EVLİLİK ZOR MU?
Cevabını bildiğinizi sandığınız o soruya başka bir bakış.
Evlilik Zor Mu?

"Evlilik zor mu?" Bu soruya bir "evet" ya da "hayır" ile yanıt vermeyeceğim. Eğer buraya ağrı kesici niyetine hızlı bir cevap almaya geldiyseniz, muhtemelen yanlış yerdesiniz. Benim niyetim cevabı paketleyip sunmak değil; aksine zihninizi biraz karıştırmak, belki sizi konfor alanınızda huzursuz etmek ve en nihayetinde kendi cevabınıza giden yolu aydınlatmak. Yazdıklarım, bu yolu kendi iradesiyle seçmiş olanları kapsıyor gibi görünse de; özünde, başlangıcı ne şekilde olursa olsun bir evliliğin her zaman iyileşebileceğine olan inancımı barındırıyor.
İletişimsizlik: Sessizliğin İnşası
Hem mesleki tecrübelerim hem de zihnimin o durdurulamaz gözlem açlığı bana şunu gösteriyor: Evliliklerin en büyük felaketi, sanılanın aksine büyük kavgalar değil, kökleri imzalardan çok önce atılan o derin sessizliktir. Henüz yolun başındayken, kimse o meşhur "kırmızı çizgilerinden" bahsetmiyor. Hayattan beklentiler, sevilenler, asla tahammül edilemeyenler... Bunlar masaya yatırılmıyor. Bunun yerine herkes, toplumun kendisine ezberlettiği o ideal kadınlık veya erkeklik rollerini sahnelemeye başlıyor. Zaman geçtikçe bu roller, anne ve baba kimlikleriyle perçinleniyor.
Bir sabah uyanıyoruz ki; kadınlar tükenmişliğin eşiğinde, erkekler ise çoktan boşvermişliğe sığınmış. Alışkanlıklar ve toplumsal prangalarla ayakta tutulan, ruhu çekilmiş yapılar kalıyor geriye.
Kaçtığımız Miras: Anne ve Babamıza Dönüşmek
Aslında hikaye çok daha derinde yatıyor. İnsanoğlunun en ilkel korkularından biri, günün birinde annesine veya babasına dönüşmektir. Oysa en büyük trajedimiz, bu kaçışın sonunda kendimizi tam da o korktuğumuz yerde bulmamızdır. Sustukça, kendi değerimizi ortaya koymaya cesaret edemedikçe, sadece bizden öncekilerin mirasını (o eski annelik ve babalık modellerini) devam ettiriyoruz. Hayata yeni bir renk, özgün bir varoluş katmadan sadece nefes alıyoruz. Geçmişin yükü o kadar ağır hissettiriyor ki, geleceğe dair iyileşme ümidimiz bu yükün altında eziliyor.
Oysa kimse kimseyi gerçekten tüketmedi. Herkes, sessiz kalmayı seçerek, konuşması gereken yerde geri çekilerek kendisine yaptı her ne olduysa.
Bir Doğum Sancısı Olarak Evlilik
Evlilik, içinde kendinizi keşfedeceğiniz, kendi derinliklerinize dalacağınız bir yerdir. Bu yüzden sancılıdır; tıpkı bir doğum gibi. Yeni bir "ben"in doğumu, eskisinin ölümüyle mümkündür çünkü. Eğer cesaretiniz varsa, kendi karanlığınızla yüzleştiğiniz o boşlukta elinizi tutan birinin olduğunu görmek, size sadece yürümek için güç vermez; bazen o karanlıktan aydınlığa doğru koşmak istersiniz.
Evlilik zor mudur? Belki de soru şu olmalı: Kendini bulmaya giden bu sancılı yolda, elini tuttuğun kişiyle beraber büyümeye hazır mısın?
메타데이터
- post_id
- b13fe05df25e
- slug
- evli̇li̇k-zor-mu-b13fe05df25e
- url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/evli%CC%87li%CC%87k-zor-mu-b13fe05df25e
- canonical_url
- https://medium.com/t%C3%BCrkiye/evli%CC%87li%CC%87k-zor-mu-b13fe05df25e
- author_url
- https://medium.com/@dsnakc
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-11 05:11:55