Yozgat’ın Balığı Avrupa’ya, Sivas’ın Balığı Japonya’ya…
Gümüş balıklarından ilk olarak rahmetli Haluk Dursun hocamız bahsetmişti. Yozgat’ta bir baraj gölünde üretildiklerini duyunca şaşırmış…

Yozgat’ın Balığı Avrupa’ya, Sivas’ın Balığı Japonya’ya…
Gümüş balıklarından ilk olarak rahmetli Haluk Dursun hocamız bahsetmişti. Yozgat’ta bir baraj gölünde üretildiklerini duyunca şaşırmış idik. Acaba gerçekten Yozgat’ta gümüş balığı üretimi var mıydı?
Haluk hocamızın en has öğrencilerinden olan nev-i şahsına münhasır dostumuz, namı diğer Rikâpdar*, bu işi kafasına koymuştu.
Bizi şaşırtmadı ve birkaç ay sonra onu Yozgat’ta gölden ağlarla gümüş balığı çekerken gördük. Haluk hocamız Gençlerle Hayat Bilgisi kitabında da bu konuya yer vermişti.
Bir müddet sonra da Yozgat’ta üretilen gümüş balıklarının Avrupa’ya ihraç edildiklerini öğrenecektik.
Aslında bu örnek, su ürünleri yetiştiriciliğinde Türkiye’nin yaptığı atılımlardan sadece birisi. Son yıllarda katma değerli üretimde öne çıkan sektörlerin başatlarından birisi su ürünleri yetiştiriciliği.
Sadece Yozgat’ta gümüş balığı yetiştiriciliği ile kalmıyor, Sivas’ta üretilen balıklar da Japonya’ya suşi olarak gidiyor.
Biraz daha detaylandırarak su ürünlerin yetiştiriciliği sektörünü daha yakından tanımaya çalışalım. Türkiye ekonomisi dersinde bu tür alt sektörleri de inceleyerek tarım ve gıda sektöründeki güncel gelişmeleri anlamaya çalışıyoruz.

2024 yılı itibarıyla Türkiye 97 ülkeye su ürünleri ihracatı yapıyor. 2024 yılı itibariyle ihracatta rekor kırıldı ve 2 milyar doların üzerinde ihracat yapıldı. Yozgat’tan Avrupa ülkelerine, Sivas’tan ve İzmir’den Japonya’ya balık ihraç ediliyor. Türkiye temelde 3 ana ürüne yoğunlaşıyor: alabalık, çipura ve levrek. Alabalığın biraz büyüğü Türk somonu olarak da geçiyor. Biraz teferruatı var ama özetle Türk somonu Norçev somonundan daha sağlıklı ve lezzetli.
Türkiye bugün Avrupa’da alabalık yetiştiriciliğinde birinci ve deniz balıkları yetiştiriciliğinde ise bazen birinci bazen ikinci sırada yer alıyor, ama her zaman lider konumda.
Avrupa Birliği üye ülkelerinin balık tezgâhlarındaki her 4 balıktan 1 tanesinin Türk balığı olması bunun en çarpıcı göstergesi.
Balık çiftlikleri genelde iç bölgelerde barajlarda, kıyı şeridinde ise kafeslerde yapılıyor. İç bölgeler yavru yetiştirmede, deniz kafesleri ise sonraki süreçlerde devreye giriyor.
Türkiye’nin toplam balık üretiminin büyük çoğunluğu üretim çiftliklerinde yapılıyor. 2018 yılı itibariyle çiftlik üretimi miktarı avcılığı geçmiş durumda. 2013 yılından beri avcılık ile tutulan balık miktarı neredeyse benzer oranlarda iken geçen sürede balık yetiştiriciliği ile elde edilen miktar 2.5 katına çıktı. 2024 yılı itibariyle balık yetiştiriciliği 600 bin tona yaklaştı. Bu rakam 2013 yılında 233 bin ton olarak kayıtlara geçmişti.
Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliğinde Muğla öne çıkıyor. Özellikle kafes sisteminin yoğun olduğu ilimizde toplam üretimin 4'te 1'i gerçekleşiyor. İç kesimlerde ise şampiyonumuz Elazığ. İlimiz tek başına tatlı su yetiştiriciliğinin %25'ini gerçekleştiriyor. Unutmayalım, levrek ve çipura denizde, Türk somonu ise hem tatlı su hem de denizde yetiştiriliyor.
Sadece somon, çipura ya da levrek değil, farklı balık türlerini de çiftçilerimiz yakından takip ediyor. Örneğin İzmir’deki birçok üretici orkinos balığı üretiyor. Orkinosların neredeyse tamamı Japonya’ya ihraç ediliyor.
Tüm bu ticaretten elde edilen gelir 2 milyar doları geçti. Peki bu rakamı nasıl değerlendirmeliyiz?
İlk olarak, 2013 yılında 500 milyon dolar civarında olan ihracatımız 10 yıl gibi kısa bir sürede 4 kat artmış ve 2 milyar doları geçmiştir. Bu sayede sahada onbinlerce yeni iş imkanı da yaratılmış oldu.
Türkiye’nin tarım, gıda ve hayvancılık alanındaki ihracat rakamlarına bakıldığında bir numarada hububat ve bakliyat geliyor.
Peki en çok ihraç ettiğimiz ikinci ürünümüz ne olabilir?
Evet, balık ve su ürünleri.
Geçmiş yıllara göre su ürünleri ihracatında yaş sebze, fındık, kuru meyve gibi alanları da geçti ve iki numaraya yerleşti. Bunda hem coğrafi avantajımız, hem de lojistik anlamda gelişen kabiliyetimiz önemli bir rol oynadı.
Son zamanlarda uzak doğuya daha fazla ilgi gösteren sektör oyuncuları Çin’deki fuarlara yoğun katılım gösteriyor. Oradan gelecek taleple kısa süre içerisinde sektördeki üretim 3 milyar dolar sınırını zorlayacaktır.
Sahadaki ekonomik gelişmelere bakıldığında, bu ve benzeri onlarca sektörde rekabetçi ürünler ile üretime devam eden, ihracatını artıran, ekonomiye katkı sağlayan müteşebbislerimizi görüyoruz. Bu üreticilerimizi daha yakından tanımak, sorunlarını anlamak ve ekonomimize yaptıkları katkıların farkında olmak bu açıdan önem arzediyor.
*Rikaptar veya Rikabdar, Osmanlı döneminde padişah ata binerken üzengisini tutan görevli.
메타데이터
- post_id
- b1f2d1bdc80b
- slug
- yozgatın-balığı-avrupa-ya-sivas-ın-balığı-japonya-ya-b1f2d1bdc80b
- url
- https://medium.com/@seyithanahmet/yozgat%C4%B1n-bal%C4%B1%C4%9F%C4%B1-avrupa-ya-sivas-%C4%B1n-bal%C4%B1%C4%9F%C4%B1-japonya-ya-b1f2d1bdc80b
- canonical_url
- https://medium.com/@seyithanahmet/yozgat%C4%B1n-bal%C4%B1%C4%9F%C4%B1-avrupa-ya-sivas-%C4%B1n-bal%C4%B1%C4%9F%C4%B1-japonya-ya-b1f2d1bdc80b
- author_url
- https://medium.com/@seyithanahmet
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-07-20 22:48:06