C3%B6l-deniz-hz-hatice-sibel-eraslan-aed7c3c32bdf
- author_url
- https://medium.com/@mehmetnail
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-28 09:42:13