← Back to list

‘Üzülmeyin arkadaşlar, 79’dan sonra 1 var’

Bu yaz bir kahvaltı sofrasında, manevra yapmak için Müge Anlı’nın reklama girmesini bekleyen uzak yol gemi kaptanını duyduğumda bu yazıyı…

wosubice in Türkiye Yayını · 2026-03-15 17:20 · 192 claps · 3.2 min read
#televizyon #türk-dizileri #ekran #ev #türkçe
Open on Medium ↗
Wiki topics: 🎮 · Gaming

‘Üzülmeyin arkadaşlar, 79’dan sonra 1 var’

Bu yaz bir kahvaltı sofrasında, manevra yapmak için Müge Anlı’nın reklama girmesini bekleyen uzak yol gemi kaptanını duyduğumda bu yazıyı yazmaya karar verdim. Aslında hiç şaşırtıcı değil. Müge Anlı ya da Yaprak Dökümü; yanınızda taşıyabildiğiniz eviniz. İnternet üzerinden her zaman erişilebilir bu yayınlar, bize, evimizi yanımızda taşıma olanağı sağladı. Artık hangi sese doğduysanız... Ev kavramının değiştiği, sofrayı başka ülkelerde kurduğumuz bu zamanlarda geçmişimizden gelen bu yayınlar tanıdık geldi, bir aidiyet hissi yarattı.

Her şeyin zaten hızla değiştiği ve çok belirsiz olduğu dünyada, bazı şeylerin aynı kalması ve tanıdık-bildik olması bize iyi geldi. Türkiye’de, İngiltere’deki gibi sokaklar yüzlerce yıl aynı kalamadığı için bir şey de değişmesin istedik belki. Lokanta sokak, henüz yapım şirketlerinin radarına girmemişken, zaten dar olan sokaklarını Arap turist basmamışken, Büyükdere’nin yer yer yeşil, yosun tutmuş, ıslak, gri taşlı sokaklarını özledikçe Aşkı Memnu bölümlerini başa sardık. Dış hatlardan izne gelenler, kentsel dönüşümle yıkılan anneanne evleriyle, babaevleriyle karşılaştı. Çarşıya çıksa sevdiği pastaneyi, kitapçıyı yerinde veya bıraktığı gibi bulamadı. Oysaki Bihter hep orda ve aynı hataları yapacak. Pandemi dönemi, Yeni Zelanda’dan evine iki yıl aradan sonra gelebilen arkadaşım ‘Herkes birden yaşlanmış gibi’ demişti. Bihter? ‘Ne güzel şeysin sen, hep yaşın 19.’

Değişim sadece mekansal olmadı. Ekonomide yaşanan hızlı değişimler, dövize karşı değer kaybeden Türk lirası, özellikle azalan alım gücü, Yaprak Dökümü’nde Ali Rıza beyle Hayriye hanımın boğazda yediği yemeği, yayın hayatından 15 yıl sonra 2025 yılının yaz aylarında sosyal medyanın en çok konuşulan konularından biri yaptı. Keza Şevket’in bankacılıktan kazandığı ilk maaşını da. Boşuna demiyoruz ‘Allah insanı gördüğünden eksik bırakmasın’ diye. Geçtiğimiz yaz Aşkı Memnu’yu izlerken, dikkatimi, Çetin Özder’in flört kapasitesi ve çalışanların gururu çekmişti. Matmazel de Şayeste hanımlar da ilk tartışmada istifa ettiler. Daha önce Beşir’in askere alınmadığı için ağlaması. Alışveriş yapamadığım Kıbrıs yıllarında karakterlerin giyimi kuşamı. Hayatımızda azalan neyse dikkatimizi o çekiyor.

The future was better in the present. (Kasım 2022 / Frankfurt)

The future was better in the present. (Kasım 2022 / Frankfurt)

‘Neden hep aynı dizileri izliyoruz?’ yazılarının Yaprak Dökümü ve Aşkı Memnu üzerinden örneklendirilmesinin de nedenleri var elbette. Kanal D, iki diziyi de neredeyse her yıl sabah veya öğleden sonra kuşağında yayınladı. TRT, Şaşıfelek Çıkmazı’nı şimdi yayınlayabilir mi?

Peki neden bu iki dizi, her zaman diğer dizilerin tekrarlarından daha çok izlendi?

