Bazı Hayvanseverler Ayrıcalıklı İnsan Olduğuna İnanıyor
Genelleme yapmak doğru olmaz, ancak gerek günlük yaşamda gerekse sosyal medyada rastladığım birçok durum “münferit” deyip geçilebilecek…
Bazı Hayvanseverler Ayrıcalıklı İnsan Olduğuna İnanıyor

Olay, Antalya’nın halka açık Konyaaltı Plajı’nda yaşandı.
Genelleme yapmak doğru olmaz, ancak gerek günlük yaşamda gerekse sosyal medyada rastladığım birçok durum “münferit” deyip geçilebilecek oranın üstünde olduğu için bu konuda birkaç söz söyleme ihtiyacı duydum.
Nedir bu konu?
Hayvanseverler arasında ilginç bir grup insan var.
Bunların çok büyük bölümü de okumuş, kültürlü, aklı başında (olarak kabul ettiğimiz), doktor, mimar, mühendis, akademisyen, iş adamı/kadını gibi insanlar.
Bu özellikleri, konuşmalarından, sohbetlerinden, dinledikleri müzikten, gittikleri konser izledikleri film ve sergilerden, oturup kalkma ve yiyip içme gibi davranışlarından rahatlıkla anlaşılıyor.
İlginçtir ki, bu (grup) insanlar, toplumun genel ortalamasının çok üzerindeki bu olumlu özelliklerine karşın, müthiş bencil, hoşgörüsüz ve eleştiriye kapalılar.
Bu dünyaya ayrıcalıklı, dokunulmaz ve kendileri her konuda kesinlikle haklı (kendileri dışında herkes kesinlikle haksız) insanlar olarak indirilmiş gibiler!
Sözü fazla uzatmadan, birkaç gün önce tanık olduğum bir olayı anlatayım:
Olay, Antalya’nın halka açık Konyaaltı Plajı’nda yaşandı.
Plaj her zaman olduğu gibi kalabalıktı. Her kesimden insan plajdaydı. Kadın erkek, genç yaşlı, çoluk çocuk, zengin yoksul, köylü kentli…
Dediğim gibi, her kesimden insan.
Plajda hayat normal seyrinde akarken, 50’li yaşlarda bir çift geldi. Kadının da erkeğin de duruşlarından, konuşmalarından, hareketlerinden, saç şekillerinden, taktıkları gözlüklerden varlıklı, okumuş insanlar olduğu belli oluyordu. Yanlarında da tasmasından bağlı bir köpek vardı. O minicik köpeklerden daha büyük, bol tüylü ve yerinde duramayan, son derece hareketli şirin mi şirin bir köpek…
Çift, plaj sandalyelerini ve plaj şemsiyelerini kurup, yerleşti… Kadın, denize girmeye hazırlanırken köpeğin gezdirme ipini tasmasından çıkardı, “Hadi bakalım sen de biraz oyna,” deyip serbest bıraktı. Köpek uzun süre bağlı kalmaktan hayli sıkılmış olmalı ki, serbest kalır kalmaz sağa sola koşuşturmaya başladı. Köpeğin hareketlenmesiyle de olanlar oldu. Birkaç çocuk köpekten korktu ve ağlayarak anne babalarının yanlarına koştu; anında ortalık karıştı! Çocuklardan birinin babası kızgın bir şekilde köpeğin sahiplerinin yanına geldi ve “Beyefendi,” dedi, “Lütfen köpeğinizi bağlar mısınız? Çocuklar korkuyor.” Köpeğin sahibi kadın gülümseyerek adama döndü ve “Bir şey yapmaz,” dedi. Çocuğun babası bu söze sinirlendi ve “Korkuyor dedim hanımefendi,” diye bağırdı. Bu kez adam söze girdi, “Bir şey yapmaz dedik ya!” deyip bağırdı çocuğun babasına. Çocuğun babası iyice sinirlendi ve “Çocuklar korkuyor diyorum beyefendi!” deyip bağırmaya başladı. Köpeğin sahibi adam da bu kez sesini iyice yükseltip çocuğun babasının üstüne yürüdü ve “Rahatsız oluyorsan git başka yerde gir denize!” dedi, sonra gidip sandalyesine oturdu. Çocuğun babası iyice sinirlenmişti, “Plaja evcil hayvan getirmek yasak, girerken tabelayı okumadınız mı?!..” diye bağırdı bu kez. Köpeğin sahibi adam hiç oralı olmadı, kafasını bile çevirmeden “Git istediğin yere şikâyet et!” diye bağırdı. Bu kez çocuğun annesi geldi ve kocasına, “Gel,” dedi, “Biraz ileriye gidelim. Durduk yerde tatsızlık çıkmasın şimdi.”