Tiyatro kökenli oyuncular, yönetmenler… Evet. Ama belki daha fazlası, birinin evde olup olmadığını terliklerinden kontrol ettiren, saçını boyarken etrafa gazete serdirten yani kültürü tanıyan, atmosferi yaratıp karakterini tutarlılıkla yazan kadın senaristlerde. Dolayısıyla ilk seferde izlediğimiz yayın, olay hikayesi olmaktan çıkıp sonraki izlemelerde iyi işlenmiş bir durum hikayesine dönüşebildi. Şimdilerde yazılan senaryolardaysa sosyal medyanın getirdiği erişilebilirlik, fan kulüplerinin, seyircinin senaristi etkilemesiyle yazılan karakterin tutarlılığını zedeliyor. Nihayetinde senarist de insan, etkileniyor. Belki yıllar sonra sosyal medyadan önce yazılmış senaryolara, yapay zekadan önce yazılmış tezlere farklı bir gözle bakarız.

Bu başarıda, kadın senaristlerin rolü olduğu kadar kostüm tasarımının gücü de var. Aşkı Memnu karakterleri, geçtiğimiz 15 yıl içerisinde bir sezon demode kalmadılar, hala şıklar. Üç yıl önce tekrar eve döndüğümde, ekranda açık Yaprak Dökümü’nde, Necla’yla Leyla’yı görünce 2010 dedim. Çünkü aynılarını biz giydik, beyaz farlarımızı sürdük ve sonraki yıllarda bir daha hiç bolero giymedik.

Hocam sizi rahatsız etmezse televizyonun bir fotoğrafını çekebilir miyim? (Eylül 2025 / Tenis kortları Ankara)

Hocam sizi rahatsız etmezse televizyonun bir fotoğrafını çekebilir miyim? (Eylül 2025 / Tenis kortları Ankara)

Dizilerin sonunu bildiğimiz halde, onları tekrar tekrar izleyebilmemizde yatan bir başka neden de dayandıkları edebi eserlerin zamansızlığı. Reşat Nuri Güntekin ve Halit Ziya Uşaklıgil’in 1900'lerin başında kaleme aldıkları bu metinler, temel insani duyguları ve çevresinde yeşeren ilişki tiplerini işlediği için hala karşılık buluyor. Dil değişir, devingendir. Ama sevmek, kıskanmak, rekabet etmek, rol modeli taklit etmek insanın en arkaik özelliklerindendir. Yani modern kültürden önce oluşmuş, biyoloji ve evrimle şekillenmiş özelliklerdir. Bülent’in bir sabah uyanıp banyoda saçlarını Behlül gibi kesmesini hatırlarsınız…

Yalnızlaşan hayatlarımızda televizyonun yeri de bir faktör. İstanbul’da -ki TÜİK verilerine göre yaklaşık 1 milyon kişinin tek başına yaşadığı bir şehir, şehrimiz - on yılı aşkın süredir yalnız yaşayan arkadaşım, televizyonu bozulduğunda ‘aileden biri, arkadaşım gibiydi’ demişti. Bu bireyselleşen hayatlar, sonra tekrar insanın sosyal bir varlık olması gereği etkileşim istiyor ve bölümlerin altlarında yorumlar birikiyor. 79. bölümde Aşkı Memnu bitiyor diye kendisiyle beraber izleyenleri teselli etmek için düşülen, benim de başlığa taşıdığım yorum gibi. Bölümler, canlı yayınlarda eş zamanlı izleniyor. Ekran karşısında yalnızken birikenler, evden sokağa taşıp bir araya gelinen fiziksel etkinliklerde quiz night oluyor. Bu ilgi aslında bugün mümkün olan farklı üretim şekillerine de alan açıyor. Mesela Yaprak Dökümü’ndeki Ayşe’nin yetişkinlik hikâyesi iyi işlense harika bir spin-off olmaz mı?

2000'li yılların başlarında Pazartesi akşamları önce ATV’de Asmalı Konak olurdu, sonra TRT1'de Yeditepe İstanbul. Diziler bu kadar uzun ve hafızalarımız henüz 7 gün önce izlediklerimizi hatırlamak için bir saatlik özetlere ihtiyaç duymuyorken (Hala duymuyor?). Şimdi ana akımda izlemeye değer, değil günde iki dizi, haftada iki dizi bulamıyoruz. Dert mi? Değil. Asıl dert, ekrana taşınanla sokakta yaşanan arasındaki makasın açılması.


메타데이터
post_id
b2acedb67656
slug
üzülmeyin-arkadaşlar-79dan-sonra-1-var-b2acedb67656
url
https://mediumturkiye.com/%C3%BCz%C3%BClmeyin-arkada%C5%9Flar-79dan-sonra-1-var-b2acedb67656
canonical_url
https://mediumturkiye.com/%C3%BCz%C3%BClmeyin-arkada%C5%9Flar-79dan-sonra-1-var-b2acedb67656
author_url
https://medium.com/@wosubice
status
ok
fetched_at
2026-06-27 07:40:21