Bu olay (eskilerin deyimiyle) aynıyla vakidir. Gerçekten yaşandı yani.
Plaja girerken çocuğun babasının sözünü ettiği tabelayı görmemiştim. Çıkarken baktım böyle bir tabela var mı diye, gerçekten de belediyenin plajda uyulması gereken kuralları maddeler hâlinde yazdığı bir tabela vardı ve maddelerden birisi de plaja evcil hayvan getirmenin yasak olduğuydu.

Antalya Konyaaltı Plajı
Tanık olduğum bu olay, birkaç yıl önce gördüğüm başka bir tartışmayı hatırlattı bana.
İstanbul, Kadıköy’de ileri yaşlarda (yine giyimi, saçı başı, duruşu, yürüyüşü düzgün) bir kadın yanında taşıdığı çantasından çıkardığı kedi mamasını bir apartmanın giriş katındaki evin penceresinin kenarına döküyordu. O sırada evin sahibi kadın pencereyi açtı, mamaları oraya dökmemesini, pencerenin önünün kirlendiğini falan söyledi. Kedi maması döken kadın bu uyarıya aşırı tepki gösterip, ev sahibi kadını hayvan düşmanı olmakla suçlayarak bağırıp çağırmaya başladı… Ev sahibi kadın hiçbir şey söylemeyip pencereyi kapayıp içeri girdi. Kedi maması döken kadın hâlâ bağırmaya devam ediyordu.
Yakinen tanık olduğum bu iki olay ve sosyal medyada sık sık rastladığım benzerleri çok ilginç geliyor bana.
Bu (gruptaki) hayvanseverler neden böylesine kural tanımaz ve başka insanlara karşı bu kadar saygısız oluyor?
Hayvanlara olan kişisel ilgi ve sevgilerinin onları ayrıcalıklı, dokunulmaz, eleştirilmez insanlar yaptığına mı inanıyorlar?
Bu insanlar cahil, eğitimsiz, lümpen insanlar olsa bir derece normal karşılayıp “E bu cahil cühela takımından ne bekliyorsun ki?” diyeceğim ama büyük çoğunluğu öyle de değil. Dediğim gibi… Ciddi, aklı başında olarak tabir ettiğimiz, okumuş, kültürlü, meslek sahibi, toplum içinde saygın bir yer edinmiş insanlar…
Başka konularda son derece saygılı, anlayışlı, kurallara harfiyen uyan ve uymayanları eleştiren, gerektiğinde en sert şekilde uyaran bu insanların bu şekilde davranmalarına sebep olan ruh durumu nedir acaba?
Nasıl oluyor da oluyor?
Bu ruh durumunu cidden çok merak ediyorum.
Not: Bu yazıyı okuyanlar arasında psikolog olan varsa, düşüncelerini yazabilir mi?
.
메타데이터
- post_id
- b2e82015f365
- slug
- bazı-hayvanseverler-ayrıcalıklı-i̇nsan-olduğuna-i̇nanıyor-b2e82015f365
- url
- https://medium.com/@mustafaoncul/baz%C4%B1-hayvanseverler-ayr%C4%B1cal%C4%B1kl%C4%B1-i%CC%87nsan-oldu%C4%9Funa-i%CC%87nan%C4%B1yor-b2e82015f365
- canonical_url
- https://medium.com/@mustafaoncul/baz%C4%B1-hayvanseverler-ayr%C4%B1cal%C4%B1kl%C4%B1-i%CC%87nsan-oldu%C4%9Funa-i%CC%87nan%C4%B1yor-b2e82015f365
- author_url
- https://medium.com/@mustafaoncul
- status
- ok
- fetched_at
- 2026-06-20 20:29:01